Friday, October 2, 2026

ANA Kültür Sanat dergisinin 92nci sayısı hk. Türkiye Haber Ajansı'nca yayınlanan tanıtım yazısı - 29 Eylul 2026

 MEDYA

Yayınlanma: 29 Eylül 2026 - 21:15

Sanatın İyileştirici Gücü ve Yayıncılık Mirası: ANA Kültür Sanat 92'nci Sayısıyla Okurlarıyla Buluştu

ANA Kültür Sanat Dergisi’nin 92. Sayısı Yayımlandı: Yüz Yıllık Yayıncılık Mirası, Türk Sinemasının Duayeni Ediz Hun ve Barışın Dönüştürücü Gücü Masaya Yatırıldı.

11 dk okunma süresi
Sanatın İyileştirici Gücü ve Yayıncılık Mirası: ANA Kültür Sanat 92'nci Sayısıyla Okurlarıyla Buluştu

Haber: Ahmet Kaplan

ANA Kültür Sanat Dergisi’nin 92. Sayısı Yayımlandı: Yüz Yıllık Yayıncılık Mirası, Türk Sinemasının Duayeni Ediz Hun ve Barışın Dönüştürücü Gücü Masaya Yatırıldı.

Kültür, sanat ve düşünce dünyasının köklü yayınlarından ANA Kültür Sanat Dergisi, Eylül - Ekim 2026 tarihli 92. sayısıyla okurlarıyla buluştu.

Genel Koordinatörlüğünü Prof. Dr. Suat Gezgin’in, İmtiyaz Sahipliği ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğünü Şaheste Günday’ın üstlendiği derginin bu sayısı; Türkiye’nin yayıncılık ve kitle iletişim tarihinden Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Ediz Hun’un ilham veren yaşam öyküsüne ve sanat yoluyla küresel barış arayışlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

ÖN KAPAK GÖRSELİ VE ÖZEL BİYOGRAFİ: YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ İSMİ VE ÇEVRE BİLİMCİ EDİZ HUN

Derginin ön kapağında fotoğrafıyla yer alan ve 30. sayfada detaylı biyografisi yayımlanan Ediz Hun, hem Türk sinemasına damga vuran oyunculuk kariyeri hem de çevre bilimi, siyaset ve akademi alanındaki çok yönlü çalışmalarıyla derginin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.

Yeşilçam'dan Akademiye Bir Ömür: Ediz Hun'un ilham veren yaşam yolculuğu.
1963 yılında Ses Mecmuası yarışmasında birinci seçilerek sinemaya adım atan ve 129 filmde başrol oynayan Yeşilçamın efsane ismi Ediz Hun; Ankara Ekspresi, Güllü, Ayrılsak da Beraberiz gibi unutulmaz yapıtlarla hafızalara kazındı. Sinema kariyerinin yanı sıra Norveç Oslo ve Trondheim Üniversitelerinde Biyoloji, Deniz Biyolojisi ve Çevre Bilimleri eğitimi alan duayen sanatçı, akademisyen kimliğiyle Marmara, Bahçeşehir, Doğuş ve Okan Üniversitelerinde çevre, ekoloji ve sinema dersleri verdi. Siyasi kariyerinde TBMM Çevre Komisyonu Başkanlığı da yapan Hun, yurt içi ve yurt dışında 2280'den fazla konferans vererek, doğa koruma konusundaki bilimsel kitapları ve çalışmalarıyla topluma öncülük etmeye devam ediyor.

ÖN KAPAK DOSYASI: TÜRKİYE’DE RADYO-TELEVİZYON YAYINCILIĞININ 100 YILLIK SERÜVENİ VE İTÜ BİLİMSEL MİRASI

Derginin ön kapağında öne çıkarılan bir diğer Ana dosya konusunda, usta gazeteci ve yazar Doğan Hızlan, TRT İstanbul Radyosu Müzik Müdürü Neyzen Prof. Dr. Süleyman Erguner’in kaleme aldığı “Türkiye Radyo-Televizyon Yayıncılığı, İTÜ Radyosu ve İTÜ Televizyonu 'Türk Musikisi'” adlı eseri merceğe alıyor.

