Sunday, August 16, 2026

Cumhuriyet gazetesi - Orhan Bursalı - 16 Ağustos 2026 - İktidar susarken, DEM'liler gerçeği mi söylüyor?

 

Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

16.08.2026 04:00
Güncellenme:

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

PKK dağılacak, bu kötü mü? Tartışmasız iyi!

Savaşa şu kadar milyar harcandı bugüne kadar, artık bu ekonomiyi geliştirmek halkı zenginleştirmek için harcanacak, buna karşı mısın!

Bakın bu nokta komik.

Sanki şuna getirilmek isteniyor laf. Halkın durumu bugün kötüyse nedeni PKK’ye karşı harcanan milyarlar.

Bunu sokak röportajlarında sorarsanız ne tür yanıtlar alacağınızı tahmin edebilirsiniz.

***

Önümüze konan tablo bu. Çerçeve yasanın halka yönelik yoğun tanıtımı, halkın rızasını almaya bu propaganda bombardımanı altında gerçekleşti.

Ama mesele salt bu muydu?...

***

AKP projenin bütününü halktan saklıyor gibi.

Çerçeve yasa, arkadaki daha büyük projenin duvarı. 

***

Bir iktidar terörü bitirmek için şüphesiz saklı görüşmeler yapabilir.

Anlaşma da yapabilir.

Af da gerçekleştirebilir.

Bunun örnekleri dünyada çok görülmüştür.

Sana normal bir yurttaşlık veriyorum, der.

***

Ama anlaşma terör örgütünün zaten uğruna savaştığı davasının belirli koşullarda kabulünü de içeriyorsa?

Ya örgüt, amaca ulaştık ulaşıyoruz, birkaç adım kaldı, zaten artık Suriye ve Irak’ta kaybettik ama burada kazanıyoruz düşüncesini ilerletiyorsa?

***

İktidar cephesinden bu konuda laf sızmıyor.

Ama silahlı-silahsız Kürt siyasi hareketi cephesine baktığımızda arka planda neye yöneldiklerini görüyoruz.

Dün Işık Kansu yazdı, Bakırhan’ın sözlerini okumamıştım: Cumhuriyet 100 yıl önce kurulmuş ama şimdi Cumhuriyeti “Ortak çıkarlar temelinde siyasi ve sosyal birlikteliğin ve adaletin sağlandığı Medine dönemi aklıyla...” herkesin evi haline dönüştürüyorlarmış.

Medine Sözleşmesi, Medine’de inançlılar ile inançsızları ve Yahudileri hepsinin kendilerine özel hakları olan bir düzen içinde kabul eder. TDV İslam Ansiklopedisi gibi pek çok önemli akademik kaynak, bu belgeyi “Medine şehir devletini bir konfederasyon halinde düzenleyen metin” olarak tanımlar.

***

Bakırhan ne söylediğini bilen biri.

Kürtler ve Türkler “ortak çıkarlar”la yeni bir Cumhuriyet kuruluşu temelinde bir araya gelecekler. Buna hepsi “demokratik Cumhuriyet” diyor.

Demokratik Cumhuriyet, yani sanki Türkiye demokratik olacakmış gibi algılamayın, Türkler ile Kürtlerin yeni birlikteliklerinin adı “demokratik” olacak. Artık her iki tarafın nasıl bir rejim altında yaşayacaklarını kendileri bilir.

Zaten İmralı sakini de çerçeve anlaşmasını, Kürtlerin hedefleri doğrultusunda 1000 kilometrelik yolun ilk kilometresi olarak nitelendirmedi mi?

“Kürt Cephesi”, Türkiye’yi Türkiye yapan Lozan Antlaşması’nı da bu nedenle reddediyor. Yeni bir demokratik kuruluşun miladını atıyorlar, kendileri açısından.

***

Mesela iktidar muhataplarının bu azami siyasi programlarının dile getirilmesi konusunda hiç konuşmuyor.

Tek laf etmiyorlar.

Kürt tarafı konuşuyor, onlar susuyor.

***

Uluslararası diplomatik dilde bir kavram var: Salam taktiği.

Hedefine ulaşmak için, Salam hedefinse onu ele geçirmek için, dilim dilim keserek ilerlersin, her dilim o yolda bir başarın olur.

***

Şimdi soralım: İktidar muhataplarının bu iddiaları konusunda ne diyor? Neden susuyor, açıklama yapmıyor?

Yoksa?...

Yoksa yarına: Tarafların iki ayrı programı mı söz konusu?...

***

Mesele sadece PKK dağılıyor, değil. 

No comments:

Post a Comment