Thursday, June 4, 2026

SÖZCÜ - Saygı Öztürk - 04 Haziran 2026 - “Yargıtay’ın kararı onaması facia, bozması çözüm değil”

 Yayınlanma: 04 Haziran 2026

Saygı Öztürk

“Yargıtay’ın kararı onaması facia, bozması çözüm değil”

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

CHP’de yaşanan kritik gelişmeleri, halen görevde olan ya da devletin işleyişini, siyasi partiler, seçim yasası ve tüzükler konusunda donanımlı olduğu bilinen isimlerle konuşuyoruz. Açıkçası hukukçular arasında da görüş birliği olmuyor. Şimdi umutlar, Yargıtay’ın “mutlak butlan”la ilgili kararını geciktirmeden vermesine bağlandı. Onasa da, onamasa da sorun çözülmeyecek, bunun ardından yeni davalar gelecek.

Osman Paksüt, hukukçu, Anayasa Mahkemesi’nde uzun yıllar üyelik ve Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Emekli büyükelçi. Paksüt’e, CHP’nin içine düşürüldüğü “mutlak butlan”ı ve ve bundan sonraki sürecin nasıl gelişeceğini sorduğumda, daha önce bir hukukçudan duyduğu şu sözü aktardı: “Yargı 40 telli bir sazdır. Hangi sesi vermek istiyorsan, o telden çalarsın.” Bakalım, Osman Paksüt’ün bize hangi telden çalacağını dinleyelim:

KARAR, KURULTAYA ENGEL Mİ?

“Butlan kararıyla yönetime gelenlerin ‘Kurultay toplamayı biz de çok arzu ederdik ama bu şartlarda olmaz. Çünkü mahkeme kararı ortada, bu mahkeme kararı kurultay toplanmasına izin vermiyor’ diyor. Mahkeme kararını okudum. İçinde parti faaliyetleri kapsamında kurultay toplanmasına engel olacak hiçbir husus görmedim.

Seçim yenilgilerine alışık olan Kemal Kılıçdaroğlu, 3-4 Kasım 2023’te yapılan kurultaydaki yenilgiyi asla içine sindiremedi. Kimi açık, kimi gizli çalışmalarla CHP yönetimine geri gelmek üzere bir çalışma işine girdiler, maalesef sonuçta aldılar. Şimdi yapılması gereken, zaten gecikmiş olan kurultayı yeniden yapmak. Verilmiş olan butlan kararı her ne kadar hukuka tamamen aykırı, neredeyse kendisi yok hükmünde bile olsa, orada o kararın yok saydığı kurultaydan itibaren, yepyeni bir kurultayın en kısa zamanda toplanması lazım. Bunun başka ikinci bir alternatifi, başka tercihe, takdire bırakılmış bir yönü yok. Kararın içinde de buna engel olacak bir husus da yok.

Kaynak olarak ekle

‘KURULTAY YAPILAMAZ’ UYDURMASI

Mahkeme ‘Tedbir’ kararı verdiğine göre ‘Kurultay yapılamaz’ şeklindeki genel merkez görüşü uydurma bir bahane. Hukuki bir engel yok. Tam aksine demokrasi, anayasa ilkesi, işin mahiyeti gereği ortada butlanla yok sayılan kurultayın devamının en kısa sürede getirilmesidir. Kurultayın seçilmiş delegelerle ya da o günkü delegelerle tekrarlatması lazım. Bunu ‘Butlan darbesi’yle devrilmiş olan Genel Başkan Özgür Özel de kabul ediyor. Partiyi ancak kurultay kurtarır. Fakat genel merkez ‘Yapmayı çok isterdik ama yapamayız’ diyor. Yani çocukları bile kandıramayacak bir bahaneyi üretiyor.”

Kılıçdaroğlu ve çevresi, kurultaya gidilebilmesi için önce Yargıtay’da bulunan davasının sonuçlanması gerektiğini aktarıyor. Dava kesinleşmeden kurultay toplanamayacağı öne sürülüyor. Bu konuda Osman Paksüt şunları söylüyor:

YSK’NIN TABUTUNA SON ÇİVİ

“Bu yanlış bir yaklaşım. Sadece Kılıçdaroğlu değil, diğer taraf da Yargıtay buna karar versin, kesinleşsin diyor ama bu da çözüm getirmez. Çünkü Yargıtay, siyasi partiler hukukuna, anayasal ilkelere, yargının tabi olduğu siyasi partiler yargısının tabi olduğu Yüksek Seçim Kurulu’nun devre dışı bırakılarak adli yargıdan karar alınması gibi olmayacak şeylere dayanılmış olmasına bakar.

