Monday, July 27, 2026

Gürsel Demirok ( Emekli diplomat) - 27 Temmuz 2026 - Kasım'da erken seçim olur mu?

 

Kasım’da erken seçim olur mu?

Gürsel Demirok

Bu köşede daha önce yayımlanan yazılarımda, CHP’nin bütünlüğünün korunmasının, parti içinde birlik ve beraberliğin sağlanmasının önemine dikkat çekmiştim.

CHP gibi köklü, demokratik gelenekleri güçlü ve çok sesli bir partiyi yönetmenin hiçbir zaman kolay olmadığını; farklı görüşleri, farklı siyasi eğilimleri ve güçlü kişilikleri ortak bir hedef etrafında buluşturmanın ciddi bir liderlik becerisi gerektirdiğini ifade etmiştim.

Hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Özgür Özel kanadından beklenenin sağduyulu bir liderlik anlayışı sergilemeleri, yaşanan sorunları diyalog yoluyla çözmeleri ve parti içindeki gerilimi artıracak söylem ve eylemlerden kaçınmaları gerektiğini vurgulamıştım.

CHP’ye gönül veren milyonlarca insanın beklentisinin ise parti içi tartışmalar değil; ekonomiye, hukuka, sosyal politikalara ve dış politikaya ilişkin güçlü çözüm önerileri duymak olduğunu belirtmiştim. Muhalefetin toplum nezdinde güven veren ve iktidara hazır bir alternatif görüntüsü oluşturmasının önemine dikkat çekmiştim. Cumhur İttifakı’nın erken seçim kararı alma ihtimalinden söz etmiştim.

Ne var ki beklenen uzlaşma sağlanamadı. Aksine, yaşanan gelişmeler CHP’deki ayrışmayı daha da derinleştirdi ve siyaset yeni bir döneme girdi.

Kurulan Yeni Parti’ye siyaset hayatında başarılar diliyorum. Partiyi kuran kadrolar önemli ve zor bir sorumluluk üstlenmiş durumda. Yeni partiye yönelik beklentilerin ve umutların oldukça yüksek olduğu görülüyor.

Diğer taraftan CHP ise yeni üyelerle farklı bir görünüm oluşturma çabasında. Bu süreçte kamuoyunda çeşitli tartışmalar yaşanıyor. Bazı medya organlarında, İstanbul’da yapılan üye katılım töreni ile ilgili farklı iddialar gündeme getirildi. Bu iddiaların doğruluğu ise kamuoyunun takdirindedir.

Tam da bu ortamda eski milletvekili ve siyasi analist Feyzi İşbaşaran’ın sosyal medya platformu X’te yaptığı bir değerlendirme dikkatimi çekti. İşbaşaran özetle şu olasılık üzerinde duruyor:

Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçeve düzenlemenin TBMM’den geçmesinin ardından Meclis’in Kasım 2026’da erken seçim kararı alabileceğini; muhalefetin bölünmüş görüntüsünün iktidarın elini güçlendirebileceğini; yeni kurulan partinin seçimlere katılım bakımından hukuki engellerle karşılaşabileceğini; bunun da muhalefetin seçim performansını olumsuz etkileyebileceğini öne sürüyor.

İşbaşaran ayrıca, seçim sonrasında ekonomik bazı adımların atılmasının da iktidarın seçim stratejisinin bir parçası olabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Elbette bunların tamamı bir siyasi analiz ve olası senaryodan ibaret. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bugün kimse kesin olarak bilemez.

Bu değerlendirmelerin ardından kamuoyunda da farklı yorumlar yapılıyor. Kimi bu senaryonun gerçekleşmeyeceğini umut ettiğini söylerken, kimi de muhalefetin bu ihtimali dikkate alması gerektiğini savunuyor. Bazıları ise yeni partinin kurulurken tüm hukuki ve siyasi ihtimallerin hesaplanmış olabileceğini düşünüyor.

Feyzi İşbaşaran da söz konusu değerlendirmelerinin bir temenni değil, muhalefeti olası risklere karşı uyarmayı amaçlayan siyasi bir analiz olduğunu ifade ediyor.

Türkiye siyaseti geçmişte birçok kez beklenmedik gelişmelere sahne oldu. Bu nedenle hiçbir ihtimali tamamen dışlamak da, kesin gerçekleşecekmiş gibi görmek de doğru değildir.

Ancak görünen o ki önümüzdeki aylar, hem iktidar hem de muhalefet açısından oldukça hareketli geçecek. Erken seçim kararı alınır mı alınmaz mı, bunu zaman gösterecek. Fakat hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin, siyaset kurumunun en büyük sorumluluğu topluma güven veren, kutuplaşmayı azaltan ve demokratik rekabeti güçlendiren bir anlayışı hâkim kılmaktır

No comments:

Post a Comment