İncelemede, Türkiye’de yayıncılık tarihinin 6 Mayıs 1927’de İstanbul Büyük Postanesi’ndeki Telsiz Telefon İstanbul Radyosu ile başlayan ve 1952’de kurulan ülkenin ilk televizyonu İTÜ Televizyonu ile devam eden tarihsel süreci detaylandırılıyor. Türkiye’nin ilk teknik yayıncılık ve AR-GE başarılarının Prof. Dr. Mustafa Santur ile Prof. Dr. Adnan Ataman’ın öncülüğünde İTÜ Yüksek Frekans Tekniği Kürsüsü'nde atıldığı vurgulanırken; televizyonculuğun "ağababası" kabul edilen bu birikimin 2024 yılında açılan İTÜ Müzesi’nde sergilendiğine dikkat çekiliyor. Eser, Türk musikisinin tarihsel gelişimi ile kitle iletişim araçlarının dönüşümünü eş zamanlı olarak sunuyor.

ARKA KAPAK DOSYASI: BARIŞIN VE TOPLUMSAL UYUMUN İTİCİ GÜCÜ OLARAK KÜLTÜR VE SANAT

"Can Dostlarımız"ın sessiz çığlıklarına sevgiyle kulak veren, onların hayatımızdaki eşsiz yerini ve masumiyetini tuvaline taşıyan Pervin Bülbül, "Can Dostlarımız" temalı pastel eseriyle bizi kalbimizin en merhametli köşesinden arka kapakta yakalıyor.

Derginin Başyazısını kaleme alan Şaheste Günday, “Barışa Giden Yolda Bir Araç Olacak Kültür ve Sanat” başlıklı yazısında küresel ve bölgesel çatışmaların arttığı günümüzde sanatın yapıcı rolünü değerlendiriyor.

Günday, giderek karmaşıklaşan silahlı ve sözlü çatışmaların, etnik ve inanç odaklı gerilimlerin aşılmasında sanat temelli programların birer "diplomasi ve empati aracı" olması gerektiğini savunuyor. 11 Eylül 2001 terör saldırılarının 25. yılına da değinen Günday, dünyada tırmanan anlaşmazlıklara karşı kültür ve sanatın birleştirici, evrensel diline sarılmanın hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Yazıda ayrıca, Cumhuriyet’in 103. yılı kutlanırken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet; düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller ister” ilkesine vurgu yapılıyor.

DERGİDE ÖNE ÇIKAN DİĞER ÖNEMLİ BAŞLIKLAR

Önder Özar; Laiklik Anlayışı ve Hukuk Reformu,

Emekli Büyükelçi Önder Özar, “Laiklik Üzerine” başlıklı makalesinde kavramın tarihsel ve anayasal gelişimini inceleyerek, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kuruluş amacı ile Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun modern Türkiye’deki yerini analiz ediyor.

Laiklik ve laisizm kavramlarının kökenlerini, tarihsel gelişimini ve sekülarizm ile arasındaki farkları detaylıca açıklıyor.

Lozan Antlaşması'ndan Anayasa değişikliklerine kadar Atatürk devrimleri ışığında laikliğin Türkiye'deki hukuksal sürecini ele alıyor.

Laikliğin bir inanç değil devlet tarafsızlığı ve din özgürlüğü güvencesi olduğunu belirterek güncel kamuoyu araştırmalarına değiniyor.

Nazan Akpınar; Ressamın Günlüğü

İstanbul Harbiye ve Nişantaşı bölgesinin XIX. ve XX. yüzyıldaki tarihi yapısını, özellikle Pangaltı Nikolayev Rus Hastanesi'nin geçmişini inceliyorr.

Rus Hastanesi'nin Osmanlı dönemindeki kuruluşunu, Çanakkale Savaşı ve Beyaz Rus mülteciler sürecindeki işlevini aktarıyor.

Başkanı olduğu Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği'nin 117 yıllık tarihi yolculuğunu ve geçmişten günümüze sergi serüvenlerini anlatıyor.

Dr. Tarık Özkut; Atatürk’ün Hatay Davası ve Tarihsel Duruş,

Türk tarihine damga vuran Ağustos ve Ekim ayı zaferleri ile Atatürk’ün Hatay vizyonunu ve diplomatik mücadelesini aktarıyor.

1918 işgalinden başlayarak Hatay'ın (İskenderun Sancağı) Anavatana katılma sürecindeki tarihi ve diplomatik adımları özetliyor.

Atatürk'ün hastalığına rağmen yürüttüğü kararlı diplomasi, askeri hamleler ve Hatay Devleti'nin kuruluş sürecini aktarıyor.

