Showing posts with label Ermenistan. Show all posts
Showing posts with label Ermenistan. Show all posts

Wednesday, October 26, 2016

İran-Ermenistan ilişkileri


 
SON YILLARDA SIKLIK KAZANAN İRAN – ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNİN GELİŞİMİ
26.10.2016              

 
Hazel ÇAĞAN ELBİR, Analist
18 Ekim 2016’da  Ermenistan Savunma Bakanı Vigen Sarkisyan, İran Savunma ve Silahlı Kuvvetler Bakan Yardımcısı Tümgeneral Nasrallah Kalantari ve diğer askeri yetkililer iki ülkenin büyüyen askeri işbirliğinin görüşülmesi için Erivan’da bir araya gelmiştir. Ermenistan Savunma Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre, Sarkisyan ve Kalantari bölgesel güvenlik, işbirliği ve bölgesel ihtilafların çözümü konularında görüşmüşlerdir. Her iki taraf da, İran ve Ermenistan arasındaki askeri-siyasi temaslarının sıklaştırılması üzerinde durmuşlardır. Toplantıda savunma, eğitim ve diğer alanlarda da işbirliğinin sürdürülmesi ve temasların genişletilmesi üzerine vurgu yapılmıştır[1].
Aynı tarihte, Ermenistan Başbakanı Karen Karapetyan, İran’ın Erivan Büyükelçisi Seyid Kazım Sajjad ile görüşmüştür. Görüşmede Başbakan Karapetyan, iki ülke ilişkilerinin dostluğa dayandığını vurgulamış, diplomatik ilişkilerin daha üst seviyeye taşınmasını arzu ettiklerini, bu konuda atılacak adımlardan birinin İran – Ermenistan üçüncü elektrik nakil hattı, ‘Narovan Trafosu’ inşasının olduğunun altını çizmiştir. Karapetyan, İran sınırındaki yerleşim alanlarında gaz dağıtımı sağlanması ve ‘Elektrik karşılığı gaz” projesinin önemine de dikkat çekmiştir. Başbakan, sadece Ermenistan – İran ilişkilerine değinmemiş, Ermenistan – İran – Gürcistan – Rusya işbirliğinin önemini de vurgulamıştır.
Ermenistan – İran arası ticaret hacminin arttırılması ve Kuzey – Güney otoyolu inşaası ile, tarım, telekomünikasyon, turizm, sağlık ve ekonomi alanlarında yeni anlaşmalar beklenmektedir. Ekonomik bağların güçlendirilmesi ve ortak menfaate hizmet eden yeni projeler için hazır olduklarını belirten Büyükelçi Sajjad, pek çok Ermenistan şirketinin İran’daki fuarlara katılım göstermelerinden dolayı memnuniyet duyduklarını ifade etmiştir. 18 Ekim 2016’daki görüşmede, ikili ilişkilerin daha güçlü bir şekilde sürdürüleceğinin sinyalleri verilmiştir.
Ekim 2016 görüşmesinin öncesinde, Haziran 2016’da, Ermenistan Savunma Bakan Yardımcısı, İran Savunma Bakanı Hüseyin Dehgan ile bir araya gelmiştir. Ermenistan Genelkurmay II. Başkanı Movses Hakobyan, bu ziyarette İran’ın devlet tarafından işletilen, İran ordusuna yiyecek, giyecek ve diğer askeri sarf malzemeleri tedarikçisi ETKA şirketi ile görüşmüştür[2]. Daha önce Şubat 2016’da ETKA yetkilileri Ermenistan’ı ziyaret ederek, Ermenistan Savunma Bakanlığı ile Ermenistan’daki girişimlerin işletilmesi ile ilgili olarak görüşmüştür.
Ermenistan ve Azerbaycan arasında patlak veren yoğun çatışmalar sonrasında, İran Savunma Bakanı Dehgan ve Ermenistan Savunma Bakanı Ohanyan, Nisan ayının sonlarına doğru bir araya gelmişlerdir. Bir hafta sonrasında Ohanyan İran’ın Erivan Büyükelçisi Seyyad Kazem Sajjad’ı bilgilendirmiştir. Görüşme sonrasında, Sajjad, söz konusu güven ortamının yakında tesis edileceğini belirtmiştir.
Askeri alanda, ekonomi alanında ve enerji alanında yapılan görüşmelerin yanı sıra, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Haziran’da iki ülke arasında imzalanan vizesiz seyahat anlaşmasına da dikkat çekerek, hükümetin Ermenistan’la işbirliğini derinleştirmeye hazır olduğunu vurgulamıştır. Cumhurbaşkanı Ruhani’nin bu yıl içinde Erivan’ı ziyaret etmesi beklenmektedir. Böylece, ikili ilişkilerin daha güçlü bir şekilde sürdürüleceğinin sinyalleri verilmiştir.