Tabii ki Yargıtay’ın onaması bir facia. Bozması da çözüm değil. Bozduğu zaman bu sefer yargı süreci yine kesinleşmemiş olacak, yine devam edecek, tekrar itiraz edilecek. Belki Yargıtay’ın ilgili hukuk genel kuruluna gidecek.

Yargıtay kararıyla hemen kurultay yapılabilir noktaya gelmesi de çok tartışmalı. Yargıtay da bu yanlış kararı onaylamakla Türk Seçim Hukuku’nun, Parti İçi Demokrasi’nin ve Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisinin tabutuna son çiviyi de çakmış olur. Yargıtay’ın her şeye rağmen butlan kararını aynen onayacağını zannetmiyorum. Onamaması da çözüm getirmeyecek, süreç bitmeyecek. Süreç bitmeyince bu sefer işte genel seçimler günü gelecek.

SEÇİME GİREMEZ HALE GELİR

Partinin milletvekili adaylarını kim belirleyecek, listeleri kim yapacak? Öyle bir noktaya gelebilir ki milletvekili aday listesi bile sunulamayacak ve böylece seçime girilemeyecek hale gelinebilir. Yani, hukuk bu noktaya gelmiş, bu kadar keyfi şekilde yorumları olmuşken artık her türlü yöne çekilebilir, engel çıkarılabilir. Engellerin çözümü de zaman alacağı için gerçekten de seçime girememe gibi bir tabloyla karşılaşabilir.

Siyasi partiler, 1950’den itibaren içtihatlarla, yargı kararlarıyla, yasal, anayasal, değişik anayasalarda konan, hep de yargı güvencesini daha ileri götüren hükümlerle ve Yüksek Seçim Kurulu’nun 70 yıllık içtihatlarıyla oluşan, seçim yargısının sistemi çökertti. Seçim yargısında çok büyük bir delik açıldı. Bunun telafisi de aynı yöntemlerle olması, yargı kararıyla kaldırmasıdır.”

YARGITAY, ÖNE ALABİLİR Mİ?

Yargıtay, Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararı öne çekip görüşebilir mi? Konuştuğum bir Yargıtay yetkilisi “Mümkün” dedi. Bunun için Mahkeme Başkanının yetkisinin olduğunu da öğrendim. Ancak bu yetki kullanılır mı bilemem.

“Öne alınacak” demekle hemen bir hafta-10 gün içinde sonuçlanır anlamı çıkmasın. Bunun için yine aylar geçmesi gerekir. Osman Paksüt bir daha “Yargıtay, mahkeme kararını onarsa zaten o bir felaket. Ama bozarsa geri gönderirse bu sefer de kararına direnilmesi, kararın kesinleşmesi sürecini yine belirsiz bir müddet ötelemiş olur. Bunun için de yine aylar geçer.

Tedbir kalkmadan kurultay yapılamayacağı iddiası doğru mu, kurultaya çağrılması için yeterli imza toplandığına göre, CHP kurultayı toplayabilir mi?
Osman Paksüt’ün, açıklamaları cumartesi günü bu köşede olacak.

NBC NEWS - June 4, 2026, 12:17 AM GMT+3 / Updated June 4, 2026, 2:31 AM GMT+3 - By Scott Wong and Kyle Stewart - House votes to rebuke Trump over war with Iran The House passed a largely symbolic war powers resolution over Republican leaders’ objections that it would “weaken the president’s hand” in negotiations with Iran.

 NBC  NEWS

House votes to rebuke Trump over war with Iran

The House passed a largely symbolic war powers resolution over Republican leaders’ objections that it would “weaken the president’s hand” in negotiations with Iran.


New video shows apparent Ukrainian attacks on Russian targets in St. Petersburg

01:52

Get more news

on


Share

Add NBC News to Google

June 4, 2026, 12:17 AM GMT+3 / Updated June 4, 2026, 2:31 AM GMT+3

By Scott Wong and Kyle Stewart


WASHINGTON — The House offered a rare rebuke to President Donald Trump on Wednesday, passing a Democratic-led measure to end his war with Iran over objections from Republican leadership.


It was one of two Democratic-led measures opposed by the White House that advanced in the GOP-led House. Lawmakers later passed a motion that would unlock a vote on sending aid to Ukraine.


The Iran war powers resolution, offered by Rep. Gregory Meeks of New York, the top Democrat on the Foreign Affairs Committee, had been heading for a vote before the House left for its Memorial Day recess May 21. But it was abruptly pulled from the floor when it appeared too many Republicans were absent to defeat it.


