Yayınlanma: 06 Ekim 2026
ABD Başkanı Trump’ın ağzından bal damlıyor sanki!
Hem Türkiye’yi, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı öve öve bitiremiyor.
Onu dinlerken Amerika’nın bizim en büyük dostumuz olduğunu zannedersiniz.
Trump iki gün önce Beyaz Saray’ın bahçesinde açıklamalarda bulunurken bir soru üzerine:
“Türkiye’yi seviyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la her zaman görüşüyoruz. O benim dostum ve onu her zaman mutlu ederim” dedi.
Ne güzel değil mi?
Ancak... Trump’ın sözleriyle eylemleri birbirini tutmuyor.
Trump bizi o kadar çok seviyorsa, Türkiye neden hâlâ “Amerika’ya düşman ülkeler” listesinde?
★★★
ABD güya dostumuz ama böyle dost düşman başına...
Amerika yıllardır Türkiye’ye uyguladığı “CAATSA yaptırımlarını” bir türlü kaldırmıyor.
“CAATSA, ABD’nin düşmanları ile yaptırımlar yoluyla mücadele etmesi” demek.
Yani Amerika için “Düşman ülkeler” arasındayız!
ABD’nin düşman sayıp “CAATSA yaptırımlarını” uyguladığı 4 ülke var:
“İran, Rusya, Kuzey Kore ve Türkiye.”
Amerika’nın gözünde biz buyuz işte!
Nerede kaldı Trump’ın sevgisi?
★★★
Trump “Türkiye’yi seviyorum. Erdoğan’ı çok seviyorum. Türkiye ile bir sorununuz olursa bana söyleyin, ben Erdoğan’ı ikna ederim. O da beni sever” gibisinden sözler söylüyor ama parasını ödediğimiz F-35 savaş uçaklarını vermiyor, söz verdiği halde F-16 savaş uçaklarım da henüz yollamış değil!
Amerika’nın düşman ülkelere uyguladığı CAATSA yaptırımları da kaldırılmadı.
Trump iyi ki Türkiye’yi seviyormuş! Sevmese kim bilir neler yapacaktı?
Gel de Amerika’nın iyi niyetine inan inanabilirsen!
★★★
ABD’nin eski Dışişleri Bakanı müteveffa Henry Kissinger’in şu sözleri aklıma geliyor hep:
“Amerika’nın düşmanı olmak tehlikeli olabilir. Fakat Amerika’nın dostu olmak ölümcüldür!”
Bu sözler Amerika’nın çıkarı oldukça dost göründüğünü, çıkarı bozulunca düşmandan beter olduğunu özetliyor.
“Eğer baban güçlüyse kurtuluyorsun!”
Milletin parasına göz dikenler, fonlayıp yürütenler... 450 bin küçük yatırımcıyı perişan edenler... Vurgundan pay alan tüm bürokrat ve AKP’liler... Bunlar gerçekten yargılanıp cezalandırılacak mı?
Milletin gönlü kimsenin yaptığının yanında kâr kalmamasını istiyor ama... Şimdilik ortada somut bir şey yok!
Eski Bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’dan, haksız elde ettiği kazanç (2 milyar 200 milyon lira) geri alınmış değil.
Fatma Betül Hanım paraları iade etmediği gibi ifadeye bile çağrılmadı.
Kim olursa olsun hesap sorulacaktı hani? Ne oldu?
Fona 600 milyon lira yatırdığı iddia edilen AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın bütün mal varlığına önce tedbir konulup, bir-iki saat sonra (ne olduysa) tedbirin hemen kaldırılması da eleştiriliyor.
YRP lideri Fatih Erbakan’ın “Babalarının hatırına suç işleyen oğullara göz mü yumulacak? Bu nasıl adalet?” sorusu cevap bekliyor.
Kamuoyunda “Baban güçlüyse kurtuluyorsun” düşüncesi hâkim!
TEBESSÜM
Bebek bereketi...
Köy evinde Temel’in karısı Fadime sancılar içinde doğum yapıyor.
Temel ebeye yardımcı olmak için lâmbayı tutuyor, köy ebesi de doğumu yaptırıyor. Bir bebek doğuyor... Az sonra ikinci bebek... Derken üçüncü bebek geliyor... Ardından bir bebek daha...
Temel şaşkın bir halde “Tanrım, bu nedir?” diyor ve ebeye sesleniyor:
“Ebe hanım... Lambayı söndürsek mi acaba? Işığı gören geliyor da!”
GÜNÜN SÖZÜ
Para alkol gibidir, çoğaldıkça insanın başını döndürür!



No comments:
Post a Comment