Sunday, July 26, 2026

Oksıjen - Sedat Ergin - 24 Temmuz 2026 - “Serseri mayın var; ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz”

 Oksıjen

Sedat Ergin

24 Temmuz 2026 


“Serseri mayın var; ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz”


15 Temmuz 2016 akşamı dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Erdoğan’ın Koruma Müdürü Muhsin Köse’ye Binbaşı O.K’nın kendilerine getirdiği istihbaratı ilk olarak böyle bildirmiş. TRT’nin yeni belgesel-dizisi ‘Asırlık Gece’, Türkiye’nin uçurumun kenarından döndüğü o gecenin perde arkasında yaşananları aktarıyor. Bu yazımızda, ilk üç bölümü derinlemesine inceledik


Geçen hafta çarşamba günü 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin onuncu yıldönümüydü. Kısaca FETÖ diye adlandırdığımız kriminal örgütün bu tarihte kalkıştığı kanlı hareketin kamuoyunda geniş bir şekilde tartışılmasına tanıklık ettik.


Türkiye’nin uçurumun kenarından döndüğü o gece yaşanan hadiseleri bir kez daha hatırladık. O geceyle ilgili tartışılan sorular da bir kez daha gündeme getirildi.


Yıldönümünün önemli bir yönü, TRT’de on bölümlük “Asırlık Gece” belgesel-dizisinin gösteriminin iddialı bir tanıtım kampanyasının eşliğinde başlaması oldu.


15 Temmuz sonrasındaki dönemde bu kalkışmayla ilgili Genelkurmay Çatı, Akıncı Üssü, Kara Havacılık Komutanlığı gibi ana davalarının iddianamelerini okuyup, kovuşturma aşamalarını da izlemeye çalışarak çok sayıda analiz kaleme almıştım. TRT’deki belgesel dizinin yayınlanan bölümlerini özel bir ilgiyle izledim.



Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Çolak’ın Genelkurmay’da darbeciler tarafından derdest edildiği anlar güvenlik kameralarına böyle yansımıştı.

Bu yazıyı kaleme aldığım 22 Temmuz Çarşamba günü itibarıyla, Miray Yapım’ın hazırladığı dizinin henüz ilk üç bölümü yayınlanmıştı. Dolayısıyla bugün yapmakta olduğum değerlendirme bu aşamada yalnızca bu bölümlerle sınırlı bir ‘ön etüt’ olmak durumunda.


İlk üç bölümle ilgili gözlemlerimi özet olarak şu şekilde sıralayabilirim…


Dizi Erdoğan’ın avukatının kitabının uyarlaması

TRT dizisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın’ın kaleme aldığı ve 2021 yılında yayımlanan “Asırlık Gece” başlıklı kitabının bir uyarlaması. Müdahil vekili olarak bu davaların bir bölümüne katılan Hüseyin Aydın toplam 420 sayfa tutan kitabını, yargı süreçlerine esas oluşturan deliller ışığında hazırlamış.


Bu yönüyle “Asırlık Gece” isimli kitap, diziden bağımsız olarak 15 Temmuz gecesi yaşanan hadiselerin aşama aşama aktarımını vermesi bakımından önemli bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. Hüseyin Aydın’ın kitabı on bölümden oluştuğu gibi, bunu esas alan TRT uyarlaması da yine on bölüm halinde tasarlanmış.


Dizide Hüseyin Aydın’a merkezi bir rol de verilmiş. Sıkça karşımıza anlatıcı olarak çıkıyor. Olayların öncesinde ve sonrasında yorumlarıyla dizinin akışını destekliyor.


TRT dizisi birçok düzlemde ilerliyor. Bir düzlemde kitabı esas alan senaryo üzerinden çekilen, ancak büyük ölçüde sahadaki gerçeklerin aktarımı olan canlandırma sahneler var. Olayların önemli bir bölümünü film anlatımı halinde izliyoruz. Birden duayen tiyatro sanatçımız Yücel Erten, Fetullah Gülen olarak karşımıza çıkıyor, Yavuz Bingöl ise halen firarda olan sivil imam Adil Öksüz’ü canlandırıyor.



Darbeciler, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Güler’in kafasına yüzünü kapayacak şekilde bere geçirip derdest ettiler.