On Wednesday, it passed 215-208, with four Republicans joining all Democrats in voting yes: Brian Fitzpatrick of Pennsylvania, Thomas Massie of Kentucky, Tom Barrett of Michigan and Warren Davidson of Ohio.


The resolution directs Trump to remove U.S. armed forces from hostilities with Iran, unless Congress votes to declare war or authorizes using military force against it. It would not force him to end the conflict, however; it is a symbolic expression of disapproval of the war with Iran.


New attacks by Iran and U.S. strain an already shaky ceasefire

02:06


Republicans had rejected three other attempts to pass a war powers resolution this year. The most recent vote ended in a 212-212 tie, and Democrats celebrated, saying that more Americans are turning against the war and that it was only a matter of time before they would be successful.


Wednesday’s vote gives momentum for the resolution in the Senate, which had already advanced its own war powers resolution on the floor last month but had not yet held a final vote. The Senate version has teeth, however, and it would require Trump to end the war without congressional approval. But it would need to pass the House, and then Trump could veto it.


A White House official responded to the House vote by noting that a handful of GOP lawmakers were absent for it and that previous efforts on similar resolutions were unsuccessful.


The House resolution was opposed by Speaker Mike Johnson, R-La., and most Republicans, who complained that it undermines Trump and his top negotiators when they are trying to secure a nuclear deal with Iran. Foreign Affairs Committee Chairman Brian Mast, R-Fla., called Wednesday’s action “just a total BS vote.”

-------------------------

Recommended

Trump administration

Live updates: Trump to nominate acting AG Todd Blanche to lead DOJ

Iran war

Hezbollah rejects latest ceasefire agreement and demands Israel withdraw from Lebanon

----------------------------


I think there’s no Democrat, no Republican, that can tell you what forces they would want pulled from Iran. There’s really nothing they actually want pulled from there. They just want a stupid political vote, which is what this is,” Mast said Wednesday. That “weakens the president’s hands as he’s negotiating with Iran.”


In the same vote series Wednesday, the House voted 218-204 in favor of a motion to “discharge,” or bring forward, legislation that would provide aid to Ukraine. That vote took place after the so-called discharge petition reached 218 signatures — a simple majority of the chamber — on May 13, allowing supporters to bypass Johnson and GOP leadership and bring the measure directly to the floor.


Rep. Kevin Kiley of California, a Republican-turned-independent, joined all Democrats and two Republicans, Fitzpatrick and Don Bacon of Nebraska, in signing the Ukraine petition.


Kiley and six Republicans voted Wednesday to discharge the bill. That sets up a final vote Thursday.


“This vote is not a process vote,” said Meeks, who also led the discharge effort. “It’s a statement on whether this Congress and all of its members stand with and support Ukraine and the people of Ukraine and its fight for freedom, its fight for democracy and its fight for liberty.”



Share

Add NBC News to Google


Scott Wong

Scott Wong is a senior congressional reporter for NBC News.


Kyle Stewart

Kyle Stewart is a producer and off-air reporter covering Congress for NBC News, managing coverage of the House.


Monica Alba contributed.


Listen to this article with a free account


00:00

03:59







Yetkin Report - Yazar: Mehmet Öğütçü - 04 Haziran 2026 - Askerî Enerji Tüketiminde Bulunacak Çözümler Savaşların Kaderini Belirleyecek

 

Yazar: Murat Yetkin / 04 Haziran 2026, Perşembe - Erdoğan, CHP’deki butlan krizine sert girdi. Daha nasıl taraf olunur?

 

Erdoğan, CHP’deki butlan krizine sert girdi. Daha nasıl taraf olunur?

/ / Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’deki mutlak butlan bölünmesinde 

taraf olmadığını söyleyerek müdahil oluyor. Örtülü olarak Özel’e 

karşı Kılıçdaroğlu’ndan yana yaklaşıyor ve aslında davanın 

başlangıç noktasında kendisinin payı var.



Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan istinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’de başlattığı kriz ve bölünme konusunda on gün ağzını açmadı. İlk gün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in adeta eylemin sorumluluğunu üstlenir gibi karara sahip çıkmasından sonra AK Parti saflarından sadece Sözcü Ömer Çelik’in sanki konuyla hiç ilgileri yokmuş gibi açıklaması gelmişti.
Erdoğan ilk olarak 1 Haziran Pazartesi günü konuştu: “Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz,” dedi. Ancak 2 Haziran’da Özgür Özel’in “Tam ortasındasın, TOMA’nın şoförüsün” demesi üzerine, muhtemelen butlan krizinde o kadar da tarafsız görünmenin iyi olmayacağını düşündü. 3 Haziran günü, CHP’de “seçilmişler” ve “atanmışlar” arasında gerilim artarken, yine “taraf değiliz” söylemini sürdürerek CHP’ye sert girdi.

