Tuesday, June 23, 2026

Cumhuriyet gazetesi _ Nejat Eslen - 23 Haziran 2026 - İran savaşı ve siyasi amaç

 Olaylar Ve Görüşler

İran savaşı ve siyasi amaç - Nejat Eslen

23.06.2026 04:00
Güncellenme:

Image


En yalın tanımı ile savaş, siyasi amacı gerçekleştirmek için düşmanın savaşa devam etme iradesini kırmak, kendi irademizi kabul ettirmek amacı ile yapılan şiddet kullanma eylemidir.

Şimdi bu tanıma göre Ukrayna ve İran savaşlarının başarılı olup olmadığını irdeleyelim.

Rusya, Ukrayna’nın savaşa devam etme iradesini kırabildi mi? Hayır. Rusya, Ukrayna’ya kendi iradesini kabul ettirebildi mi? Kısmen.

Rusya, Ukrayna üzerinde siyasi amaçlarını gerçekleştirebildi mi? Kısmen. Rusya, bu savaşta başarılı mı? Kısmen. (Savaş uzadıkça Rusya için maliyeti artabilir, savaş Pirus zaferine dönüşebilir.)

ABD, İran’ın savaşa devam etme iradesini kırabildi mi? Hayır. ABD, İran’a kendi iradesini kabul ettirebildi mi? Hayır. ABD, İran üzerinde siyasi amaçlarını gerçekleştirebildi mi? Hayır. ABD, bu savaşta başarılı mı? Hayır.

Ukrayna savaşında Rusya’nın, İran savaşında ise ABD’nin tam bir başarıya ulaşamamasının nedenleri arasında birçok hususu belirtmek mümkündür. Ancak, her iki savaşta da başarısızlığın asıl nedeni, savaş stratejisini yönlendirmesi gereken akılcı, iyi tanımlanmış, elde edilebilir siyasi amaçların olmamasıdır.

ASLOLAN SİYASİ AMAÇTIR 

Savaşta aslolan siyasi amaçtır. Siyasi amaç, savaştan beklenen hasıladır. Siyasi amaç, savaş bittiğinde hangi ekonomik ve güvenlik çıkarlarının gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eder. Savaşın siyasi amacını ve savaşta uygulanacak şiddetin derecesini siyaset belirler. Siyaset, savaş stratejisine egemendir. Çünkü savaş stratejisi, siyasetin aracıdır ve siyaset tarafından yönlendirilir. Stratejinin görevi siyasetin belirlediği amacı gerçekleştirmektir.

Generaller, askeri hedefleri ve uygulanacak stratejik yöntemi siyasi amaca uygun olarak ve siyasi amacı gerçekleştirmek amacı ile belirlemek zorundadır. Buna karşı, siyasi otorite askeri gücün kapasitesini, yeteneklerini ve tahditlerini dikkate almak; savaşın doğası hakkında bilgili olmak zorundadır. Atatürk, konu ile ilgili tehlikeye dikkati çekerek Medeni Bilgiler kitabında bu tehlikeyi vurgulamıştır: ‘’Siyaset, savaşın doğası ile uzlaşması mümkün olmayan düşüncelere asla kapılmamalıdır. Kapıldığı takdirde savaş üzerinde ve savaşın sonucu üzerinde zararlı olur, öldürücü olur. Bu sebeple, doğrudan doğruya siyaseti yöneten hükümet adamının savaşın doğası ve şekli yönetimi hakkında eksiksiz bilgi sahibi olması gerekir.’’

Carl von Clausewitz ise 19. yüzyılın başlarında siyasi amacın önemini şu şekilde ifade etmiştir: “Neye ulaşmayı ve savaşı nasıl uygulamayı amaçladığını kafasında açıkça belirlemeden kimse savaşı başlatamaz, başlatmamalıdır. Bunlardan birincisi, siyasi amaç, ikincisi ise harekâtın hedefidir.”

Clausewitz’e göre savaşta stratejik deha olmanın ise basit iki koşulu vardır: Savaşı tanımlanan siyasi amaca göre ve eldeki güce göre yönlendirmek. Bir seferi tamamı ile amacına ve elindeki araca (güce) göre yönlendiren, bundan ne daha fazlasını veya ne de daha azını yapan bir prens veya general, böylece dehasını göstermiş olur.

Özetle, savaşta gerçekçi, ulaşılabilir ve iyi tanımlanmış siyasi amaç esastır. Stratejik planlama ile seçilen askeri hedefler elde edildiğinde siyasi amacı sağlamalıdır; mevcut askeri güçle seçilen askeri hedefler elde edilebilmelidir.

Yukarda sıralanan bilgiler, dünyanın her yerinde, askeri akademilerde öğretilen savaş ve strateji ile ilgili temel bilgilerdir ve her generalin bu ilkeleri bilmesi ve savunması gerekir. Ancak, uygulamalarda, İran savaşında da olduğu gibi bu temel savaş stratejisi ilkelerinin dikkate alınmadığı görülmektedir.

KÖTÜ STRATEJİNİN İYİ ÖRNEĞİ 

Eski bir emlakçı olan, stratejik kültür yoksunu ABD Başkanı D. Trump ve onun savaş bakanı eski Binbaşı Hegseth, İran savaşında uygulanan askeri stratejiyi yönlendirecek rasyonel ve uygulanabilir siyasi amaç yerine, daha çok İsrail’in taleplerini karşılayan, mevcut askeri güçle uyumlu olmayan maksimalist amaçlar gündeme getirerek başarısızlığın önünü açmıştır.

ABD, İran ordusunun hazırlıkları, füze ve silahlı insansız hava aracı stokları, halkın potansiyel karşı duruşu hakkında yeterli ve doğru bilgi edinmeden savaşı başlatmış; halkı ayaklandıramamış, rejimi devirememiş, nükleer malzemeyi ele geçirememiş, füze stokunu yok edememiş Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasını ve böylece İran’ın küresel etkiler yapmasını önleyememiştir. Trump’ın ve onun savaş bakanının stratejik hatalarına sessiz kalan ve siyasete biat eden ABD generalleri, liderlik derslerinde kötü örnekler olarak anılacaktır. Kişisel çıkarları nedeni ile stratejik gerçekleri siyasi otoriteye ifade etmekten kaçınan biat etmiş generaller de güvenlik sorunudur. ABD’nin İran savaş stratejisi ise kötü bir uygulamanın iyi bir örneği olarak askeri akademilerde incelenecektir.

NEJAT ESLEN

EMEKLİ TUĞGENERAL

No comments:

Post a Comment