Bir diğer katmanda ise arşiv kayıtları, örneğin o gece TSK’nın muhtelif karargahlarındaki güvenlik kameralarının kaydettiği görüntüler yer alıyor.


Üçüncü grupta ise o gecenin önde gelen isimleriyle yapılan mülakatlardan alıntılar yer alıyor. O dönemdeki MİT Başkanı Hakan Fidan (bugün Dışişleri Bakanı), Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar (bugün milletvekili), Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler (bugün Milli Savunma Bakanı) da bunlar arasında. Fidan, 15 Temmuz konusunda ilk kez kamuoyuna bir beyanda bulunuyor.


Kurgu birden gerçeğe dönüşünce

Dizinin çarpıcı bir yönü, film olarak çekilen bölümlerle o geceye ait gerçek görüntüler arasında sıkça geçişlerin yapılması.


Örnek olarak, Erkan Petekkaya’nın oynadığı dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ın darbe şüphesi üzerine 15 Temmuz akşamı gittiği Güvercinlik’teki Kara Havacılık Komutanlığı’nda teftişini bitirip Genelkurmay karargahına döndüğü ana odaklanalım.


Komutanın Genelkurmay’ın protokol kapısından içeri adım atmasıyla birlikte darbeci askerler tarafından derdest edilmesini izlerken, birden Genelkurmay’ın güvenlik kameralarında o an kaydedilmiş gerçek görüntüye geçiş yapılıyor. Erkan Petekkaya’nın canlandırdığı Salih Zeki Çolak birden gerçeğine dönüşüyor.


Çatışmada böbreğini kaybeden Yarbay

Bir başka örnek, darbecilerin o gece makam odasında derdest ettikleri Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’i arabayla karargahtan dışarı çıkarmaya çalıştıkları sırada güney nizamiyede yaşanan olay.


Darbecilerin çıkışını önlemeye çalışan Muhafız Tabur Komutanı Yarbay Osman Tolga Kılınçarslan arabanın önünde durup engelleme yapıyor. Bunun üzerine otomobilin şoförü arabayı kendisinin üstüne sürüyor.


Yarbay Kılınçarslan, dizinin bu bölümünde başından geçen hadiseyi ekrana anlatırken, birden nizamiyedeki güvenlik kamerasının kaydettiği görüntülerden arabanın kendisinin üstüne hareket ettiği o anı izliyoruz.


Özellikle anlatımların güvenlik kamerası görüntüleriyle desteklendiği bölümler 15 Temmuz’un çıplak gerçekliğini daha kuvvetli bir şekilde hissetmemizi sağlıyor.


Bu arada, Kılınçarslan bu hadiseden hemen sonra çıkan çatışmada ağır yaralanmış, kurşunun isabet ettiği bir böbreğini kaybetmiştir. Bir kurşun da akciğerine girmiştir. Aylarca tedavi gören Kılınçarslan’a taburcu edildikten sonra sağlık sorunları nedeniyle kıta yerine karargah görevi verilmesi kararlaştırılmıştır. Kendisi halen albay rütbesiyle İzmir’de Ege Ordu Komutanlığı emrinde görev yapıyor.


Cemaat dershanesinden darbe merkezi akıncı üssüne

Dizinin birinci bölümü, daha çok FETÖ’nün organizasyonel işleyişini, cemaatin ordu içindeki gizli yapılanmasını ve darbenin hazırlanış sürecini anlatıyor. 15 Temmuz gecesi darbe faaliyetinde kilit rol oynayan bazı generallerin bir bölümünün daha çocukluklarından itibaren devşirildiklerini izliyoruz.


Gülen’in üst katında konakladığı Altunizade’deki dershane cemaatin önemli bir merkezidir. Dershanenin bir dönem yöneticiliğini yapan Hakan Çiçek, 15 Temmuz gecesi darbecilerin karargahı Akıncı Üssü’nde Adil Öksüz ile birlikte kilit rol oynayan sivil imamlardan biri olarak karşımıza çıkacaktır.


Bu yönüyle birinci bölüm askeri liseler-dershaneler-harp okulları-TSK- darbe merkezi Akıncı üssü-15 Temmuz- Pensilvanya/Fetullah Gülen hattı üzerinden ilerliyor.