“Taraf tutmuyoruz” diye diye…

Ancak ana muhalefetin tamamına yönelik görünen “koltuk kavgası” eleştirisinin hedefinde “seçilmiş” CHP’nin bulunduğu görülüyordu.
Gece saatlerinde X hesabından da yayınladığı konuşmasının şu bölümü bunu gösteriyordu:
• “Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var. Dün kahraman dediklerine bugün hain damgası vurmak var. Aynı muameleyi “gel” deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlardı. Kendisi “hain ve işbirlikçi” olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı.”
Erdoğan’ın ilk bahsettiği kişinin Muharrem İnce, “bir başkası” dediğinin de Kılıçdaroğlu olduğu açık.
Cumhurbaşkanı, AK Parti’nin bu tartışmaları “güvenli takip mesafesinden” izlediğini ve bu tutumun değişebileceği ihtimalini de içeren şekilde, “inşallah” bunu bozmayacağını söylüyordu.
Sanki 1 Şubat 2024’te, yaklaşan 31 Mart yerel seçimlerini etkileyebilmek hedefiyle 4-5 Kasım 2023’te Özel’in Kılıçdaroğlu yerine seçildiği 38’inci kurultayın “şaibeli” olduğunu söyleyerek süreci başlatan Erdoğan olmamıştı.

Erdoğan mutlak butlanın neresinde?

Sanki Erdoğan’ın bu sözleri üzerine Akif Hamzaçebi 5 Şubat 2024’te “Erdoğan’ın “şaibeli kurultay” iddiasına cevap veremeyenler, cumhurbaşkanı adayı belirlemek için yola çıkmasın” diye Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ekibine işaret etmemiş, sanki bunun üzerine Kılıçdaroğlu 7 Şubat’ta “Sükût ikrardan gelir” çıkışını yapmamış, mutlak butlan davası öyle başlamamıştı.
Sanki CHP’nin 31 Mart 2024 seçimlerinden birinci parti çıkasından bir süre sonra Erdoğan o zamanki Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet başsavcısı olarak atamamış, sanki İmamoğlu ve CHP’li belediyelere soruşturma heyelanı öyle başlamamış, sanki Erdoğan iddianameler yazılıp bittikten (ve medya üzerinden psikolojik operasyon doygunluk noktasına ulaştıktan) sonra Gürlek’i Adalet Bakanı olarak atamamış, böylece soruşturmalar zinciri üst düzey siyasilerin itirafları ve parti değiştirmeleriyle ayrı bir boyuta geçmemiş, istinaf mahkemesi bu siyasi atmosferde mutlak butlan kararı vermemişti.

Bir iyi haber de Trump’tan

Gelişmelerin Erdoğan’ı -belki tam istediği gibi olmasa da- memnun ettiğine kuşku yok.
Böylelikle bir sonraki seçimi muhalefeti bölüp tahrip ederek kazanma stratejisinde mesafe alıyor.
Ana muhalefetin “seçilmiş” ve “atanmış” olarak bölünmesinin bir partide iki ayrı MYK toplantısıyla zirveye ulaştığı 3 Haziran günü Erdoğan’a bir iyi haber de dışarıdan geldi. ABD Başkanı Donald Trump 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne katılacaktı.
Üstelik, Trump yönetiminin, daha önce Arjantin’e yaptığı gibi seçim öncesi Türk ekonomisine (dolayısıyla Erdoğan yönetimine) mali destek verecek adımlar planladığı haberleri de yayılıyordu.
Diğer yandan ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve artık hem Suriye hem Irak özel temsilcisi Tom Barrack, fiilen Ortadoğu genel valiliği işlevini, operasyonu Türkiye merkezli yürüteceğini açıkça söylüyordu.
Ama Amerikancılıkla suçlanan “seçilmiş” CHP ve Özel yönetimi oluyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da ağız dolusu CHP içi kavgada taraf tutmadığını söyleyebiliyordu.
Gelişmeler gerçekten baş döndürücü.

Yazar: YetkinReport / 03 Haziran 2026, Çarşamba - Erdoğan’a bir iyi haber de Trump’tan: NATO zirvesine geliyor