TRT, haberi, “Soykırımcı İsrail'den yeni skandal: Filistinlilerin tutulduğu hapishanelere timsahlarla dolu hendek” başlığıyla verdi.

Habere göre “Soykırımcı İsrail Çevre Koruma Bakanlığı, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in tepkilere neden olan Filistinli esirlerin tutulduğu hapishanelerin çevresine timsahlarla dolu hendekler kurulması planının önünü açtı.”

İsrail'de yayın yapan Kanal 7 televizyonunun haberine göre, Çevre Koruma Bakanı Idit Silman, Doğa ve Parklar Kurulu'nun itirazlarına rağmen Nil timsahını “koruma altındaki yabani hayvan” statüsünden çıkararak “bakımı yapılan yabani hayvan” kategorisine alan kararnameyi imzaladı.

Bu kararla birlikte, İsrail Cezaevi Servisi dahil olmak üzere kamu kurumlarının belirli koşullar altında tesislerinde timsah bulundurmasının önü açıldı.

İsrail Cezaevi Servisi yetkililerinin planın uygulanabilirliğini incelemeye başladığı, bu kapsamda timsahların bakımı ve yönetimine ilişkin gereklilikleri incelemek üzere hayvanat bahçelerini ziyaret ettiği belirtildi.

Yetkililerin timsahlarla dolu hendeklerin güvenlik maliyetlerini düşüreceğine ve cezaevi güvenliğini artıracağına inandığı aktarılan haberde, genç bir timsahın maliyetinin yaklaşık 8 bin dolar, yetişkin bir timsahın maliyetinin ise 20 bin dolara kadar çıkabildiği belirtildi.

***

İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonu ise söz konusu yasal değişikliğin, İsrail Doğa ve Parklar Kurumu'nun “timsah hapishanesi” olarak adlandırılan plana yönelik itirazlarının ardından yapıldığına dikkati çekti.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, aralık ayında Filistinli esirlerin tutulduğu hapishanelere "timsahlarla çevrili hendekler" kurulmasını önermişti.

Filistinli ve İsrailli insan hakları kuruluşlarının verilerine göre, İsrail hapishanelerinde çocuk ve kadınların da aralarında bulunduğu 9 bin 600'ü aşkın Filistinli esirin yanı sıra 3 bin 532 “idari tutuklu” bulunuyor.

Aynı raporlarda, söz konusu Filistinlilerin işkence, aç bırakılma ve tıbbi ihmal gibi ihlallere maruz bırakıldığı, bu nedenle onlarcasının cezaevinde hayatını kaybettiği belirtiliyor.

***

İsrail, cezaevleri etrafına timsahlı hendek kurmak için hazırlık yapıyor ama konuyla ilgili haber, sanki Türkiye’deki uygulamalar hukuka uygunmuş gibi veriliyor. Üstelik iktidar adayı ve bütün anketlerde birinci durumda olan CHP’nin etrafına da yurt çapında il il, timsahlı hendekler kuruluyor!

Erdoğan’ın en güçlü siyasi rakibi Ekrem İmamoğlu tutuklandıktan sonra CHP’li belediye başkanlarına operasyon düzenlenmeyen gün yok gibi... Bu da yetmeyince, doğrudan CHP’ye yöneldiler ve hiçbir yetkisi olmayan mahkemeden butlan kararını çıkardılar. Tedbir kararı da verilince CHP Genel Merkezi, giriş kapısı kırılarak ele geçirildi. Özgür Özel yönetimi, genel merkezin etrafında timsahlı hendek kurmadığı için seçilmiş yöneticiler dışarı atıldı, yetkisiz mahkemenin atadığı kişiler içeri alındı. İl başkanları görevden alındı!

Şimdi Özgür Özel ve ekibine de fezleke hendeği kuruldu ki bunun da timsahlı hendekten farkı yok.

***

Savunma hakkının kısıtlanmasına itiraz eden Ekrem İmamoğlu “Geçen duruşma, savunma yapmak için makul bir zamana ihtiyaç olduğunu ifade ettim. Siz bana ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum." dediği halde Mahkeme Başkanı, “Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm.” diye hitap etti ve dediğini de yaptı. Oysa İmamoğlu, “Verdiğiniz süre yetmez” diye itiraz etmişti, “Savunma yapmayacağım” dememişti.

***

İsrail’i kınayalım da Ekrem İmamoğlu’na, CHP’li belediye başkanlarına ve CHP’nin seçilmiş yöneticilerine yapılanların hukukta yeri var mı?

Bu arada, Türkiye’nin etrafına da hendekler kuruluyor ama iktidara sorarsanız, “büyük devlet oluyoruz...”