Yayınlanma: 10 Ekim 2026
Sevgili okurlarım, bundan kısa bir süre önce Türk ve dünya medyasında çarpıcı bir haber yer aldı. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan kendi kendilerine bir savunma anlaşması imzalamıştı.
Anlaşma Mekke’de imzalanmış ve adına Mekke Savunma Anlaşması denilmişti.
Yani bu üç ülkeden herhangi birine başka bir ülke saldırırsa, geri kalan ikisi hemen onun yardımına koşacaktı.
Böyle bir yardım nasıl olur?
Saldırılan ülkeye asker, silah ve mühimmat göndererek!
Bu anlaşmayı imzalamak için bizim Recep Tayyip derhal Suudi Arabistan’a gitti ve metni Türk Devleti adına imzaladı.
Bu haberi görünce hepimiz şaşırmıştık...
Bu nasıl bir işti, neler oluyordu!..
Çünkü bu anlaşma için gerektiğinde o ülkeye örneğin asker göndermek zorunda kalacaktık.
Fakat gelin görün ki bizim ilgili yasalarımız ve anayasamız uyarınca, bu işi yapmak için önceden Meclis onayı alınması gerekiyordu.
Böyle bir onay ise ortada yoktu!
Pakistan ve Suudi Arabistan’ı bilmem ama bizim mevzuat açıkça böyle öngörüyordu.
Yani Recep Tayyip dereyi görmeden paçayı sıyırmıştı.
Dün itibariyle baktığımızda böyle bir Meclis onayı halen de yok. Anlaşma Meclis’e getirilip onaya sunulmadı.
★★★
Daha üç gün önce bizim Hariciye Nazırı Hakan Fidan ve Harbiye Nazırı Yaşar Güler yine Mekke’de boy gösterdiler. Ancak bu kez durum biraz farklıydı... Çünkü din kardeşimiz Suudi’ler bu kez işi yine yüzsüzlüğe vurup açıkça Türk askeri istemeye başlamıştı.
Pakistan’ı bilmem ama bu Suudilerin bütün dünya tarafından bilinen bazı özellikleri var.
Şımarık, para babası, yüzsüz, yalancı, sahtekâr, Müslümanlık tüccarı, peygamberimizi bile bu pislikte kullanıp Müslümanların sırtından vurgun vuran bir aşiret devleti...
Ama gelin görün ki herifler petrol zengini. Allah bunlara öyle bir petrol vermiş ki yeri bir karış kazsan petrol çıkıyor!,
Kesinlikle eminim, bu anlaşmayı bize imzalatan ABD... Ve onun her konuda kucağında oturup taşeronluğunu yapan Suudiler.
★★★
Efendim, bunlar Yemen’le sınır komşusu. Yemen’de adına Husi’ler denilen silahlı bir örgüt var. Hem Yemen hükümeti ve hem de Suudiler’le savaşıyor, oraları uzun menzilli roketler ve füzelerle vurup duruyorlar.
Bu durum Suudileri korkuttu ve bize başvuruda bulundular.
“Gel Turkiya gel, kurtar bizi bunlardan!.. Nasıl olsa resmi anlaşmamız var...”
Recep Tayyip derseniz bu gibi çağrıları hiç boş bırakmaz ve üzerine balıklama atlar... Çünkü fırsat bulursa bu konuda bile kendisinin ve partisinin propagandasını yapacaktır!
Ne de olsa dünya lideridir, vurduğu yerden ses getirir!
Her boşluğu başarıyla doldurmanın ustasıdır!
★★★
Suudi Arabistan şimdi bizden yardım istiyor...
“Aman Turkiyaa, sen Müslüman biz Müslüman. Zorda kaldık ya haciii. Sen bize var kahraman Mehmetçik göndermek, biz de var sana ömür boyu dua etmek ve hem de para vermek... Sonra şu Allahsız kitapsız Husi’leri yok edip bizi kurtarmak...”
Mekke’den birkaç gün önce dönen bizim Harbiye Nazırı basına açıklama yaptı:
“Yemen’e asker göndermemiz söz konusu değil. Bizim katkımız Suudi sınırları içinde ve savunma amaçlı olacak. Onların başkentinde ortak bir karargah kuracağız.”
Aferin sana sayın paşam, demek ki Yemen’e askerimiz gitmeyecekmiş.
Orası bir zamanlar Osmanlı’nın eyaleti idi. Tam 110 yıl oldu, Yemen’de imam Yahya isyanı patladı ve oradan da şutlandık!.. Ve bunlar olurken her yerde içtenlikli bir Yemen türküsü okunuyordu.
Giden gelmiyor acep nedendir...
Bu utanmaz ve yüzsüz Suudi’ler yüzünden bundan sonra Yemen’le ilgili sadece türkülerimiz kalır, ötesine karışmayız.
Şimdi yeni gelişmeler varmış. Suudi Arabistan, neye gereksinme duyuyorsa listeyi bize bildirecek ve istenenleri biz gönderecekmişiz. Bari parasını alabilsek!
★★★
Sevgili okurlarım, bu utanmaz heriflerin bizim indimizde bir de yüz kızartıcı anısı var ki, unutulması mümkün değil. Bunlar kendi vatandaşları olan muhalif gazeteci Cemal Kaşıkcı’yı 2018 yılında İstanbul’daki konsolosluk binasında öldürüp cesedini yok ettiler. Asitle erittiler.
Evet, bu cinayeti işlediler. Kaşıkcı’nın cesedi bulunamadı! Riyad’dan gönderilen devlet görevlisi katiller sürüsü kaçtı gitti.
Bizim toprağımızda cinayet bile işleten bu alçak heriflere biz şimdi silah göndereceğiz, belki de Mehmetçik göndereceğiz, öyle mi!
Türkiye’de bu kararı alacak bir hükümeti ve Meclis’i ben düşünemiyorum. Biraz değil epeyce sıkar yani.
Bekleyelim görelim bakalım.


No comments:
Post a Comment