“Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda “fon soygunu” üzerine “cerrah titizliğiyle” gidildiğini açıkladı ve dedi ki:

“İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancın bedelini ona mutlaka ödeteceğiz.”

Erdoğan’ın bu cümlelerini dinlerken yanımda bulunan ekonomi çevrelerinden dostlarımla sohbet ediyordum.

Konu “fon soygunu”na geldi.

Dediler ki:

“Şu andaki iddialar, soruşturmanın yalnızca son dönemdeki fon hareketleri üzerinden yürütülmesinin yeterli olmayabileceğine işaret ediyor. Esas inceleme, halka arz/ilk toplu pay ediniminden başlayıp fiyat oluşumu, fon alımları, büyük yatırımcı çıkışları, yabancı aracı kurum işlemleri ve kripto transferlerine kadar uzanan tüm ekonomik zinciri kapsamalı.”

Ortada bir örgüt varsa sorular da var

Bunun üzerine sordum: “Ne yapmalı?”
Onlar da sorularla yanıt verdi:

  • Hisse yükselmeden önce kim aldı?

  • Fiyatı kim taşıdı?

  • Fonlar hangi aşamada alıcı oldu?

  • Yüksek fiyattan kim çıktı?

  • Para en sonunda nereye gitti?

Bu soruların yanıtı verilirse “suçlu” ortaya çıkar. Ki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da eski Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu’yu tutuklarken şu tespiti yaptı: “Şüpheli Mustafa Aksu’nun suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma…” Yani İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soygununda bir “örgütün” varlığını tespit etmiş. Ortada bir “örgüt” varsa bu örgütün varlığı ortaya çıkarılmalı!

14 Ekim’de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında şu cümleleri kurdu:

“Fon vurgunu diyoruz. Reddediyorlar, olmaz. Reddediyorsan ortağısın, kimse kusura bakmasın. Her şey açık olmalı, milletin gözü önünde olmalı. Kimse ‘Efendim bizim haberimiz yoktu’ demesin. Devlet krizi derken onu kastediyorum. Devlette bu işi yapan herkesin haberi vardı.

Onun için bunun bir suç örgütü olarak kabul edilmesi ve savcılığın olaya böyle bakması lazım. Bunun da CHP olarak takipçisi olacağız. Suçlu bürokratları derhal görevden alın. Bu bürokratların ne işi var orada? Siyasetçiyle kol kola gireceksin de devleti soyacaksın; alacaksın onu görevden.”

Yine ekonomi çevreleri, kurumlardan istenmesi gerekenleri de hatırlattı:

Merkezi Kayıt Kuruluşu: Faydalanıcı bazında günlük pay sahipliği ve devir kayıtları.

Takasbank: Günlük takas, pay ve nakit hareketleri.

Borsa İstanbul: Emir defteri, emir değişiklik/iptal, kullanıcı/terminal ve eşleşme kayıtları.

SPK: Gözetim uyarıları, geçmiş denetim ve olağandışı fiyat/hacim analizleri.

MASAK: EFT, SWIFT, döviz, yurtdışı transfer ve ilişkili hesap analizleri.

TBB/Risk Merkezi/KKB: Kredi limitleri, kredi kullandırım tarihleri ve risk kayıtları.

Bankalar: Kredi sözleşmeleri, teminatlar ve kullandırım sonrası hesap hareketleri.

Fon Saklayıcıları: Fon bazında günlük portföy kompozisyonu ve işlem kayıtları.

Aracı Kurumlar: Müşteri bazında emir ve işlem logları.

Soruları bitmemişti dostlarımın.

“Ortak ekonomik faydalanıcı ağı” ortaya çıkarmak

Tera’dan önce bir kuruluşun adını daha verdiler ama şimdilik araştırması yapıldığı için o kuruluşun adını yazmıyorum.

Ama sordular:

  • GYO’dan başlayarak payları ilk toplayan gerçek ve tüzel kişiler kimler?

  • Bu hesaplarla Tera veya Tera bağlantılı kişiler arasında pay/para ilişkisi var mı?

  • Destek Grubu tarafından Tera veya bağlantılı şirketlere yaklaşık 2.5 milyar TL seviyesinde kredi kullandırıldı mı?

  • Böyle bir kredi varsa para hangi hesap ve işlemlerde kullanıldı?

  • Destek Faktoring’in fiyat hareketi sırasında Tera ve ilişkili hesapların toplam pozisyonu ve gerçekleşen kârı ne?

  • Tera dışındaki özel ve kamu fonları yüksek fiyatlardan hangi hesaplardan hisse satın aldı?

  • Bu işlemlerde en fazla gerçekleşmiş kârı elde eden gerçek ve tüzel kişiler kimler?

  • Hisse satış kazançlarının ne kadarı yurt dışına veya kripto platformlarına aktarıldı?

  • Kripto varlıklara çevrilen tutarlar hangi dış/soğuk cüzdanlarda toplandı?

Bu sorulardan da anlaşılıyor ki:

Amaç, birbirinden bağımsız görünen şirket, fon, yatırım hesabı, yabancı aracı kurum ve kripto cüzdanlar arasında ortak ekonomik faydalanıcı ağı bulunup bulunmadığı somut verilerle ortaya çıkarılmalı.