Siz ne iş yaparsınız?
Geçen cumartesi günü akşam saatlerinde 0216 244 43 12 numaralı telefondan arandım. Garanti Bankası’ndan aradıklarını anlatan bir ses kaydı konuşuyordu. “Sağlık sigortasına devam için 1’e para iadesi talep etmek için 2’ye basın” diyordu. Böyle bir sağlık sigortam olmadığı için dolandırıcı olduğunu düşündüm ve kapattım.
Eşime aramanın içeriğini anlatıp bu tür aramalara dikkat etmesini söyledim. Çok şaşırdı çünkü bir gün önce 216 2444125 numaralı telefondan onu da aramışlardı. Üstelik, bu arama Garanti Bankası şubesinde devamlı görüştüğü bir görevlinin kendisini aramasından 7-8 dakika sonra yapılmıştı. Ben bir kayıtla karşılaşmıştım ama eşimi canlı kanlı biri aramış. Ne yazık ki gafil avlanmış ve yönlendirildiği yerde şifresini girmiş.
Anında da “Samsung-SM-AO47F cihazınız Garanti BBVA Mobil ile eşleştirilmiştir” mesajını almış.
***
Bu şu anlama geliyor: Bir dolandırıcı, üç kâğıt yaparak temin ettiği şifreyle Samsung marka bir telefonda Garanti BBVA uygulamasına eşimin vatandaşlık numarası ya da Garanti’deki müşteri numarasıyla giriş yapmış.
O dolandırıcı bunu yaptıktan sonra fark edilene kadar o hesaptaki paranın tamamını çekebilir, başka bir hesaba havale edebilir, bankadan kredi çekebilir, o hesabı yasadışı bahis gelirlerini aklamak için kullanabilir, kredi kartı temin edebilir.
Hafta sonuna denk geldiği ve mobil uygulamanın cihaz eşleşmelerini kaldırttığımız için hasarın ne boyutta olduğunu anlayamadık.
Ancak konuyla uğraşırken şunu gördük:
Vatandaş bu tür dolandırıcılar konusunda tam savunmasız.
***
Böyle bir dolandırıcılığın dayandığı en önemli durum, sizin ilgili kurumlar dışında kimsede olmayacağını düşündüğünüz kişisel verilerinizin dolandırıcılarda bulunması.
Beni arayan dolandırıcı, vatandaşlık numaramı, Garanti BBVA hesabımı, telefon numaramı aynı anda biliyor. Bu da sizde bankadan arandığınız duygusunu güçlendiriyor.
Bu bilgiler ancak GSM operatöründen, bankadan ya da bütün bilgilerimizi toplayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun denetimindeki resmî kurumlardan alınmış olabilir.
Çok iyi biliyoruz ki bu kurumlardan birçok defa veri hırsızlığı gerçekleşti ve verilerden oluşan paneller belleklere yüklenip para karşılığında satılıyor.
***
Konuyla uğraşırken bir başka şey daha gördük:
Böyle bir durum başınıza geldiğinde ne savcılıklar ne polis ne BTK ne banka ne GSM operatörü ne de Türk Telekom hak ettiğiniz desteği sağlıyor. Hepsi “uyanık olsaydınız, şifrenizi girmeseydiniz” moduna geçiyor.
Çok fazla vaka olduğunu bahane ediyorlar.
Kimse, “Arkadaş ben bu veri hırsızlığını nasıl engellerim? Verileri çalanların akıl almaz yöntemlerine karşı hangi güvenlik önlemlerini geliştiririm? Bu dolandırıcıları nasıl yakalarım?” gibi bir derde düşmüyor.
Bu kadar teknolojik kuruluşlar sizi dolandırıcılar karşısında çaresiz bırakıyor.
***
Başlıktaki “siz ne iş yaparsınız” sorusunu işte bu nedenle sordum.
Madem vatandaş bu dolandırıcılar konusunda başlarının çaresine bakacaklar, peki siz ne işe yarıyorsunuz?
Mesela BTK ya da Türk Telekom 0216444312 ve 0216444125 numaralı telefon hatlarını alanları denetlemiyor mu? Bu kadar kötü niyetli kullanılan 444’le başlayan bu numaraları alanlar kullananlar tespit edilemiyor mu?
Garanti Bankası, bir müşterisinin şifresini üç kâğıtla alıp mobil uygulamasıyla giriş yapan dolandırıcının telefonunun markasını dahi biliyor da IP numarasını bulup neden suç duyurusunda bulunmuyor?
***
Eminim son zamanlarda sizin ya da tanıdıklarınızın da başına benzer şeyler gelmiştir. Eminim sizin de deneyimleriniz ve kafanıza takılan sorular hep aynıdır.
Zira bütün dolandırıcılıkların mantığı ve enstrümanları aynı.
İlgili kurumlara sorulacak “siz ne iş yaparsınız” sorusu işte bu nedenle önemlidir.
BTK insanların sosyal medya hesaplarını engellemekten bu asıl işlerine bakmıyor dahi.
Bankalar, telekomünikasyon şirketleri bu alanlara yeterince yatırım yapmıyor.
Savcılıklar, kolluk kuvveti yoğunluklarını bahane ederek bu dolandırıcılarla etkin bir mücadele gerçekleştirmiyor.
Olan vatandaşa oluyor.
***
Hiç şüphem yok: Bu kurumların konumu açısından fon krizinde bugünlerde yaşananlarla biraz önce aktardığım dolandırıcılık eylemleri arasında hiçbir fark yok.
Fonlara izin verenler, denetleyenler (SPK, BİST...) belli...
Şartları yerine getirmedikleri halde bilanço oyunlarıyla halka açılan (ve fonlar tarafından suiistimal edildikleri için hisseleri haksız bir şekilde yükselen) şirketler, bu fonların satışlarını yapan bankalar belli...
Hepsinden önemlisi dolandırıcılar belli...
Peki neden hiçbiri bedel ödemiyor?
Peki neden bütün bedel vatandaşa ödetiliyor?

No comments:
Post a Comment