‘Ben Binbaşı Karaca, önemli bir ihbarda bulunacağım’

İkinci bölüm ağırlıklı olarak darbe girişimi konusunda aynı gün MİT’e yapılan ihbar üzerine kurulmuş. Güvercinlik’teki Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli helikopter pilotu binbaşı O.K.’ya yapılan darbe planlaması çerçevesinde kritik bir görev verilir. O akşam helikopterle düzenlenecek bir operasyonla MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın MİT yerleşkesindeki konutunda yakalayacak ekipte yer alacaktır.


Binbaşı O.K.’nın bu görevlendirmeden rahatsızlık duyup MİT’e ihbarda bulunması 15 Temmuz’un muhtemelen en önemli kırılma noktalarından biridir.


Bu ihbar üzerine bir dizi önlem alınması darbecilerin deşifre olduklarını anlayıp kalkışmayı altı saat kadar öne çekmelerine yol açmıştır. Bu durum darbeciler açısından erken başlamanın handikaplarını beraberinde getirmiştir.


Binbaşı O.K. 15 Temmuz tarihinde Türkiye’de tarihin akışında belirleyici bir rol oynamıştır. Bu subayın kimliği gizli tutulduğu için kendisinden yalnızca O.K. diye söz edilmekteydi. Buna karşılık dizide ikinci bölümün açılışında O.K. MİT’e ihbarda bulunmaya gittiğinde kendisini “Binbaşı Karaca” diye tanıtmasıyla kamuoyunda ilk kez bu soyadı duyulmuş oluyor.


Bilindiği kadarıyla O.K. MİT’e 14.30 sularında gitmiş, burada üç ayrı aşamada sorgudan geçmiştir. Sonunda MİT Müsteşarı Hakan Fidan 16.00 sularında Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Güler’i arayıp aldıkları hassas duyumu iletmek üzere hemen yardımcısını Genelkurmay’a göndermekte olduğunu bildirmiştir.


Fidan, ardından 18.00 sularında bizzat kendisi Genelkurmay’a giderek Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar ve Orgeneral Güler ile durumu değerlendirmiş, bir süre karargahta kalmıştır.


Orgeneral Akar’ın attığı üç adım

Buradaki tartışma konularından biri, MİT’e gelen istihbaratın nasıl değerlendirileceği meselesidir. Bu ihbar topyekun bir darbenin mi habercisidir, yoksa daha sınırlı bir hareket, örneğin ihbarda konu edildiği şekilde sadece Fidan’ı hedef alan bir operasyon mudur?


Hakan Fidan, belgesel dizide Orgeneral Akar ile yaptıkları görüşmede kendisinin “Bu olay daha büyük bir operasyonun parçası olabilir” dediğini aktarıyor. İzlenen harekat tarzı her iki ihtimalin de üzerinde de durulduğunu gösteriyor. Şöyle ki…


Orgeneral Akar’ın attığı adımlardan biri, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ı durumu yerinde denetlemesi için Ankara’nın en önemli askeri helikopter üssü olan Güvercinlik’teki Kara Havacılık Komutanlığı’na göndermesi olmuştur. Orgeneral Çolak’ın niyetini maskeleyerek yaptığı denetleme sırasında darbeci subaylar hiçbir renk vermemişlerdir.


İkincisi, Dördüncü Kolordu Komutanı Korgeneral Metin Gürak’ı herhangi bir tank hareketi ihtimaline karşı Etimesgut’taki Zırhlı Birlikler Komutanlığı’na göndermesidir. Gürak daha sonra Etimesgut’tan Güvercinlik’e geçerek Orgeneral Çolak’a katılır.


Kritik bir diğer adım, Orgeneral Akar’ın 18.30 sularında verdiği bir talimatla Türk hava sahasını bütün askeri uçuşlara kapatmış olmasıdır.


Sonuçta MİT Müsteşarı’nın akşam saatlerinde aniden Genelkurmay karargahına gelmesi ve hemen ardından birbirini izleyen bu hareketler darbecilerde deşifre oldukları kanaatini uyandırmıştır.


Bu hamleler ilk planlamaya göre gece yarısından sonra cumartesi sabaha karşı 03.00’te başlayacak olan darbe operasyonunun öne çekilip, 15 Temmuz Cuma akşamı 20.30-21.00 saatleri arasında hemen başlatılmasına neden olmuştur.


