MEDYA
Sanatın İyileştirici Gücü ve Yayıncılık Mirası: ANA Kültür Sanat 92'nci Sayısıyla Okurlarıyla Buluştu
ANA Kültür Sanat Dergisi’nin 92. Sayısı Yayımlandı: Yüz Yıllık Yayıncılık Mirası, Türk Sinemasının Duayeni Ediz Hun ve Barışın Dönüştürücü Gücü Masaya Yatırıldı.
Haber: Ahmet Kaplan
ANA Kültür Sanat Dergisi’nin 92. Sayısı Yayımlandı: Yüz Yıllık Yayıncılık Mirası, Türk Sinemasının Duayeni Ediz Hun ve Barışın Dönüştürücü Gücü Masaya Yatırıldı.
Kültür, sanat ve düşünce dünyasının köklü yayınlarından ANA Kültür Sanat Dergisi, Eylül - Ekim 2026 tarihli 92. sayısıyla okurlarıyla buluştu.
Genel Koordinatörlüğünü Prof. Dr. Suat Gezgin’in, İmtiyaz Sahipliği ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğünü Şaheste Günday’ın üstlendiği derginin bu sayısı; Türkiye’nin yayıncılık ve kitle iletişim tarihinden Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Ediz Hun’un ilham veren yaşam öyküsüne ve sanat yoluyla küresel barış arayışlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
ÖN KAPAK GÖRSELİ VE ÖZEL BİYOGRAFİ: YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ İSMİ VE ÇEVRE BİLİMCİ EDİZ HUN
Derginin ön kapağında fotoğrafıyla yer alan ve 30. sayfada detaylı biyografisi yayımlanan Ediz Hun, hem Türk sinemasına damga vuran oyunculuk kariyeri hem de çevre bilimi, siyaset ve akademi alanındaki çok yönlü çalışmalarıyla derginin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
Yeşilçam'dan Akademiye Bir Ömür: Ediz Hun'un ilham veren yaşam yolculuğu.
1963 yılında Ses Mecmuası yarışmasında birinci seçilerek sinemaya adım atan ve 129 filmde başrol oynayan Yeşilçamın efsane ismi Ediz Hun; Ankara Ekspresi, Güllü, Ayrılsak da Beraberiz gibi unutulmaz yapıtlarla hafızalara kazındı. Sinema kariyerinin yanı sıra Norveç Oslo ve Trondheim Üniversitelerinde Biyoloji, Deniz Biyolojisi ve Çevre Bilimleri eğitimi alan duayen sanatçı, akademisyen kimliğiyle Marmara, Bahçeşehir, Doğuş ve Okan Üniversitelerinde çevre, ekoloji ve sinema dersleri verdi. Siyasi kariyerinde TBMM Çevre Komisyonu Başkanlığı da yapan Hun, yurt içi ve yurt dışında 2280'den fazla konferans vererek, doğa koruma konusundaki bilimsel kitapları ve çalışmalarıyla topluma öncülük etmeye devam ediyor.
ÖN KAPAK DOSYASI: TÜRKİYE’DE RADYO-TELEVİZYON YAYINCILIĞININ 100 YILLIK SERÜVENİ VE İTÜ BİLİMSEL MİRASI
Derginin ön kapağında öne çıkarılan bir diğer Ana dosya konusunda, usta gazeteci ve yazar Doğan Hızlan, TRT İstanbul Radyosu Müzik Müdürü Neyzen Prof. Dr. Süleyman Erguner’in kaleme aldığı “Türkiye Radyo-Televizyon Yayıncılığı, İTÜ Radyosu ve İTÜ Televizyonu 'Türk Musikisi'” adlı eseri merceğe alıyor.
İncelemede, Türkiye’de yayıncılık tarihinin 6 Mayıs 1927’de İstanbul Büyük Postanesi’ndeki Telsiz Telefon İstanbul Radyosu ile başlayan ve 1952’de kurulan ülkenin ilk televizyonu İTÜ Televizyonu ile devam eden tarihsel süreci detaylandırılıyor. Türkiye’nin ilk teknik yayıncılık ve AR-GE başarılarının Prof. Dr. Mustafa Santur ile Prof. Dr. Adnan Ataman’ın öncülüğünde İTÜ Yüksek Frekans Tekniği Kürsüsü'nde atıldığı vurgulanırken; televizyonculuğun "ağababası" kabul edilen bu birikimin 2024 yılında açılan İTÜ Müzesi’nde sergilendiğine dikkat çekiliyor. Eser, Türk musikisinin tarihsel gelişimi ile kitle iletişim araçlarının dönüşümünü eş zamanlı olarak sunuyor.
