Adını

“Tarihi Başarı” koymuşlar. Bugün “iktidarda 25 yıl kalabilmiş olmayı” Ankara Millet Bahçesi’nde kurulacak kürsü üzerinden ”tarihi konuşma” ile kutlayacaklar.

Halk seçti.

Destek verdi.

Bedelini acı ödedi.

★★★

Cumhurbaşkanı seçildiğinde “hedeflerini” yine kürsüden açıklamış, halka söz vermişti:

Enflasyon tek haneye.

İşsizlik yüzde 5’in altına.

İnecek.

Yoksulluk sıfırlanacak.

Milli Gelir:

2 trilyon dolara.

Kişi başı milli gelir:

25 bin dolara.

İhracat:

500 milyar dolara.

Çıkacaktı.

İhracat, ithalatı geçecekti.

Faiz batağından çıkacaktık 10 büyük ekonomi içinde olacaktık.

Olamadık.

Hiçbir hedefi tutturamadı.

★★★

25 yılın sonunda; yargıçlar, savcılar, ordu, polis, istihbarat, basın, Meclis, bakanlar, Merkez Bankası, TUİK, Sayıştay, Danıştay, Yargıtay, diyanet, müftüler, imamlar, valililer, kaymakamlar, vakıflar, vakıflardan beslenen hısım akraba dernekleri, din Allah sömürücüsü tarikat liderleri, devlet bankaları, özel bankalar, holdingler, faizin emirle inip, emirle çıkması, kredi muslukları, sanayi siteleri, Anadolu Aslanı KOBİ’ler, yüksek faizli dış borca bağımlı hormonlu büyüme araçları, ücret artışları, sosyal yardımlar, hibeler, teşvikler, vakıflar, üniversiteler, defolu belediye başkanları ile milletvekillerinin törenle parti değiştirip Tek Adam’ın elinden rozet taktırarak fırıldaklaşması, “butlanla siyasi ölü diriltip” muhalefet partisinin malına, mülküne çökmeler, nerdeyse havada uçan kuş, derede oynayan balık, karada karınca TEK Adam’ın iki dudağından çıkacak söze bağlandı.

★★★

Ne milli gelir hedefi!

Ne ihracat hedefi!

Ne faiz hedefi!

Ne kişi başı gelir hedefi!

Ne enflasyon hedefi.

Ne dünyanın 10 büyük ekonomisi içine girme hedefi, ne Avrupa Birliği’ne tam üye ve Maastricht ve Kopenhang kriterlerine tam uyum hedefi hiçbiri tutmadı. Türk pasaportu ile Türk Lirası dünyanın en değersizleri haline geldi. Bir tek voleybolcu kızlar dünya şampiyonu oldular, onlar da “Biz Atatürk’ün kızlarıyız” diye açıklama yapma ihtiyacını duydular.

★★★

25 yılın sonu:

Geçim sıkıntısına düşenler. Geliri az, gideri çok büyüyenler. Ailecek sınıf atlamanın keyfini yaşamak için zar zor aldığı ikinci el otomobile bir depo benzin koyabilmeyi kara kara düşünenler. Mutfağın artan masrafı, çarşı pazarda, bakkalda markette yükselen fiyatlar, elektrik, su, doğalgaz faturaları, sömürüye dönüşen vergiler yangın oldu. Aşırı yoksulluk çeken hane      sayısı 11 milyonu, sosyal yardım alamadıkları için elektrik faturalarını ödeyemeyen hane sayısı 1.8 milyonu, Genel Sağlık Sigortası prim borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 8.1 milyonu geçti.

Kaynak olarak ekle

Ülke yanıyor.

★★★

Hapishaneler aşırı doluluğa, hastaneler aşırı hasta baskısına gömüldü. Türkiye yüksek faizle dış borç bulup yiyen, dış borcu dış borçla kapatan, dış borç bulup köprü, otoyol, hava meydanı, hastane yaparak halkını afyonlayıp uyutan “mega soyguna” açık ülke oldu. Hazine garantili projeleri yapan şirketlere yılın ilk altı ayında 49.6 milyar lira ödendi. Dış borçla yapılan şehir hastaneleri bu yılın ilk 7 ayında 93 milyar lira yuttu. Siyasetçilik, zenginleşme, hısım akraba kayırma, 25 yıllık Tek Adam’ın el eteğini öpme oligarşisine dönüştü. Ölünceye kadar koltuğundan ayrılmaz Tanrı Lider yapısı; “Ahlaksız Siyasetçi- Ahlaksız Bürokrat- Ahlaksız İşadamı” soyguncu çetesini kemikleştirdi. Devlet kadrolarına adam yerleştirmede fırsat eşitliği (liyakat) tamamen ortadan kalktı. Model çürüdü. Şimdi “Tek Adam tekrar koltukta kalsın” diye “Yeni Anayasa Yapalım” hedefi yükseltip Öcalan ve DEM Parti ile Kürt vatandaşları aldatma tuzağı kurdular.

★★★

25 yıla böyle gelindi.

Halk dövünüyor.

Kendim ettim!

Kendim buldum!

Eğitim sistemi çöktü!

Son 25 yılda Tek Adam’ın yönetiminde Türk eğitim sistemi çağdaş eğitimin çok gerisine düştü ve çöktü. En son yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) tüm öğrenci adayların girdiği Temel Yeterlik Testinde (TYT) çok kötü sonuçlar çıktı. Türkçede 40 sorudan ancak 20.5 doğru, temel matematikte 40 sorudan ancak yalınızca 6.8’i, sosyal bilimlerde 20 sorudan ortalama 10.2, fen bilimlerinde ise 20 sorudan sadece 4.3’ü doğru yapıldı. Alan Yeterlilik Testleri (AYT) fizikte 14 soruda ortalama       

2.5, kimyada 13 soruda 1.8, biyolojide 13 soruda 2.6, Türk dili ve edebiyatında 24 sorudan 6.5, tarihte 10 soruda 2.3, coğrafyada 6 soruda 1.8- felsefe grubunda 12 sorudan 1.7, din kültürü ve ahlak bilgisinde de 6 sorudan ancak 1.4’üne doğru cevap verildi. 25 yılın son Milli Eğitim Bakanı Prof. Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı mı, Milli Mücadele mi” tartışması başlatmaya çalışarak eğitim sistemindeki çöküşü örtmeye çalışıyor.