İran – Ermenistan ilişkilerinin geçmişine bakıldığında iki komşu ülkenin 1991 yılından beri yakın temasta olduğu görülmektedir. İran İslam Cumhuriyeti, Ermenistan’ın bağımsızlığını Aralık 1991’de tanımıştır. Diplomatik ilişkilerinin tesisi ise Şubat 1992’de gerçekleşmiştir. Aynı tarihte İran ve Ermenistan, iki ülke arasındaki dostluğun pekişmesi için bir bildirge imzalamıştır. 1992 yılından beri her sene İran ve Ermenistan arasında diplomatik ziyaretler devam etmiştir. Son yıllarda ise bu ziyaretlerde artış gözlenmektedir. 1995 yılında İran – Ermenistan doğalgaz boru hattı inşası anlaşması imzalanmıştır. Bu boru hattının yanı sıra İran – Ermenistan demiryolu projesi ile ilgili anlaşmalar da imzalanmıştır. Söz konusu demiryolu projesinin 5 yıl içinde tamamlanacağı öngörülmektedir[3]. 2007 yılında da, İran – Ermenistan doğalgaz boru hattı açılış töreni, İran ve Ermenistan Cumhurbaşkanlarının katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Aynı tarihte, Aras nehri üzerinde hidroelektrik santral inşaası ve işletilmesi konusunda İran ve Ermenistan arasında anlaşma imzalanmıştır[4].
İran ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin bu denli yakın bir zemine oturması, enerji konusunda, ticari ve askeri alanlarda anlaşmalara imza atılması, bölgede gerginlikleri giderici bir etki yaratmamıştır. Nisan 2016’da İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Hüseyin Dehgan, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki gerginliğin son bulması çağrısında bulunmuştur. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki gerginliğin ancak müzakerelerle aşılabileceğini vurgulayan Savunma Bakanı Dehgan, Azerbaycan Savunma Bakanı’na Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını ve Azerbaycan’a her türlü desteği sağlayabileceklerini ifade etmiştir. Bu resmi söylemin ışığında, Ermenistan’ın Dağlık-Karabağ’ı işgali ve Dağlık-Karabağ’ın özerklik statüsü konusunda Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ilkesine karşı uluslararası bir destek alamadığını ortaya koymaktadır. Azerbaycan’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunduğu ““İşgal Altındaki Azerbaycan Topraklarında Ekonomik ve Diğer Yasadışı Faaliyetler" (Illegal Economic and Other Activities in the Occupied Territories of Azerbaijan) başlıklı rapor, coğrafyanın durumunu tüm şeffaflığı ile ortaya koymaktadır[5]. Ekim 2016’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dağlık-Karabağ'a bağımsızlık verilmesine karşı olduğunu ifade etmiştir[6]. İleride Dağlık-Karabağ ile özerklik konusunda anlaşmaya varılabileceğinden de bahsetmiştir. Ermenistan, Karabağ Ermenilerinin kendi kaderlerini tayin etme hakkı olduğunu vurgulayarak Azerbaycan – Ermenistan barış görüşmelerinin kalbinde bu konunun olduğunu vurgulamıştır.
Bölgesel güvenlik ve işbirliği, çatışmalardan müzakere sürecine geçilmesi hem İran hem Ermenistan hem de Azerbaycan için önem arz etmektedir. Sadece İran ve Ermenistan arasında pek çok alanda işbirliği anlaşmaları imzalanması bölgesel barışa katkı sağlamaya yetmemektedir. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki gerilimin giderilebilmesi için İran’ın katkısı tabiatıyla önem taşımakta ancak yeterli olmamaktadır.
----------------------
[1] “Iran’s Deputy Defense Minister Visits Armenia” https://massispost.com/2016/10/irans-deputy-defense-minister-visits-armenia/
[2] “Armenia and Iran Discuss Military Cooperation” http://asbarez.com/156036/armenia-iran-discuss-military-cooperation/
[3] “Çin Başbakanı’na, İran-Ermenistan demiryolu önerisinde bulunacak”  http://news.am/tur/news/284055.html
[4] “ Bilteral Relations – Islamic Republic of Iran” http://mfa.am/en/country-by-country/ir/
[5]  “Violations of international law in Karabakh” http://www.hurriyetdailynews.com/Default.aspx?pageID=449&nID=105058&NewsCatID=396
[6] “Yerevan Scoffs At Azeri Offer Of Autonomy For Karabakh” http://www.azatutyun.am/a/28061366.html
 