1939'da Hatay'ın Türkiye'ye katılışını ve Atatürk'ün bağımsızlık mücadelesindeki askeri-diplomatik dehasını vurguluyor.

Ahmet Özdemir; Cumhuriyet Aydınlığında Atatürk'ün Sanat ve Sanatçıya Bakışı,

Atatürk'ün güzel sanatlara, müziğe, edebiyata ve basın özgürlüğüne verdiği hayati önemi tarihi sözleriyle aktarıyor.

Sanatın bir toplumun uygarlık seviyesi ve can damarı olduğunu, sanatçının ise toplumun öncüsü kabul edildiğini vurguluyor.

Cumhuriyet şairlerinin ve halk ozanlarının Atatürk ile Cumhuriyet sevgisini işledikleri coşkulu şiirlerinden örnekler sunuyor.

Prof. Dr. M. Kerem Doksat; Çocuk ve Gençlerde Spor Alışkanlığının Kazandırılması,

Çocuklarda ve gençlerde spor alışkanlığının erken yaşta kazandırılmasının bilişsel gelişim, iç disiplin ve dijital bağımlılıkla mücadele üzerindeki etkilerini ele alıyor.

Spor yapmanın çocuklarda sadece fiziksel değil, zihinsel, ruhsal ve bilişsel gelişim açısından önemini vurguluyor.

Beş yaş civarında başlaması gereken sporun kilo verme amacıyla değil, içsel motivasyon ve hareket sevgisiyle benimsetilmesini öneriyor.

Ailelerin rol model olarak çocuklara baskı yapmadan farklı spor dallarını denemelerine imkan tanıması gerektiğini belirtiyor.

Prof. Dr. Em. Alb. İbrahim Öztek; Atatürk, Allah'ın En Sevdiği Kullarındandı,

Atatürk'ün Trablusgarp, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'nda aldığı yaralarla gazilik mertebesine erdiğini ve dini açıdan değerini anlatıyor.

Kurtuluş Savaşı döneminde Şeyh Ahmed Sunusi ve Fevzi Çakmak ile yaşanan manevi olayları ve rüyaları aktarıyor.

Milli Mücadele'nin sadece askeri güçle değil, sarsılmaz bir inanç, vatan sevgisi ve manevi destekle kazanıldığını vurguluyor.

Meral Nugay Serez; Türk Tarihinde Ağustos Ayının Yeri,

Malazgirt Meydan Muharebesi'nden Büyük Taarruz ve Dumlupınar Zaferi'ne uzanan Türk tarihinin Ağustos ayındaki dönüm noktalarını anlatıyor.

Lozan Barış Antlaşması ve Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen devrimlerin önemini vurguluyor.

Kıbrıs'ın fethi, Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kuruluşu ve KKTC Güvenlik Kuvvetleri'nin tarihsel süreçlerini aktararak Toplumsal Direniş Bayramı'na dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Vahit Okumuş; Bilim ve Gelişmeler,

Fizik biliminin tarihsel gelişimini Klasik Fizik, Kuantum Fiziği ve Değerli Toprak Elementleri Fiziği olarak üçe ayırıyor.

Kuantum fiziğinin günümüz teknolojilerinin temeli olduğunu ve ABD'ye büyük güç kattığını ifade ediyor.

Geleceğin teknolojisinde Çin'in öne geçtiği değerli toprak elementleri fiziğine Türkiye'nin de acilen odaklanması gerektiğini savunuyor.

Esra Bayraktaroğlu İskender; Turist miyiz yoksa modern zaman flaneur'u mu?

Modern seyahat kültürünün sosyal medya odaklı yüzeysel bir tüketim çılgınlığına dönüştüğünü eleştiriyor.

Fotoğraf çekip hızla tüketen "turist" ile şehri hissederek, kaybolarak ve özümseyerek gezen "flaneur" (aylak gezgin) kavramlarını karşılaştırıyor.

Okurları dijital ekranlardan uzaklaşıp yaşadıkları veya gittikleri şehirlerin ruhunu sükunetle keşfetmeye davet ediyor.

Harika Ören; Abramovic'den "Balkan Erotik Destanı",

Performans sanatçısı Marina Abramovic’in Berlin’deki "Balkan Erotik Destanı" adlı sergisini ve ana temalarını inceliyor.

