Saturday, May 30, 2026

Sözcü gazetesi - Rahmi Turan - 30 Mayıs 2026 - CHP'nin kurban edildiği bayram!

 Yazarlar - Rahmi Tura

Rahmi Turan

CHP’nin kurban edildiği bayram!

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

Bugün mübarek Kurban Bayramı’nın 4’üncü günü...

Bayramınız mutlu geçtiyse şanslısınız demektir...

Çünkü çok kişi endişelerle dolu tatsız-tuzsuz bir bayram yaşadı!

Hukuk ve siyaset rezaletleri zirveye çıktı...

Ortalık karmakarışık oldu...

Coşkun meydan mitinglerinde iktidara yürüdüğü görülen CHP, yargı darbesiyle darmadağın edildi!
Bu bayramda ana muhalefet partisinin haksızlıklara KURBAN edildiğine tanık olduk!

Mahkemenin, seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’i görevden alıp, yerine kayyum olarak Kılıçdaroğlu’nu ataması bayramın da tadını kaçırdı.

Kılıçdaroğlu, ilk iş olarak CHP’nin avukatlarını işten attı... Parti Meclisi’ni iptal etti... Ekrem İmamoğlu’nun “Cumhurbaşkanlığı Ofisi”ni dağıttı. Genel Merkez’de görevli 24 çalışanın işine (hiç tazminat ödemeden) son verdi. 21 kişinin daha işten atılacağı belirtildi.

Bayramda kayyumun adaleti (!) böyle gerçekleşti.

★★★

Kurban Bayramı’nın ikinci günü Kılıçdaroğlu’nun CHP’si AKP heyeti ile mutluluk içinde bayramlaştı.

Kaynak olarak ekle

CHP’li Ali Fazıl Kasap iktidarın dış politikasını övünce AKP’li Hüseyin Yayman “Bravo... İşte gerçek CHP bu” diye takdirlerini belirtti.

Kayyum CHP’si ile AKP iktidarı âdeta kanka oldu.

Halkın umut bağladığı CHP’nin Kurban Bayramı’nda, Kılıçdaroğlu’nun öfke ve ihtirasına kurban edilmesi üzücüydü.

Siyasi tarihimize kara günler olarak geçecek!

★★★

Kılıçdaroğlu izleyeceği yol haritasını tarafsız medyaya değil, iktidarın destekçisi TGRT Haber’in Ankara Temsilcisi Fatih Atik’e anlattı.

Bu bile, ondaki şaşırtıcı değişimi göstermeye yeter!
Fatih Atik’in haberinden öğrendiğimize göre, Kılıçdaroğlu’nun planlarında seçilmiş başkan Özgür Özel ile arkadaşlarını yok etmek de var.

Fatih Atik, 38’inci CHP Kurultayı ile ilgili olarak açılan ceza davalarının bu yaz sonuna kadar bitmesinin beklendiğini belirterek durumu şöyle açıkladı:

“O davalarda 9 milletvekilinin adları da geçiyor. Bu milletvekillerinin dokunulmazlıkları ne olacak? Benim edindiğim intiba, Kılıçdaroğlu bunun önünde durmayacak ve Meclis’te Özgür Özel dahil 9 milletvekilinin dokunulmazlıkları kaldırılacak!”

Demek ki, planın bir parçası bu...

Dokunulmazlıkları kaldırılan Özgür Özel yargılanacak, belki de tutuklanarak içeri atılacak!

Böyle bir senaryo, iktidara yürüyen CHP’nin sonu olur!

Seçilmiş Genel Başkan hapiste olacak ve CHP erken veya zamanında yapılacak seçimlere Kılıçdaroğlu’nun hazırlayacağı aday listeleriyle girecek.

O zaman CHP’ye “Elveda” demek gerekecek.

Çünkü Kılıçdaroğlu CHP’sinin, Meclis’e girmek için yüzde 7’lik seçim barajını aşma şansı bile yoktur.

Bunu nereden anlıyoruz?

1) Halkın, Kılıçdaroğlu’na duyduğu müthiş öfkeden...

2) Özgür Özel’in düzenlediği yüzden fazla mitingde toplanan mahşeri kalabalıkların onu, büyük bir güvenle bağırlarına basmasından anlıyoruz.

Özgür Özel ve arkadaşları yoksa CHP de yok demektir. Bu böyle biline...

Geniş halk kitlelerini etkileyip onlara umut verme başarısını gösteren Özgür Özel durumu iyi bildiği için İzmir mitinginde Kılıçdaroğlu’na:

“Bu ülkeye, bu partiye kötülük yapma!” diye seslendi.

Özel’in “Ben arkadaşlarımı satmam, ben bu yoldan dönmem” sözleri de anlayanlara önemli bir mesaj oldu!

TEBESSÜM

“Askıda ekmek bizi kurtarmaz!”