Saturday, October 17, 2015

Fransız doktora öğrencisi, araştırmacı Maxime Gauin'in ilginç bir yazısı 
 
 ERMENİSTAN, GÜNEY KAFKASYA’DA “RUSYA’NIN BİR KOLU” – 
 
Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde öğrenciyken, Rusya ve Doğu Avrupa Coğrafyası Profesörü Yann Richard’a Rusya ve Ermenistan ilişkilerini sordum. Verdiği cevap ağırlıklı olarak ekonomi konusundaydı ve kesin bir ifadeyle: “Ermenistan… Rusya’nın (ticari kolu) bir dalıdır.” Bu açıdan bakıldığında son sekiz yılda ne değişti? Hemen hemen hiçbir şey. Rusya’nın kontrolünün ve hatta hakimiyetinin koşulsuz kabul edilişini anlayabilmek için, Ermenistan’ın tarihini ve ideolojisini bilmek gerekir. 19. yüzyılda Ermenistan milli hareketi ortaya çıktığında, özellikle 1912’ye kadar, Ermeni milli hareketi umutlarını Rus emperyalizmine bağlamış,, böylece Osmanlı İmparatorluğu ve Çarlık Rusya'sı içindeki Ermeni halkın ödeyeceği bedeli gözardı etmiştir. Çarlık hükümeti, Ermenileri kendi çıkarları için, özellikle de doğu Anadolu’yu (1914-1917) işgal etmek ve1905’te Azerbaycan’da yükselen vatanseverliği bastırmak için Osmanlı ve Azeri Türklerine karşı kullanmıştır. Buna rağmen, kısa ömürlü Ermeni Devleti (1918-1920) 1919’da Beyaz Rusları Amerikalılara tercih etmiştir. Soğuk Savaş sırasında Diaspora’nın ana örgütleri er ya da geç Sovyet tarafına geçmiş,1970’ler ve 1980’lerin iki önemli Ermeni terör örgütü (ASALA ve JCAG) Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) 'den maddi yardım almış ve suç işlemeye teşvik edilmiştir.
 