Bu açıdan bakıldığında Binbaşı Karaca’nın ihbarı en azından Türkiye’nin darbeye uykuda yakalanmasını önlemiştir.


Yaşar Güler: “Fidan koruma müdürü Muhsin’i aradı”

15 Temmuz’la ilgili tartışma konularından biri Binbaşı Karaca’nın ihbarı hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hangi noktada bilgi verildiği sorusudur.


Fidan’ın, hava sahasıyla ilgili karardan kısa bir süre sonra Orgeneral Akar ve Güler’in yanından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Koruma Müdürü Muhsin Köse’yi aradığı kamuoyuna açık kayıtlara geçmiş bir husustur.


Bu husus ilk kez Orgeneral Yaşar Güler’in 7 Ekim 2016 tarihinde tanık olarak verdiği savcılık ifadesinde ortaya çıkmıştı.


Güler, bu ifadesinde Genelkurmay’da kendisinin de hazır bulunduğu Akar-Fidan görüşmesine atıfla, Akar’ın önce Genelkurmay Harekat Merkezi’ndeki görevli Tuğgeneral İlhan Kırtıl’ı bizzat arayarak, “İlhan, Türk hava sahasını her türlü askeri uçuşa yasaklıyorum” emrini verdiğini söylüyor.


Bunun üzerine Hakan Fidan da “Komutanım ben bir de Sayın Cumhurbaşkanımıza bilgi vereyim” diyerek Erdoğan’ın Koruma Müdürü Muhsin Köse’ye telefonla aramıştır. Güler, devamını şöyle anlatıyor:


“Muhsin’e, ‘Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşebilir miyim?’ dedi. Karşıdan ne cevap geldiğini duymadım. Bunun üzerine Hakan Fidan, ‘Peki Muhsin, dışarıdan bir saldırı olsa yeterli gücün, silahın ve adamın var mı?’ diye sordu. Oradan bir cevap aldı, ancak cevabını bilmiyorum. Sonra tekrar bir daha ‘Muhsin sana dışarıdan bir saldırı olsa buna karşı koyacak kadar gücün, kuvvetin ve adamın var mı?’ diye sordu. Oradan da muhtemelen olumlu bir cevap almış olmalı ki, ‘Kolay gelsin’ dedi ve telefonu kapattı.”


Muhsin Köse: “Fidan bana serseri mayın var dedi”

Fidan ile Köse arasında 15 Temmuz akşamı saat 19.00 sularında geçtiği tahmin edilen bu diyaloglar, TRT belgesel dizisinde Fidan ve Köse’nin kendi açıklamalarıyla de yer alıyor.


Vurgulanması gereken bir nokta Fidan’ın 15 Temmuz konusunda ilk kez kamuoyuna açık bir beyanda bulunmasıdır. Keza, bugün ‘Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanı’ unvanını taşıyan Muhsin Köse de yine ilk kez bu konuda konuşmuştur.


Dizinin ikinci bölümünde bu diyaloglar her ikisi tarafından şöyle aktarılıyor:


KÖSE: Hakan Fidan aradı beni. Sayın Cumhurbaşkanımızın durumunu sordu. Özel bir adreste olduğumuzu kendisine söylediğimde…


FİDAN: Sizin durumunuz nasıl? İyi misiniz? Her şey yolunda mı? Yeterli miktarda güvenlikle ilgili aldığınız tedbirler vesaireler… (Köse’ye atfen) ‘Biz iyiyiz’ dedi. ‘Bizim şu anda tedbirlerimiz, durumlarımız yerinde.’ ‘Tamam’ dedim; Biz bir konu üzerindeyiz. Belki bir müddet sonra somut bir konu olunca size döneriz.


KÖSE: Aynen şu ifadeyi kullandı Hakan Fidan: ‘Serseri mayın var. Ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz...’ Yani kullandığı ifadeyi ben çok iyi hatırlıyorum o kısmı...


Burada dikkat çekici nokta, Fidan’ın o aşamada Köse’ye “Serseri mayın var, ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz” ifadesini kullanmış olmasıdır.


