Yayınlanma: 07 Ağustos 2026
Anayasa Madde 10: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”
Bölücü terör örgütü PKK için çıkarılmak istenen yasanın Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söylemek için hukukçu olmaya da gerek yok. Yine de bir yargı mensubuna, bir siyasetçi ve hukukçuya sordum. Önce yargı mensubunu dinliyorum:
DOKUNULMAZLIK KAZANIYORLAR
“Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı yasa teklifi hazırlandı. ‘Vatandaş hakaret ve benzer suç iddiasıyla cezaevine atılırken, silahlı kalkışmada bulunan bölücüler dışarıda’ diye tepki göstermeye başlayacak. Bundan sonra Seçim Kanunu, Siyasi Partiler Kanunu, İnfaz Kanunu’nda ne tür değişiklik yapılacağı da önemli.
Örgüt mensupları bu değişiklikleri kendileri için bir ‘dokunulmazlık’ gibi görür, siyaset yaparsa, Mavi Çarşı’ya bomba atıp 12 kişi öldüren terörist gibi ‘Pişman değiliz. Biz de pişman olmuş gibi bir hal var mı?’ diyerek tehditlerine devam edecektir. Bu da önce lokal sorunlar, sonra genel sorunlara dönüşür. Bu haliyle çıkarılacak yasa, bölücü terör örgütü için çıkarılmış özel bir aftır.”
BU BİR BAŞLANGIÇ
Bu teklifin yasalaşmasının devamında bununla bağlantılı olarak yeni yasalar çıkarılacağı anlaşılıyor. Diyarbakır’a uzanalım. Hem bölgenin nabzını, siyasetçi, hukukçu kimliği ve saygınlığıyla bilinen Sertaç Eke’den dinleyelim:
“Yasa teklifine olumsuz diyemem. Çünkü sonuçta bu yasal düzenlemelerin ilk ayağıdır. Bundan sonraki süreçte olayın temel hak ve özgürlükler çerçevesi, içerideki ve dışarıdaki unsurları bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, sürecin ilk aşaması olarak kıymetli görmeliyiz.
ÖRGÜTE ÖZEL DÜZENLEME
Hukuk tekniği açısından zayıf bir metin hazırlanmış. Bu yasal düzenleme, aslında bir infaz düzenlemesi, bir örtülü af niteliğidir. Bir infaz değişikliği önerisi ve infaz değişikliğinin özü de örtülü aftır, örgüte özel düzenlemedir. Bu da hukuk tekniği açısından ilerleyen zamanlarda Anayasa Mahkemesi’nin bir kişiye ya da örgüte
özel düzenleme olmasından kaynaklı olarak hukuki sıkıntılarla karşı karşıya kalma ihtimalini düşündürüyor.
Yani ilerleyen süreçte bu Anayasa Mahkemesi’nin konusu olduğunda yasal düzenlemenin iptali tartışma konusu olabilir. Denetimli serbestlik konusu son derece önemli. Bu yasal düzenleme ile 5 yıllık ve 10 yıllık kovuşturmanın ertelenmesiyle ilgili bir düzenlemeyle karşı karşıya kalınacak. 5 yıl ve 10 yıllık düzenleme içerisinde herhangi bir suç işlediğinde mevcut yasal düzenlemeden faydalanmama durumu ortaya çıkacak. Bu da problemli bir nokta.
KIYMETLİ BULUYORUZ
Denetimli serbestlik mevzusu üzere tartışılması, hassasiyetle bakılması gereken bir mesele, ilerleyen zamanlarda ciddi bir sıkıntı olarak görüyoruz. Yine tarih açısından Kasım 2005 tarihi muhtemelen bir müzakere sonucu alındı. 1 Haziran 2005 Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihtir. 2005 öncesi suçları kapsamaması da ayrı bir hukuki tartışma konusu. Bunlarla ilgili de problem var.
Yani özellikle bu düzenleme hem denetimli serbestlik, hem tarihsel açıdan, hem de hukuk güvenliği ve belirleyicilik açısından değerlendirdiğimizde zayıf bir metin olarak ortaya çıkıyor. Toplumsal barışa dönük en küçük adım kıymetli değerlendirilir. Biz bu çerçeveden bakmak zorundayız. Bu yasa teklifi Diyarbakır’da, kim barışa bir nebze hizmet ediyorsa, silahlı terörün bitmesine dönük en küçük bir katkısı olacaksa toplum bunu sahiplenir. Ama daha sonrasında düzenlemeler yapılacağı beklentisi var.
Teklifin, af niteliğini kaldırmak için bazı düzenlemeler yapılmış. Normalde bir yasal düzenleme herkesi kapsar. Şimdi talebe bağlı olmasının özü de olayın hukuk tekniği açısından af niteliğinin ötesine geçirilmiş. Yani af olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Ama ne olursa olsun yine söyleyeyim hukuk tekniği açısından zayıf.”
ÖRGÜT NASIL KARŞILADI?
Terör örgütü PKK militanları için özel bir af çıkarılmasını, örgüt cephesi “zafer” olarak niteliyor. Örgütte Öcalan’ı dinlemeyenler de var. Ama önemli kararlarda Öcalan’ın yanında yer alıyorlar. Son olaylarda da direnme olduysa da, Öcalan baskın çıktı.
Önceleri Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanacağı, serbest bırakılmazsa bile ev hapsine alınacağı dillendiriliyordu. Öcalan’ın isteği üzerine bu konu kapatıldı. Silah bırakmama konuşunda direnme de sonlandırıldı. Süreç, Öcalan’ın istediği doğrultuda ilerliyor. “Bağımsız Kürt Devleti”, “Federasyon” isteklerini dile getirenler sosyal medya üzerinden Öcalan’ı örgütü satmakla suçluyor.
BOŞLUKLAR GİDERİLMELİ
4422 sayılı Organize Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası çıkarılmadan önce Ordinaryüs Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, çok geniş katılımla her meslek grubunun görüşlerini aldı, çıkarılacak yasanın nasıl karşılanacağını, uygulamasının nasıl olacağına dair sekiz bölgede toplantılar yaptı. Toplantılara hakim, savcı, avukat, jandarma ve polis yetkilileri katıldı. Aylar süren çalışmalardan sonra yasa teklifine son şekli verildi. Uygulamada tam bir birlik sağlandı.
PKK’lılar için “Özel af” niteliğindeki yasa teklif ise kimseye gösterilmeden, herkesten gizlenerek hazırlanıp TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Daha ilk günden, yasa teklifine siyasi partilerden tepkiler var. Cumhur ittifakı bir an önce teklifi komisyonda düzeltmeli, hukukçuların görüşlerini önemsemeli. “Ben yaptım oldu” anlayışını bırakmalı.


No comments:
Post a Comment