Adam, dükkânın önünde naylon poşet içinde sallanan ekmekleri görünce “Bunlar nedir?” diye sormuş.

“Askıda ekmek” demişler “Muhtaç durumda olan yoksul kişiler, askıdaki bu ekmeklerden alıp gidiyorlar.”

Adam acı acı tebessüm ederek “Askıda ekmek bizi kurtarmaz! Bize çok şey lâzım...” demiş ve eklemiş:

“Askıda ahlâk... Askıda namus... Askıda adalet... Askıda vicdan... Askıda akıl da olmalı ki eksiği olanlar alıp kullansınlar!”

GÜNÜN SÖZÜ

İhanet ve nankörlük insanoğlunun mayasında vardır!

Yeniçağ gazetesi - Arslan Bulut - 30 Mayıs 2026 - Siyasette maskeler tek tek düşerken ...

 

Siyasette maskeler tek tek düşerken...

Arslan BULUT
Arslan BULUTarslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr

Trump’ın İran, Küba ve Grönland ile ilgili niyetlerinİ açık açık ilan etmesiyle birlikte, Prof. Dr. Kerem Alkin, 7 Şubat 2025’te “Uluslararası siyasette ‘maskeli balo’ bitti” başlıklı yazısında “Uluslararası düzenlemeler yerine, 'orman kanunu' yaklaşımının tüm küresel sistemi esir aldığı bir konjonktüre doğru dörtnala gidiyoruz.” diye yazmıştı.

***

Ben de 18 Mayıs 2017’de “Trump'ın kozu ve 15 Temmuz'daki maskeli balo!” başlıklı yazımda, Sincan'da tutuklu bulunan ve hiç tanımadığım Harun Olgun adlı bir Özel Kuvvetler albayının, resmi dilekçesine yer vermiştim:

Harun albay, dilekçesinde, “FETÖ ile en küçük bir ilişkim yoktur. Bir oyun oynanmış, kaybeden tarafa yazılmışım! İstatistiklere göre 15 sene daha kaliteli ömrüm olabilir. 15 sene için kimseye yalvaracak değilim. Kendimi savunmadım. Avukatım yok, gelirime tedbir konulduğu için avukat tutacak param da yok. Zamanın sahibine yalvarıyorum ki bütün yüzlerdeki maskeler düşene kadar bu devrin figürlerinin hepsini yaşatsın!” diye beddua etmişti.

***

Siyasette “maskeli balo” nitelendirmesi, Tayyip Erdoğan ve Meral Akşener tarafından da zaman zaman kullanıldı ama bu kavramı son olarak gündeme getiren Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu oldu.

Ağıralioğlu, Sözcü TV YouTube kanalında “İpek Özbey İle Öyle Mi Sahiden?” isimli programda, “İttifaklar denendi, masalar kuruldu, farklı modeller denendi ama biz artık bu ‘maskeli balo’ya dönmüş siyasi alanı değiştirmek zorundayız. Siyaset, dün söylediğinin tam tersini bugün söyleyebilen bir zemine dönüştü. Bu kadar hızlı ve ilkesiz dönüşleri seçmen kaldıramaz” dedi.

***

Aslında Türkiye’de çok partili siyaset, başından beri maskeli balodur. Demokrat maskesi, Atatürkçülük maskesi, milliyetçi maskesi, İslamcı maskesi, sosyal demokrat maskesi takanlar, uzun yıllar boyunca halkın hep birlikte oyaladı...

Son dönemde, bütün maskeler tek tek düşmeye başladı.

Hani eski MİT mensubu Prof. Dr. Mahir Kaynak, “Devlet, Türkiye'de dini ortadan kaldırmak isterse bunu en dindar/muhafazakâr parti eliyle yapar. Devlet, şeriatı veya dini kuralları getirmek isterse bunu laikliği savunan CHP eliyle yapar. Devlet, sınırları içerisinde bir Kürdistan kurulmasına karar verirse bunu milliyetçi/ülkücü MHP eliyle yapar.” demişti ya, CHP ve MHP gibi köklü partilerin uzun süredir, kendi kuruluş felsefelerine aykırı hareket etmesinin başla ne sebebi olabilir?

Yeri gelmişken hatırlatayım. Son olarak 10 Mayıs 2019’da “Türkiye'de iktidarı da muhalefeti de birlikte kontrol eden ve aralarında yaratılan suni gerginlikleri, halkı ve düşünen insanları meşgul etmek için kullanan bir güç merkezi var! Anlaşılıyor ki siyasi partileri, siyasi figürleri oynatan perde gerisindeki kontrol mekanizması, devletin temel kurumlarında iyice kök salmış durumdadır. Fakat ‘devlet içindeki devlet’ durumundaki bu yapı, Türkiye'ye değil, İsrail ve ABD projelerine hizmet ediyor.” demiştim.

