20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkı için bir kurtuluş günüdür. Bu tarih, Kıbrıs Türklerini Cumhuriyet’in eşit kurucu ortakları olmaktan çıkarıp savunmasız bir azınlığa indirgeme ve adayı Yunanistan’a bağlama hedefinin yarattığı on bir yıllık şiddet, dışlanma ve varoluş tehdidinin sona ermesini simgeler. Türkiye’nin müdahalesi Kıbrıs Türkleri için hayatta kalmak, güvenliğe kavuşmak, özgürlüğünü korumak, kimliğini ve siyasi varlığını geleceğe taşımak anlamına gelmiştir. Ancak aynı günün birçok Kıbrıslı Rumun hayallerini, evlerini ve hayatlarını da altüst ettiğini; derin yaralara, göçe ve kalıcı acılara yol açtığını anlayış ve insanî duyarlılıkla kabul ediyoruz. Acı geçmişi değiştiremeyiz, fakat ondan ders çıkarabiliriz. Tarihin içine gömülmek, karşılıklı suçlamaları sürdürmek ve acıları yarıştırmak iki topluma da hiçbir yarar sağlamaz. Geçmişin dersleri ışığında artık suçlama oyununu geride bırakmalı; eşitlik, karşılıklı saygı, iş birliği ve uzlaşma temelinde adil, barışçı ve onurlu bir ortak gelecek kurmak için samimiyetle harekete geçmeliyiz. 20 Temmuz yalnızca acılı tarihimizin bir dönüm noktası olarak değil, gelecek kuşaklara korku, öfke ve yeni çatışmalar yerine barış, güven ve umut bırakma çağrısı olarak da hatırlanmalıdır. *** July 20 is a day of salvation for Turkish Cypriots, marking the end of eleven long years of violence, exclusion and existential threat created by the attempt to reduce the Turkish Cypriot people from equal partners in the Republic of Cyprus to a vulnerable minority, while pursuing the dream of union with Greece. For Turkish Cypriots, the Turkish intervention meant survival, security, freedom and the preservation of their identity and political existence. Yet we also understand that the same day shattered the dreams, homes and lives of many Greek Cypriots, leaving behind deep wounds, displacement and lasting sorrow. We cannot change the bitter past, but we can learn from it. Becoming buried in history, repeating accusations and competing over suffering will do no good to either community. Guided by the lessons of the past, it is time to move beyond the blame game and engage sincerely in building a fair, peaceful and dignified common future based on equality, mutual respect, cooperation and compromise. Let July 20 be remembered not only as a turning point in our painful history, but also as a call to ensure that future generations inherit peace and hope rather than fear, resentment and renewed conflict. |

No comments:
Post a Comment