ARKA KAPAK DOSYASI: BARIŞIN VE TOPLUMSAL UYUMUN İTİCİ GÜCÜ OLARAK KÜLTÜR VE SANAT
"Can Dostlarımız"ın sessiz çığlıklarına sevgiyle kulak veren, onların hayatımızdaki eşsiz yerini ve masumiyetini tuvaline taşıyan Pervin Bülbül, "Can Dostlarımız" temalı pastel eseriyle bizi kalbimizin en merhametli köşesinden arka kapakta yakalıyor.
Derginin Başyazısını kaleme alan Şaheste Günday, “Barışa Giden Yolda Bir Araç Olacak Kültür ve Sanat” başlıklı yazısında küresel ve bölgesel çatışmaların arttığı günümüzde sanatın yapıcı rolünü değerlendiriyor.
Günday, giderek karmaşıklaşan silahlı ve sözlü çatışmaların, etnik ve inanç odaklı gerilimlerin aşılmasında sanat temelli programların birer "diplomasi ve empati aracı" olması gerektiğini savunuyor. 11 Eylül 2001 terör saldırılarının 25. yılına da değinen Günday, dünyada tırmanan anlaşmazlıklara karşı kültür ve sanatın birleştirici, evrensel diline sarılmanın hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Yazıda ayrıca, Cumhuriyet’in 103. yılı kutlanırken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet; düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller ister” ilkesine vurgu yapılıyor.
DERGİDE ÖNE ÇIKAN DİĞER ÖNEMLİ BAŞLIKLAR
Önder Özar; Laiklik Anlayışı ve Hukuk Reformu,Emekli Büyükelçi Önder Özar, “Laiklik Üzerine” başlıklı makalesinde kavramın tarihsel ve anayasal gelişimini inceleyerek, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kuruluş amacı ile Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun modern Türkiye’deki yerini analiz ediyor.
Laiklik ve laisizm kavramlarının kökenlerini, tarihsel gelişimini ve sekülarizm ile arasındaki farkları detaylıca açıklıyor
Lozan Antlaşması'ndan Anayasa değişikliklerine kadar Atatürk devrimleri ışığında laikliğin Türkiye'deki hukuksal sürecini ele alıyor
Laikliğin bir inanç değil devlet tarafsızlığı ve din özgürlüğü güvencesi olduğunu belirterek güncel kamuoyu araştırmalarına değiniyor.
Rus Hastanesi'nin Osmanlı dönemindeki kuruluşunu, Çanakkale Savaşı ve Beyaz Rus mülteciler sürecindeki işlevini aktarıyor.
Başkanı olduğu Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği'nin 117 yıllık tarihi yolculuğunu ve geçmişten günümüze sergi serüvenlerini anlatıyor
1918 işgalinden başlayarak Hatay'ın (İskenderun Sancağı) Anavatana katılma sürecindeki tarihi ve diplomatik adımları özetliyor
Atatürk'ün hastalığına rağmen yürüttüğü kararlı diplomasi, askeri hamleler ve Hatay Devleti'nin kuruluş sürecini aktarıyor
1939'da Hatay'ın Türkiye'ye katılışını ve Atatürk'ün bağımsızlık mücadelesindeki askeri-diplomatik dehasını vurguluyor
Sanatın bir toplumun uygarlık seviyesi ve can damarı olduğunu, sanatçının ise toplumun öncüsü kabul edildiğini vurguluyor
Cumhuriyet şairlerinin ve halk ozanlarının Atatürk ile Cumhuriyet sevgisini işledikleri coşkulu şiirlerinden örnekler sunuyor
Spor yapmanın çocuklarda sadece fiziksel değil, zihinsel, ruhsal ve bilişsel gelişim açısından önemini vurguluyor.
Beş yaş civarında başlaması gereken sporun kilo verme amacıyla değil, içsel motivasyon ve hareket sevgisiyle benimsetilmesini öneriyor
Ailelerin rol model olarak çocuklara baskı yapmadan farklı spor dallarını denemelerine imkan tanıması gerektiğini belirtiyor
Kurtuluş Savaşı döneminde Şeyh Ahmed Sunusi ve Fevzi Çakmak ile yaşanan manevi olayları ve rüyaları aktarıyor
Milli Mücadele'nin sadece askeri güçle değil, sarsılmaz bir inanç, vatan sevgisi ve manevi destekle kazanıldığını vurguluyor
Lozan Barış Antlaşması ve Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen devrimlerin önemini vurguluyor
Kıbrıs'ın fethi, Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kuruluşu ve KKTC Güvenlik Kuvvetleri'nin tarihsel süreçlerini aktararak Toplumsal Direniş Bayramı'na dikkat çekiyor
Kuantum fiziğinin günümüz teknolojilerinin temeli olduğunu ve ABD'ye büyük güç kattığını ifade ediyor.
