Mehmet Şakir Örs
Kurtuluşa doğru...
İçinde bulunduğumuz günler Ege’de kurtuluş günleridir. Ulusal Bağımsızlık Savaşı ile emperyalist ve işgalci güçleri ülkemizden söküp atan halkımız, bu tarihi günlere çok derin anlamlar yükler. Bu bağlamda, ulusal bağımsızlık mücadelesinin geçmişten günümüze uzanan şanlı geleneğine sahip çıkar. İşte Ege’deki kurtuluş günlerinin, günümüzde böylesi önemli ve değerli bir anlamı vardır.
Bilindiği gibi İzmir “kurtuluşun ve kuruluşun kenti”dir. Tıpkı Ege’nin “kurtuluşun ve kuruluşun yöresi” olması gibi. İşte İzmirliler-Egeliler, bu tarihi misyona günümüzde de coşkuyla sahip çıkarlar. Ulusal bağımsızlık, barış ve demokrasi değerlerini içselleştirirler. Her fırsatta ulusal bağımsızlığın, barışın ve demokrasinin türküsünü söylerler!
‘UÇUN KUŞLAR UÇUN’
“Evimizin önü duttur geçilmez/ Bağımızda gazel sıktır seçilmez/ Bir ben ölmeyinen ordu bozulmaz/ Uçun kuşlar uçun İzmir’e doğru.” Gerçekten de 104 yıl önce bugünlerde, Anadolu bambaşka günlere uyanıyordu. “Uçun kuşlar uçun” diyen kurtuluşun askerleri, İzmir’e doğru şanlı bir yürüyüş gerçekleştiriyordu. Ege kentleri ardı ardına kurtuluşun sevincini, coşkusunu yaşıyordu.
Aslında, 1922 yılı ağustos ayının son günleri ile eylül ayının ilk günlerinde; Ege’de, Batı Anadolu’da yaşanan tam anlamıyla bir kahramanlık destanıdır. Büyük şairimiz Nâzım Hikmet, Kuvayi Milliye Destanı’nda bu büyük yürüyüşü nasıl da güzel betimler: “Dağlar aydınlanıyor./ Bir yerlerde bir şeyler yanıyor./ Gün ağardı ağaracak/ Kokusu tütmeğe başladı:/ Anadolu toprağı uyanıyor.”
9 EYLÜL’ÜN ANLAMI
9 Eylül 1922 sabahı gün ağarırken İzmir halkı yeni ve mutlu bir güne hazırlanıyordu. Her sabah Sabuncubeli sırtlarından doğan güneş, bu kez sanki bir başka doğuyordu. Manisa’nın, İzmir’in üzerine düşen güneş ışınları kurtuluşu muştuluyordu.
Bugün 8 Eylül Manisa’nın, yarın da 9 Eylül İzmir’in 104. kurtuluş yıldönümüdür. Egeliler kurtuluşun yıl dönümlerini coşkuyla kutlarlar-kutluyorlar. Ama aynı zamanda günümüzün siyasal ve toplumsal gelişmelerine; Aydınlanmanın, ulusal bağımsızlığın, barışın ve demokrasinin penceresinden de bakıyorlar. Bu çağdaş, evrensel değerlerin aydınlığında geleceğe yöneliyorlar.
GÜNÜMÜZDE EMPERYALİZM
Böylesi bir siyasal bilinç, birikim ve ufukla konuya yaklaşılınca emperyalizm olgusunun günümüzde de devam ettiği görülür. Geçmişteki dünya savaşlarını çıkaran, sömürüyü ve işgalleri yaşatan emperyalizmin, günümüzde de etkin ve egemen olduğunu görüyoruz. Elbette zaman içinde yol ve yöntem değiştirerek, dönemlere uygun yeni egemenlik biçimleri oluşturarak ülkeleri ve halkları kıskaca alıyor.
Bugünün egemen otoriter siyaset anlayışı ve onun uygulayıcıları, emperyalizmin günümüzdeki temsilcileridir. Trump, Netanyahu gibi liderler, günümüzde de savaşları körüklüyorlar. Uluslararası emperyal güçlerin çıkarları doğrultusunda, ülkelere ve halklara ayar vermek istiyorlar.
ANTİEMPERYALİST MÜCADELE
Bu amaçlarına koşut olarak yeni Osmanlıcı, etnik ve mezhep temelli siyaseti dayatıyorlar. Özellikle Ortadoğu’yu ayrıştırmacı bir çemberle kuşatmaya çalışıyorlar. Bunların sözde temsilcileri ve uzantıları da bu sömürgeci anlayışı, yaklaşımı, kitlelere yeni bir reçete gibi sunuyor. Oysa ne otoriter yönetimler ve ne de kimlik siyaseti, günümüzün sorunlarına çözüm olamaz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bir asır önce emperyalizme karşı en haklı savaşı vermiş ve ulusal bağımsızlığını kazanmış olan halkımız; bu sözde reçetelerin ne anlama geldiğini ve geleceğini iyi biliyor. Halkımız, insanımız bunlara şerbetlidir! Neyin kendisi ve ülkesi için ne anlama geldiğini-geleceğini iyi ayırt eder. Yurttaşlarımızı aldatamazsınız, emperyal amaçlara alet edemezsiniz. Halkımız günümüzde de antiemperyalist mücadelenin gereğini, önemini kavrıyor.
YENİDEN ULUSAL BAĞIMSIZLIK
Sözün özü; ülkemizin ilerici yurtsever güçleri, günümüzde de ulusal bağımsızlık şiarına içtenlikle sahip çıkmalıdır. Çünkü ulusal bağımsızlık yaklaşımı, öyle kimilerinin ileri sürdüğü gibi modası geçmiş bir kavram değildir. Tam tersine, günümüzün siyasal ve toplumsal gerçekliğinde, önümüzü aydınlatacak bir ışıldaktır. Bu ışıldağı elbette Aydınlanma, barış, demokrasi ve toplumsal ilerleme değerleriyle de buluşturmak, ortaklaştırmak gerekiyor.
104 yıl önce Anadolu’da verilen Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı ve başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kurtuluşun önderlerini, askerlerini saygıyla anıyoruz. Günümüzde, bu anlamlı coğrafyada, Anadolu’da; ulusal bağımsızlığın, barışın ve demokrasinin bayrağını yeniden yükseltmenin gereğine de yürekten inanıyoruz.
No comments:
Post a Comment