Fon krizi o kadar büyük o kadar dallı budaklı ki bu işin uzmanı değilseniz anlamak için çok uğraşmanız gerekiyor.

Ben de günlerdir konuyla ilgili bütün haberleri okuyorum, mevzuatı tarıyorum, fonların hareketliliğini izliyorum ve ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorum.

Sabah ilk okuduğum metin Sermaye Piyasası Kurulu’nun açıklaması oldu.

Açıklamaya göre SPK, fonların tasfiye sürecini “portföy yapılarını ve piyasa gelişmelerini dikkate alarak” üç aydan altı aya çıkarmış.

Belli ki işin havale edildiği İş ve Ziraat bankaları gibi dünya çapında iki büyük banka dahi bu işi üç ayda yapamayacaklarını anladılar.

Daha doğrusu işin büyüklüğünün görünenden büyük olduğu anlaşıldı.

***

İkinci okuduğum mesaj bir okuyucumdan geldi. Kendisi TEFAS’tan bu sorunlu fonların son beş yıllık tablolarına bakmış ve başlardaki yüksek kârlılığına dikkat çekmiş. Ardından da şu soruyu sormuş: Asıl kazançları 2024’ten önce olduğu halde neden sadece 2024 sonrasını sürece dahil ediyorlar?

Soru mantıklı.

Sonra onlarca mesaj daha...

Kimi 5 milyon lirasını kurtarmaya çalışıyormuş. Kimi 25 yaşında ve biriktirdiği bütün parasını kaptırmış. Bir başka okuyucumun 600 bin lirası içerideymiş. Bir başka okuyucum, bu krizle Türkiye’de küçük yatırımcının hiçbir koruması olmadığının yüzde yüz kanıtlanmış olduğuna dikkat çekmiş ve Madoff ponzi yatırımlarını hatırlatarak sormuş: “SPK neden sorumluluğunu yerine getirmemiş. 2007 krizi ve Madoff’tan beri hiç mi ders almaz bir düzenleyici kurum (SPK)”

Gelen mesajlarda iki soru yoğunlaşmış:

Paramızı ne zaman verecekler? Ne kadar verecekler?

Ne zaman vereceklerini SPK’nın açıklamasından öğrendik. En erken altı ay.

Peki ne kadar olacağı belli mi?

Ne yazık ki değil. Büyük ihtimalle altı ayın sonunda “ana paralarını kurtarsalar kârdır” manzarası ortaya çıkacak.

Bir okuyucumuz da üç ay daha geciktirerek fonlardaki parayı faize yatıracaklarını iddia ediyor.

Bazı okuyucularımız ise kısıtlamadan önce satış talimatı verdikleri halde bankaların işlem yapmamasından şikayetçi.

Yazımı yazmadan önce konuyla ilgili yaptığım son şey Anahtar Parti lideri Yavuz Ağıralioğlu’yla sohbet etmek oldu.

Kendisi çok öfkeliydi. Önce şu analizi yaptı:

“Siyaset bozulunca, iflas edince böyle şeyler yaşanır. Çünkü siyaset olmayınca bürokratik oligarşi devreye girer. Güce, iktidara yakın adamlar ortaya çıkar. İktidara ‘bunlar size yakın mı’ diye dahi soramazsınız.”

Ağıralioğlu bu tespitinin ardından kapatılan ya da işlemleri durdurulan fonların ünlü yöneticilerine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“18.5 milyar dolar ne demek ya? Bu çok büyük bir finansal kriz. Çok büyük bir skandal. Bunu da mı biz dert edeceğiz? Hükümet niye hiç dert etmiyor? Bunun faturasını da mı vatandaşa kesecekler? Erzurum’da bir söz var: ‘Cağ kebap size şişler bize...’ Tam o durum.”

***

İşin mantığının hep aynı olduğunu anlatan Yavuzağıralioğlu, “Sazan yatırımcıya hisse satıp çıkarlar. Biz işte o çıkanları, köpek balıklarını bulmamız lazım” yorumunu yaptı.

Mehmet Şimşek’e “Sen analizci misin yorumcu musun bakan mısın?” sorusunu yönelten Yavuzağıralioğlu, Şimşek’in sürece seyirci kalmasını, operasyonun Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yapılmasını eleştirdi.

Yavuzağıralioğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu krizde, normalde on ay önce soruna dikkat çeken Mehmet Şimşek’in savcıları göreve davet etmesi gerekirdi ama burada Mehmet Şimşek sanki seyirci, her şeyi Adalet Bakanı yapıyor. Sorulması gereken soru şu: Şimşek’in uyarısına rağmen, hükümete yakın insanlar işin içinde diye mi zamanında operasyon yapılmadı?”

***

Siyasetçilerden, okuyuculardan, fonzedelerden art arda gelen soruların hepsi doğru ve sorulması gereken sorular.

Bir tarafta üç kuruşlarını kurtarmaya çalışan insanlar var.

Diğer tarafta ise Oğuz ve Emre Tezmen gibi 2,5 milyar dolarlık servetleriyle Forbes’ın “en zenginler” listesine giren patronlar, Bulls’un ünlü ortakları ve Pusula’nın İsviçre’ye transfer edilen paraları var.

Peki ya cevaplar?

Maalesef cevap yok.

Ağıralioğlu’nun dediği gibi her şey, her zaman “iktidara yakın” olanların yanına kâr kalıyor.

Bakın göreceksiniz, bu sefer de durum değişmeyecek!