Geleceğin teknolojisinde Çin'in öne geçtiği değerli toprak elementleri fiziğine Türkiye'nin de acilen odaklanması gerektiğini savunuyor.
Fotoğraf çekip hızla tüketen "turist" ile şehri hissederek, kaybolarak ve özümseyerek gezen "flaneur" (aylak gezgin) kavramlarını karşılaştırıyor
Okurları dijital ekranlardan uzaklaşıp yaşadıkları veya gittikleri şehirlerin ruhunu sükunetle keşfetmeye davet ediyor.
Sanatçının cinsel enerjiyi, ritüelleri, erotizmi ve bedeni bir politik direniş ile yaratım alanı olarak kullanışını aktarıyor
Balkan folklorundan beslenen serginin, izleyicide yarattığı derin duygusal etkiyi ve insan ruhunu zorlayan yapısını değerlendiriyor
Nilüfer Çile; Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü dönüşümü,Türkiye’de heykel sanatının tarihsel gelişimini ve Güzel Sanatlar Akademisi’nin Rudolf Belling yönetimindeki dönüşümünü anlatıyor
Belling’in öğrencisi olan heykeltıraş Mari Gerekmezyan’ın kısa, trajik yaşamını ve üslubundaki dışa vurumcu, enerjik karakteri inceliyor
Gerekmezyan’ın şiirlere konu olan tutkulu sevdasına ("Karadut") ve Türk heykel sanatına kazandırdığı büst çalışmalarına dikkat çekiyor
Kıbrıs’ın fethinden önce ve sonra adadaki Türk varlığını, nüfus değişimlerini ve Osmanlı’nın fethe giden karar sürecini aktarıyor
İngiliz yönetimi dönemindeki yanlı tutumları ve Kıbrıs Türklerinin günümüze kadar süren varlık ile kimlik mücadelesini özetliyor
Atatürk’ün Türk dili vizyonuyla kurulan Türk Dil Kurumu’nun ve 26 Eylül Dil Bayramı’nın 94 yıllık tarihsel önemini vurguluyor
Didim’in tarihi atmosferini, Apollon Tapınağı’nı, Miletus antik kentini ve Altınkum sahilinin doğal güzelliklerini şiirsel bir dille anlatıyor
Sanatçı dostlarla ve edebiyat sevdalılarıyla akşam şölenlerinde buluşmanın, çay-kahve sohbetlerinin verdiği huzuru aktarıyor
Ege sahilinden Kıbrıs özlemine ve kültür birleşimine uzanan dizeleriyle barış ve sevgi dolu duyguları dile getiriyor
Emirgan’daki çocukluk günlerinden, radyo fasıllarından ve annesiyle paylaştığı musiki sevgisinden oluşan anılarını manzum olarak aktarıyor
Dolmabahçe’de Atatürk’ün cenaze merasiminden 1960 Beyazıt mitinglerine kadar annesinin tanıklık ettiği tarihi anları resmediyor
Kaleme aldığı "30 Ağustos Zaferi" şiiriyle de Kurtuluş Savaşı’nın çetin mücadelesini ve vatan sevgisini coşkulu bir dille dile getiriyor
"Hayat Senfonisi" başlıklı onuncu kişisel sergisi vesilesiyle sanat yolculuğunu, portrelerindeki duygu durumlarını ve içsel dönüşümünü paylaşıyor
Sanatın iyileştirici gücünü, toplumsal olayların tuvallerine yansımasını ve annesinin kaybından sonraki üretim sürecini ele alıyor
Çevre kirliliğine ve doğanın tahribatına dikkat çektiği son dönemsel eserleriyle izleyicide içsel bir farkındalık yaratmayı hedefliyor
Seçim dönemlerinde halktan oy alıp göreve geldikten sonra parti veya saf değiştiren siyasetçileri sert bir dille eleştiriyor
Görevde iken saf değiştirmenin seçmen iradesine, emek verenlere ve temel ilkelere bir ihanet olduğunu vurguluyor
Demokrasinin ve devlet yönetiminin kişisel ikbal uğruna zedelenmemesi gerektiğini belirterek siyasi ahlak ve dürüstlük çağrısı yapıyor
Uluslararası Turizm Diplomasisi:
Ayrıca, İstanbul’un Çin dışından ilk kez dönem başkanlığını devraldığı Uluslararası İpek Yolu Şehirleri Turizm İttifakı (ITASRC) Konferansı'nın detayları okura ulaştırılıyor.

No comments:
Post a Comment