Binbaşı Karaca helikopterlerin kalkışını MİT’e bildiriyor

Yine ikinci bölümün kayda değer bir aktarımı, MİT’e giden Binbaşı Karaca’nın akşam saatlerine kadar burada kalmış olmasıdır. Bu sırada kendisine birliğine dönmesi, ancak gelişmelerden teşkilatı haberdar etmesi söylenir. İlgili MİT görevlisi binbaşının cep telefonunda kendi numarasını “Pastacı” ismiyle kaydeder. Binbaşı Karaca ayrıca dinleme cihazı taşımayı da kabul eder.


İkinci bölümün final sahnesinde Orgeneral Çolak’ın saat 21.08’de Korgeneral Gürak’ın da 21.37’de Kara Havacılık Komutanlığı’ndan ayrılmalarıyla birlikte, üste darbe faaliyetinin hemen başlamasını izliyoruz. Helikopterler silahlar yüklenerek uçuşa hazırlanıyor.


Bu bölümde binbaşının bu hareketliliği MİT’e aktardığını da öğreniyoruz. Filmin akışında Binbaşı’dan Pastacı’ya (MİT’e) başlayan faaliyetle ilgili olarak “Akıncı’ya geçecekler” mesajı gidiyor. MİT’ten “Tamam sakın uçuşa katılma, derhal kışlayı terk et” yanıtı geliyor. Bunu “Seni bıraktığımız yere gel, seni oradan alacağız” mesajı izliyor.


Helikopterler alıkonan komutanları Akıncı’ya taşıyor

Yapımın üçüncü bölümü 15 Temmuz gecesi darbe faaliyetinin fiilen başlaması ve öncelikle Genelkurmay Başkanlığı karargahında Orgeneral Akar ve Orgeneral Güler’in makam odalarına girilmesi hadiseleri aktarılıyor. Darbeciler Orgeneral Akar’ı darbenin başına geçmesi için ikna etmeye çalışırlarken, Orgeneral Güler’in kafasına yüzünü kapatacak şekilde bere geçirip derdest ederler.


Biraz sonra Güvercinlik’ten ayrılıp Genelkurmay karargahına dönen Orgeneral Çolak’ın akıbeti de Orgeneral Güler’den farklı olmaz. O da derdest edilir.


Daha sonra bu üç orgeneral de Genelkurmay’ın bahçesine inen Sikorksy helikopterlerle Ankara yakınlarındaki Akıncı Hava Üssü’ne götürülmüşlerdir. Buradaki önemli bir nokta Genelkurmay’dan Akıncı’ya komutanların silah zoruyla zoraki naklini yapan helikopterlerin ihbarı yapan Binbaşı Karaca’nın görevli olduğu Güvercinlik’teki üsten kalkmış olmalarıdır.


Dizinin bundan sonraki bölümlerini de izlemeye devam edeceğim. Bu arada son olarak gözüme çarpan bir iki noktaya dikkat çekmek istiyorum.


Birinci bölümde FETÖ’nün hava kuvvetleri imamı Kemal Batmaz’ın 1 Ocak 2016 tarihinde ABD’ye girişinde havalimanında gümrük ve sınır muhafaza memurları tarafından sorgulanması hadisesi canlandırılmış. Batmaz nereye gideceğini soran ABD’li görevliye Pensilvanya’ya Fetullah Gülen’in yanına gideceğini söylüyor.


Bu sorgulamanın yapıldığı odanın camında “JFK Airport” yazıyor. Oysa Batmaz’ın uçağı o gün hava muhalefeti nedeniyle New Jersey eyaletinin Newark havalimanına indiği için bunun Newark olması gerekiyordu. Bu durum ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından Türk makamlarına aktarılan ve mahkeme kayıtlarına da giren resmi bir belgeye dayanıyor.


Bir diğer husus, ikinci bölümün girişindeki canlandırmada Binbaşı Karaca’nın MİT’e kendi kullandığı arabayla gitmesidir. Oysa kendisinin savcılık ifadesinden hatırladığım, birliğinden ayrılıp Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’na çıktıktan sonra taksi çevirerek MİT’e gittiği yolundaydı.


Ancak bu gibi detayların dizinin bütününü etkileyecek boyutta olduğunu zannetmiyorum.


Sedat Ergin







No comments:

Post a Comment