Sanatçının cinsel enerjiyi, ritüelleri, erotizmi ve bedeni bir politik direniş ile yaratım alanı olarak kullanışını aktarıyor.

Balkan folklorundan beslenen serginin, izleyicide yarattığı derin duygusal etkiyi ve insan ruhunu zorlayan yapısını değerlendiriyor

Nilüfer Çile; Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü dönüşümü,

Türkiye’de heykel sanatının tarihsel gelişimini ve Güzel Sanatlar Akademisi’nin Rudolf Belling yönetimindeki dönüşümünü anlatıyor.

Belling’in öğrencisi olan heykeltıraş Mari Gerekmezyan’ın kısa, trajik yaşamını ve üslubundaki dışa vurumcu, enerjik karakteri inceliyor.

Gerekmezyan’ın şiirlere konu olan tutkulu sevdasına ("Karadut") ve Türk heykel sanatına kazandırdığı büst çalışmalarına dikkat çekiyor.

Ahmet Göksan; Yakın Tarihte Kıbrıs Türkleri, Türkçenin Dil Bayramı 94 Yaşında,

Kıbrıs’ın fethinden önce ve sonra adadaki Türk varlığını, nüfus değişimlerini ve Osmanlı’nın fethe giden karar sürecini aktarıyor.

İngiliz yönetimi dönemindeki yanlı tutumları ve Kıbrıs Türklerinin günümüze kadar süren varlık ile kimlik mücadelesini özetliyor.

Atatürk’ün Türk dili vizyonuyla kurulan Türk Dil Kurumu’nun ve 26 Eylül Dil Bayramı’nın 94 yıllık tarihsel önemini vurguluyor.

Gülşen Şenderin; Bir Buket Şiir Didim Altın Kum,

Didim’in tarihi atmosferini, Apollon Tapınağı’nı, Miletus antik kentini ve Altınkum sahilinin doğal güzelliklerini şiirsel bir dille anlatıyor.

Sanatçı dostlarla ve edebiyat sevdalılarıyla akşam şölenlerinde buluşmanın, çay-kahve sohbetlerinin verdiği huzuru aktarıyor.

Ege sahilinden Kıbrıs özlemine ve kültür birleşimine uzanan dizeleriyle barış ve sevgi dolu duyguları dile getiriyor.

Ceyda Görk; Annemi Hatırlıyorum... / 30 Ağustos Zaferi

Emirgan’daki çocukluk günlerinden, radyo fasıllarından ve annesiyle paylaştığı musiki sevgisinden oluşan anılarını manzum olarak aktarıyor.

Dolmabahçe’de Atatürk’ün cenaze merasiminden 1960 Beyazıt mitinglerine kadar annesinin tanıklık ettiği tarihi anları resmediyor.

Kaleme aldığı "30 Ağustos Zaferi" şiiriyle de Kurtuluş Savaşı’nın çetin mücadelesini ve vatan sevgisini coşkulu bir dille dile getiriyor.

Özlen Sarıca; Hayat Senfonisi,

"Hayat Senfonisi" başlıklı onuncu kişisel sergisi vesilesiyle sanat yolculuğunu, portrelerindeki duygu durumlarını ve içsel dönüşümünü paylaşıyor.

Sanatın iyileştirici gücünü, toplumsal olayların tuvallerine yansımasını ve annesinin kaybından sonraki üretim sürecini ele alıyor.

Çevre kirliliğine ve doğanın tahribatına dikkat çektiği son dönemsel eserleriyle izleyicide içsel bir farkındalık yaratmayı hedefliyor.

M. Gültekin Taşpınar; Bu Olmaz, Olmamalı!..

Seçim dönemlerinde halktan oy alıp göreve geldikten sonra parti veya saf değiştiren siyasetçileri sert bir dille eleştiriyor.

Görevde iken saf değiştirmenin seçmen iradesine, emek verenlere ve temel ilkelere bir ihanet olduğunu vurguluyor.

Demokrasinin ve devlet yönetiminin kişisel ikbal uğruna zedelenmemesi gerektiğini belirterek siyasi ahlak ve dürüstlük çağrısı yapıyor.

Uluslararası Turizm Diplomasisi:

Ayrıca, İstanbul’un Çin dışından ilk kez dönem başkanlığını devraldığı Uluslararası İpek Yolu Şehirleri Turizm İttifakı (ITASRC) Konferansı'nın detayları okura ulaştırılıyor.

No comments:

Post a Comment