Günlerdir Fon krizini anlamaya çalışıyorum.

Bu işin sorumlusu kim? Engellenebilir miydi? Ne yapılsaydı ne farklı olurdu?

Meselenin özü şu:

Borsalarda beş kişinin bir araya gelip bir hisse senedini manipüle etmesi dahi yasakken serbest fonlara ve katılım payı sahiplerine bu imkân tanındı.

Haliyle bu yapılar büyük bütçeleriyle girdikleri hisseleri rahatlıkla manipüle edebildiler.

Türkiye’de yaşanan krizde de 7 fon ve onların altındaki onlarca şirket benzer yöntemlerle borsada hisseleri yönlendirdiler, büyük haksız kazançlar elde edip çıktılar. Olan hisselerin tavan yapmasına aldanan yatırımcılara oldu.

***

Son üç dört yıl içinde bazı şirketlerin borsa değeriyle dünya devlerini geçtiğine denk gelip “bu işte bir bit yeniği var” dediğimiz dönemler olmuştu.

Üşenmedim ve fon krizinde gündeme gelen şirketlerin hisselerinin belli dönemlerdeki tavan ve taban yaptığı dönemlere baktım. 2025 ve 2026 yılında iki önemli dalga buldum. GrainTürk, Vişne Madencilik, Özata Denizcilik, Gündoğdu Gıda gibi şirketlerin hisselerine Tera, Pusula gibi fonlar tarafından belirli dönemlerde tavan yaptırılmış.

Aşağıdaki grafiklere bakarsanız bu dönemleri rahatlıkla görebilirsiniz.

Beceriksizlik mi suistimal mi? - Resim : 1

Beceriksizlik mi suistimal mi? - Resim : 2

Beceriksizlik mi suistimal mi? - Resim : 3

Beceriksizlik mi suistimal mi? - Resim : 4
***

Bu grafiklerin hepsi açık kaynaklardan elde edilen verilerle oluşturulabiliyor.

Peki bu kadar belirgin inişler ve çıkışlar Borsa İstanbul yönetimi tarafından tespit edilememiş mi? BİST bu yoğunlaşmaları SPK’ya bildirmemiş mi?

Bu sorunun peşine düştüm.

Biliyorsunuz ilk uyarı Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten gelmişti.

Şimşek’in uyarısının Vişne Madencilik ve GrainTürk hisselerindeki manipülasyon sonrasına denk geldiğine dikkatinizi çekmek isterim.

SPK’ya ikinci uyarı Borsa İstanbul’dan gitmiş.

MSCI, Endonezya’yı 27 Ocak 2026’da uyarmış. Borsa İstanbul da 30 Ocak’ta benzer durumların Türkiye’de de görüldüğüne işaret ederek SPK’yı uyarmış.

Bu uyarıdan 4 gün sonra Kiler Holding’in hisselerinde anormal bir artış olmuş. 20 gün sonra da (24 Şubat) MSCI Kiler Holding’in fiilî dolaşımdaki pay oranına dair belirsizlikleri gerekçe göstererek Kiler Holding’in büyük ölçekli şirket kategorisine yükseltilmesi kararını iptal etti.

Sonrası malum: MSCI, 23 Haziran’da Türkiye sermaye piyasalarına dair endişelerini açıkladı. Temmuz’da ise sorunlu hisseleri tek tek inceleyeceğini bildirdi.

***

Bakan Şimşek’in uyarısı, MSCI uyarıları ve peşi sıra da Borsa İstanbul’un onlarca uyarısı var: 164 tedbir, 28 uyarı mesajı, 32 bilgi notu...

Sadece uyarılarla sınırlı değil, örneğin Özata’ya 17 Nisan ve 30 Nisan’da uygulanan yaptırımlar, 25 Nisan’da kredili işlem yasağı gibi cezalar var.

Gündoğdu için 29 Şubat ve 10 Mart’ta verilen cezalar var.

Bu mesajlar, bilgiler, tedbir kararlarından oluşan dosyalar şu anda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ve savcılar detayları inceliyor.

Suç duyuruları ve gözaltı uygulamaları da bu incelemelerde elde edilen somut veriler doğrultusunda yapılıyor.

Borsa İstanbul, hisse bazlı uyarılarının yanı sıra Serbest Fonlar konusunda genel uyarılar da yapmış. Bir bakan yardımcısının Borsa İstanbul’un SPK’ya gönderdiği “Serbest fonlar fazla serbest hareket ediyor” uyarısına dair belgeyi kriz patladıktan sonra görünce “Bu uyarıdan daha önce haberimiz olsa bu olup bitenlere müsaade etmezdik” dediğini duydum.

***

Öyle anlaşılıyor ki Bakan Şimşek uyarmakla kalmayıp harekete geçseydi, Sermaye Piyasası Kurulu üzerine düşenleri yapsaydı, dokuz aylık bir süreç sonunda 22 Ağustos’ta açıklanan rehber çok daha önce çıksaydı kriz bu kadar büyümeyecekti. Şu anda 20 milyar doları bulan büyüklük daha 4-5 milyar dolarken soruna müdahale edilmiş olacaktı.

Bir başka sorun da geçiş süreciyle ilgili.

Rehber çıktıktan sonra uygulama zamana yayılsaydı, dört aydan daha uzun bir geçiş süreci olsaydı, temerrüt durumları bu kadar yoğun yaşanmayabilirdi.

Hisseler bu kadar dramatik bir şekilde düşmeyebilirdi.

Şimdi yanıtlamamız gereken soru şudur:

Bütün bu hatalar iş bilmezlikten mi yapıldı yoksa suistimal mi var?