Mesela “Terörsüz Türkiye” projesinin bir devlet projesi olduğu ileri sürülüyor ama emekli amiral Cihat Yaycı, Bugün, Türkiye’de uygulanan Terörsüz Türkiye projesi, Graham Fuller ve Henry Barkey tarafından 1998’de yazılan ‘Türkiye’nin Kürt Meselesi’ kitabında ve yine Graham Fuller’in 2007’de yazdığı ‘Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ kitabında harfiyen belirtilmiştir. Öyle ki Meclis’te kurulacak komisyonun resmi değil özel bir komisyon olacağını bile söylemişler. Birinci Açılım sürecindeki Akil Adamlar Heyeti’nin kurulmasını da onlar planlamıştır... “ diyor...

Bir de rahmetli Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, bana, “Devletin kendisi ve silahlı kuvvetleri NATO üzerinden Amerikan etkisi altındayken bağımsız siyasi partilerin olması mümkün değildir.” demişti...

***

CHP’ye yapılan son operasyon da devletin temel niteliklerinin, Amerikan projesine göre daha kolay değiştirilmesi içindir. Monarşiyi planlayan ABD, maskelerin düşmesi dahil bütün riskleri göze almıştır. Fakat maskelerin düşmesi, bu oyunda rol alan siyasilerin etkinliğini sıfırlamıştır. Bu arada Harun albayın bedduası da tutmuş görünüyor...

Millet, böyle zamanlarda bir çözüm üretmiştir. Millet, çözüm üretemediği zaman, Birinci Göktürk devletinin yıkılması sürecinde olduğu gibi kısa süreyle de olsa esarete düşmüştür. Fakat bu travma, milletin genetik kodlarına kadar işlemiştir.

Yine de uyanık olmak her zamankinden daha fazla gereklidir.




Cumhuriyet - 29.05.2026 12:35:00 Güncellenme: 29.05.2026 12:36:59 Haber Merkezi - Abdülkadir Selvi'den çarpıcı iddia: 'Kılıçdaroğlu bazı isimleri ihraç edecek, sonra PM'yi toplayacak'

 Cumhuriyet 

Abdülkadir Selvi'den çarpıcı iddia: 'Kılıçdaroğlu bazı isimleri ihraç edecek, sonra PM'yi toplayacak'

29.05.2026 12:35:00
Güncellenme:
Abdülkadir Selvi'den çarpıcı iddia: 'Kılıçdaroğlu bazı isimleri ihraç edecek, sonra PM'yi toplayacak'

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Parti Meclisi'ni (PM) toplamadan önce bazı isimleri partiden ihraç edeceğini iddia etti.

"ARINMA SÜRECİNİ BAŞLATACAK"

Kılıçdaroğlu'nun PM'yi "yüzleşmek ve hesaplaşmak" için toplamak istediğini öne süren Selvi, bugünkü köşesinde şunları kaydetti:

"Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi’ni özellikle toplamak istediği söyleniyor. Özgür Özel ekibinin Parti Meclisi’ni sabote etme ihtimali var. Ayrıca çoğunluk Kılıçdaroğlu’ndan yana değil, tam tersine Özgür Özel ekibi daha güçlü. Yasal engel çıkmadan önce, siyasi nedenlerle yakın çevresi Parti Meclisi’ni toplamaması için Kılıçdaroğlu’na baskı yapıyordu. Ama Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’ni toplamakta ısrarlıydı.

Buna rağmen Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’ni neden toplamak istiyor? Neden?

Kılıçdaroğlu’nun “Ben Parti Meclisi toplantısında bunlarla yüzleşeceğim, hesaplaşacağım. Kamuoyunun önünde söyleyemeyeceğim şeyleri Parti Meclisi’nde bunların yüzüne karşı söyleyeceğim. Siz şu yolsuzlukları, şu hırsızlıkları, şu ahlaksızlıkları yaptınız. Yolsuzlukla, rüşvetle, ahlaksızlıkla, partiyi kirlettiniz diyeceğim. Kurultayda benim arkamdan çevirdikleri dolapları daha sonra yaptıklarını yüzlerine karşı söyleyeceğim, bunlarla hesaplaşacağım” diyormuş.

Peki Kılıçdaroğlu yüzleşme ve hesaplaşma kararından vazgeçti mi? Hayır. Kurultayda, 'Sırtımda hançerlerle gezdim' demişti. Üç yıldır içinde biriktirdiklerini yüzlerine karşı söyleyecek ama önceliği değişti. Önce Parti Meclisi’ni toplayamayacak. Ne yapacak?

Önce ihraçları gerçekleştirecek. Partide adı yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlığa karışanları ihraç edecek. Arınma sürecini başlatacak. Partinin arındığına inandığı zaman Parti Meclisi’ni toplayacak."