1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması ve sonrasında Ermenistan’ın bağımsızlığı ile büyük bir değişimin hayallerini kuranlar, şimdi tam bir hüsrana uğramıştır. Sonraki Erivan hükümetleri 1992-1994 arasında işgâle,1994’ten itibaren ise Batı Azerbaycan’ın (Azerbaycan topraklarınn yaklaşık %20’si) işgaline öncelik vermiştir. ABD Hükümeti, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği uluslararası hukuka uygunluk çerçevesinde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü resmen desteklediği için, Ermeni kabinelerinin Ermenistan’ın kontrolünü Rusya’ya ve İran Molla’larına vermesi sürpriz olmamıştır. 2013’ten bu yana Ermenistan Avrupa Birliği’ne üye olma girişimlerini durdurmuş ve geçmiş Euro-Atlantic katılım planlarını terketmiş, şimdi sadece Rusya liderliğindeki Gümrük Birliği ile şansını denemektedir. Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bu sene şu benzetmeyi kullanmıştır; “Ermeni konyağı Paris’te satılamıyor. Ama Rusya’da çok iyi satılıyor.” Böylece, Nicolas Sarkozy ve François Hollande’ın sayısız teklif ve girişimlerinin sonuç vermediği görülmektedir. Bu Amerikalı ve Avrupalı liderler için bir ders niteliğindedir.Buna bağlı olarak, Güney Kafkasya’da kalan son Rus Askeri üssü Ermenistan’da yer almaktadır. 2 Temmuz 2015’te Moskova’nın Ermenistan’a ileri teknoloji, Rus silahlarının satın alınması için 200 milyon $’lık kredi vereceğini açıklaması uluslararası toplum tarafından gülünç karşılanmıştır. Bu harcamalar Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığını pekiştirmekle kalmayıp, hükümetin önceliğinin halkların huzur ve refahı olmadığını, komşularla –özellikle bölgedeki en fazla Batı destekçisi devlet olan Azerbaycan’la – mücadeleye teşvik edeceğini ortaya koymuştur. Buna ek olarak, siyaseten, Erivan, bütün Batılı devletlere ve uluslararası hukuka karşı durarak Rusya’nın Kırım’ı yasadışı ilhakını onaylamıştır. Ermenistan’ın durumuna ekleme yapacak olursak, yayılmacı milliyetçilik (irredantist) politikası izleyen Ermeni hükümetleri ülkeyi tehlikeli ekonomik bunalım içine sokmuşlardır: 2013 yılında, Ermenistan kişi başına düşen milli gelir sıralamasında İzlanda ve Pakistan arasında dünyada 152. sırada yer almıştır. Üç ülke arasında, Ermenistan beslenmenin gerçek bir problem olduğu tek ülkedir. 1998’den bu yana iktidar partisi tarafından (ve büyük ölçüde 1998 yılından önceki kabineler tarafından) uygulanan resmi ideolojinin yayılmacı milliyetçilik (irredantizm) olmasının mantıksal sonucu olarak bilinçsiz yayılmacı milliyetçilik (irredantizm) Ermenistan’ın egemenliğini ciddi bir şekilde baltalamaktadır. Hatta Cumhurbaşkanı Sarkisyan 2011 ve 2015 yıllarında NATO aracılığıyla Türkiye’ye karşı eski toprak talebini yinelemiştir. Bunlara ek olarak, Cumhurbaşkanı Sarkisyan ASALA teröristleri (Türk ve Azeri toprakları üzerinde hak iddia edenler) için bir anıtın açılışını bile yapmıştır. Bu ideoloji Putin’in düşüncelerine Batı demokrasilerinin popüler düşüncelerinden ve ideolojilerinden daha yakındır. Bunun en açık örneği, geçtiğimiz yıl Rus destekçisi Ermenilerin aile içi şiddetin engellenmesi gibi “Avrupa değerlerini” savunan Batı eğilimli bir Ermeni vatandaşına saldırmalarıdır. 
 
Ermenistan’ın önünde bir seçenek vardır. Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan arasında, fakir, denize kıyısı olmayan, Rusya ile hiçbir sınırı bulunmayan Ermenistan için tek mantıklı ve bariz seçenek Ankara ve Bakü ile uzlaşmak, Avrupa Birliği’ne ve ABD’ye yönelmektir. Bu bariz gerçeği görmemek ve ona göre davranmamak Ermenistan’ın kendi çıkarlarının yanı sıra Batılı güçlerin bölgedeki stratejilerini de baltalamaktadır. Tercüme: Hazel Çağan Elbir
(AVİM -)