Milli Eğitim Bakanı, eğitim sisteminin geliştirilmesi için adım atmak yerine, var olanları kaldırmak, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerini aşındırma adımları atıyor, toplumu geren tartışmaların fitilini ateşliyor. Eğitim adına her şey yaptı, şimdi Kurtuluş Savaşımızın düşmanlara değil, adeta Osmanlı’ya karşı yapıldığını söylemeye başladı.

Bakan Tekin, AKP’li milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda önümüzdeki dönemde eğitim ve öğretim kurumlarının müfredat programlarında yapacakları değişiklikler hakkında bilgi verdi. “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin ders kitaplarından çıkarılacağını, yerine “Millî Mücadele” kavramının konacağını söyledi. “Yük yaratan içeriklerin programlardan çıkarılması, bu doğrultuda içerik azaltılması” kapsamında açıkladığı gerekçe şöyle: “Neden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.”

İLBER HOCA DA DEFALARCA AÇIKLAMIŞTI

Kurtuluş Savaşı ifadesinin, yurdumuzu işgal eden devletlere karşı yapılan savaşların tümünü içerdiğinin, ulusumuzun işgalci güçlere karşı yaptığı savaşların hepsine verilen isim olduğunu Prof. Dr. Yusuf Tekin’in bilmemesi mümkün mü? Birinci ve İkinci İnönü, 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi, Dumlupınar, Başkomutanlık Meydan Muharebesi, devamında 9 Eylül’e kadar düşman kuvvetlerinin ordularımız tarafından takibi, İstanbul’un işgal kuvvetlerinden kurtarılması, Trakya’nın düşman güçlerinden temizlenmesi, Sevr Antlaşmasının reddedilmesi ve Lozan Antlaşmasının imzalanması Kurtuluş Savaşımızın aşamasıdır.

“Milli Mücadele”, “İstiklal Harbi” kavramları konunun içeriğine göre “Kurtuluş Savaşı” anlamında kullanılıyor. Ne Milli Mücadele ne de İstiklal Harbi, Kurtuluş Savaşı anlamından başka bir yerde kullanılır. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde de bu şekilde açıklanmış.

Kaynak olarak ekle

19 Mayıs 1919 ile 24 Mayıs1923 tarihleri arasında yapılan savaşların tümüne “Kurtuluş Savaşı” deniliyor. Tarihçi merhum Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kurtuluş Savaşının Osmanlı Hanedanlığından kurtulmayla hiçbir ilgisinin olmadığını defalarca açıklamıştı. Daha önemlisi Atatürk, Cumhuriyetimizin 10. yıl kutlaması konuşmasının yazılı orijinal metninde “İstiklal Savaşına başladığımız” ibaresindeki “İstiklal” sözcüğünün üstünü çizip, “Kurtuluş” sözcüğünü yazdığı da belgelerle ortada. .

“TARİH BİLGİSİ SIFIR”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın karar ve danışma organı olan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda 17 yıl üyelik, 10 yıl başkan yardımcılığı görevinde bulunan Dr. Veli Kılıç, bakanın son açıklaması için şunları söyledi: “Türk Tarihini, özellikle Cumhuriyet Tarihini bilmeyen, tarih bilgisi sıfır olan maalesef Milli Eğitim Bakanımız var. Hülle ile rektör olduğu sıkça gündeme getirilen birisinin Kurtuluş Savaşının önemini bilmemesi normal karşılanabilir.”

Yusuf Tekin’in rektör olabilmesi için gerekli koşulları taşımamasına rağmen kanunda değişiklik yapıldı, Tekin rektörlüğe atandı. Kısa süre sonra kanunun rektör olma koşulu yine eski haline getirildi. Yani, Yusuf Tekin için kanun değiştirildi.

Tekin’in, bakanlıkta son görevi müsteşarlıktı. Rektörlükten sonra Milli Eğitim’e bakan olarak atandı. Çoğu irticai faaliyetlerde bulunduğu öne sürülen yüzlerce vakıf ve dernekleri okullara soktu.

ASIL NİYETİ

Her açıklaması sorunlu ve tartışmalı oluyor. Atatürk’ü ders programlarından çıkaran, Cumhuriyet ve değerlerini önemli ölçüde aşındıranın da Tekin olduğu, öğretmen sendikaları tarafından sıkça dillendiriliyor. Bakanın yeni hedefi 8 ve 12. sınıflarda okutulan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerini kaldırmak olduğu Bakanlıkta sıkça dile getiriliyor.

Talim ve Terbiye Kurulu’nda 19 yıl görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan, tarih kitapları üzerinde çalışmalarıyla bilinen Ömer Özcan bakanın açıklamasıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Böyle bir konu geçmişte kurulumuzda hiçbir zaman gündeme gelmezdi. Bunlar yersiz, gereksiz konular. Toplum böyle açıklamalarla meşgul ediliyor. Bu açıklamalar ülkemize bir şey kazandırmaz. Bir zamanlar ders kitaplarında Osmanlılar için “Osmanlı İmparatorluğu” yer alıyordu. Sonra bu “Osmanlı Devleti” yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kemikleşmiş, yerleşmiş kavramlarla oynamamalı.”

KIZ-ERKEK OKULLARI AYRILSIN!

Bakan, bir açıklamasında “Kızlarını okula göndermeyen ailelerden talep geliyor, karma öğretim (Kız ve erkek öğrencilerin aynı sınıfta ya da aynı binada olmaması) istemiyorlar” dedi. Yani kızlı-erkekli öğretim olmamasının alt yapısını oluşturuyor. Avukat Alp Kaan, şunları anlatıyor:

“Oysa bilimsel normları ön plana alan çağdaş bir Milli Eğitim Bakanı’nın o anne babalara, kızlarının Milli Eğitim Bakanlığı’na emanet olduğunu ve çağdaş karma eğitimin faydalarını anlatarak ikna etmesi gerekirdi. Keza imam hatip liseleri alternatifi de zaten mevcut.

Daha bu konunun üstü kapanmamışken haftalık polemik icat etmeden duramadıkları için şimdi de ‘Kurtuluş Savaşı’nın adının değiştirileceği, artık müfredatta ‘Milli Mücadele’nin kullanılacağını söylüyor. Milli Eğitim, siyaset üstü olması gerekirken, tam siyasetin göbeğinde. Asli amacı; okuyan, okuduğunu anlayan, araştıran, muhakeme eden, sorgulayan, tartışan, özgüvenli ve üreten gençler yetiştirmek olması gerekirken, Yusuf Tekin bunlara hiç girmiyor.”

Savaş, varlık yokluk ve Kurtuluş Savaşıdır... O yüzden İstiklal Madalyası vardır, o yüzden İstiklal Marşımız vardır.