Merakımdan soruyorum...
AK Parti iktidara geldiğinde günün birinde tarikat ve cemaatlerle çatışabileceğini hiç düşünmüş müydünüz?
Şahsen ben düşünmemiştim.
Neticede AK Parti’nin siyasi kaynağı olan Millî Görüş hareketi tarikat ve cemaatleri arka bahçesi gibi gören bir hareketti ve siyaset yaparken hep o tarikat ve cemaatlerde beslendi.
Biz de bu ilişkinin sonsuza kadar devam edeceğini sandık.
Ancak bu işlerden pek anlamadığımızdan olsa gerek siyaset-cemaat/tarikat ilişkilerindeki dengeler bizim beklemediğimiz yönde değişmeye başladı.
AK Parti ile FETÖ arasında uzun süren ittifakın nasıl sonlandığını hep beraber izledik.
Süleymancılarla Ahmet Arif Denizolgun’un cemaat lideri olduğu dönemde araları açıldı ve bir daha düzelmedi. Alihan Kuriş de kendi etki alanına AK Parti’yi sokmamaya çalıştı.
2014’e kadar AK Parti’ye açıktan destek veren Furkan Vakfı ise 2014’ten sonra iktidarın hedefi olmaya başladı.
***
Bir, iki, üç...
Belli ki AK Parti’nin kavgalı olduğu tarikat ve cemaatlerin sayısı her geçen gün artıyor ve artmaya devam edecek.
Süleymancıların lideri Alihan Kuriş, iktidarı desteklemediği için hedef olduğunu söylemişti.
Sonra Furkancılar denen grubun lideri Alpaslan Kuytul, Süleymancılar operasyonunun söz konusu yapının iktidara yakın olmaması nedeniyle yapıldığını söyledi.
Sen misin böyle konuşan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral hemen bir sosyal medya paylaşımıyla yanıt verdi:
“Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana gelecek!”
Öyle de oldu. Bu açıklamanın üzerinden 24 saat geçmeden açıklama “talimat” gibi algılanmışçasına Kuytulculara operasyon yapıldı. Alpaslan Kuytul ve eşiyle birlikte grubun bazı üyeleri gözaltına alındı.
***
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kuytulculara karşı Adana merkezli 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini belirterek, 32 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını, 5 şirkete yönetim kayyımı atandığını, soruşturma kapsamında “örgüt lehine faaliyet yürüttüğü” tespit edilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verildiğini açıkladı. Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada, kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmanın suç teşkil ettiği değerlendirilen faaliyetleri ve bu faaliyetlerden elde edildiği tespit edilen gelirlerin incelendiğini bildirdi.
Gürlek’in verdiği bilgiye göre zanlılara, müşteki ve tanık beyanları, mali analizler, banka hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda “suç örgütü kurma ve yönetme”, “örgüt üyeliği”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmî belgede sahtecilik” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamaları yöneltiliyor.
***
Gürlek, açıklamasında soruşturmanın herhangi bir dini grubu, inancı, düşünceyi veya hukuka uygun faaliyeti hedef almadığına dikkat çekiyor.
Ancak suç konusu olan eylemlerin tamamı dini gruptakilerin klasik eylemleri.
Bu gruplar Kur’an kursu, medrese, yurt, sohbetler, mescitler aracılığıyla örgütleniyor, kalabalıklaşıyor. Bu arada o gruba katılanlardan himmet, iane, teberru, infak, zekât gibi yöntemlerle para toplanıyor. O paralar da ticarette kullanılarak, altın, döviz satın alma ya da kâr payı gibi yöntemlerle büyütülüyor.
Tarikat ve cemaat liderlerinin neredeyse tamamının galaksinin en pahalı otomobillerine binmesi, külçe külçe altınlar biriktirmesi, lüks bir hayat yaşaması bu sayede olsa gerek.
***
Şimdi samimiyetle ve merakımdan soruyorum:
Mesela Menzil’in, İskenderpaşa’nın, İsmailağa’nın ya da Erenköycüler’in yaptığından neyi farklı yaptı Süleymancılarla Kuytulcular?
Süleymancılar ya da Kuytulcular kayıt dışı gelirleriyle vergi ödemeyip Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ediyor da Menzilciler, İskenderpaşacılar, İsmailağacılar, Erenköycüler vergi rekortmeni mi oluyor?
Mesela Süleymancılarda “örgüt üyeliği” sayılan cemaat/tarikat üyeliği diğerlerinde ne olarak görülüyor?
Mesela cemaat/tarikat gelirleri hangi yöntemle toplandığında “suç geliri” oluyor? Süleymancıların ve Kuytulcuların gelir toplama ya da bu gelirleri sisteme dahil etme yöntemiyle Menzilcilerin, İskenderpaşacıların, Süleymancıların, Erenköycülerin yöntemleri arasında ne fark var?
***
Bütün cemaat ve tarikatlar para pul mevzularında birbirinin aynısı.
Aralarındaki teolojik farkları bir kenara bırakırsak, Süleymancılar ve Kuytulcuların saydığım diğer gruplardan tek farkı iktidarla olan ilişki biçimleri.
Belki soruşturmacılar biraz önce sorduğum sorulara samimiyetle yanıt verirse aralarındaki ciddi farkları biz de öğrenmiş oluruz.
Aksi takdirde diğer gruplar makul tarikat/cemaatler sayılırken Süleymancılarla Kuytulcuların soruşturmalara konu olmasının, iktidarla ilişki biçimlerinden kaynaklandığı izlenimi ortaya çıkıyor.
Benden söylemesi…




