MHP genel başkanı Devlet Bahçeli, açılım sürecine “Yeni yol haritası” gerektiğini belirterek “Öcalan'ın fesih edilmiş PKK'nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli. Örgüt üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizma oluşturmak, gelişmelerin takibini sağlayacak devlet kurumlarını yetkilendirmek, bir yandan da yasal ve idari düzenlemeleri yaparak barış ve kardeşliği, siyaseti ve demokratik değerleri öne çıkarmak terörsüz Türkiye hedefine ulaşma amacına hizmet edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında “Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik Komisyonu” ve onun içerisinde “Terörle Mücadele Devlet Koordinasyon Merkezi” kurulmasını öneren Bahçeli, görev ve kapsam tanımını; “Tasfiye sürecinde iletişimi kurmak ve adımları atmak, devlet kurumlarıyla muhataplık imkânı, izin ve benzeri lojistik desteklerin kendisine sağlanması, raporlama, örgütün tasfiye sürecini takip ederek devlet adına yönetmek, gerekli idari düzenlemeleri hayata geçirmek ve TBMM’nde yapılan düzenlemeleri izlemek” olarak yaptı.

***

Aslına benzer bir öneriyi CHP Genel Bakanı iken Kemal Kılıçdaroğlu sürekli olarak yapıyordu. Kılıçdaroğlu, 2021 yılındaki son önerisinde “Kürt sorununu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var. HDP'yi meşru organ olarak görebiliriz. Bir sorun varsa bu sorunu çözecek organ hangisi? TBMM. TBMM'den daha büyük bir güç yoktur. Millî Kurtuluş Savaşı'nı veren Meclis, bizim TBMM'dir.” demişti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, o zaman “HDP’yi meşru organ görmek demek, PKK’yı muhatap almak demektir” diye tepki göstermişti ama kendisi daha sonra, Abdullah Öcalan’ı Meclis’te DEM Parti grubunda konuşma yapmaya çağırmıştı!

Meclis'in bu konuda neyi görüşeceğini, Oslo sürecinin basına sızdırılan görüşmelerinde koordinatör ülke temsilcisi söylemişti: "Sizi buraya biz topladık, Abdullah Öcalan'ın talepleri TBMM'de görüşülecektir."

***

Sorunun nasıl çözüleceğini ise 1989 yılında İtalya Carabinieri Genel Komutanı Roberto Jucci, o zaman Roma'da yarbay rütbesiyle askerî ataşe olan emekli tümgeneral Osman Özbek'e, veda ziyareti sırasında söylemişti. Görüşmenin ilgili bölümü şöyleydi:

Roberto Jucci: Ağrı'ya mı atandınız? Çok dikkat etmelisiniz. O bölgede PKK çok etkindir.

Osman Özbek: PKK’nın nerede ne kadar etkin olduğunu bilecek kadar Türkiye ile ilgilisiniz demek…

Roberto Jucci: Bilgim şuradan geliyor: Bizde her Salı günü İtalya Millî Güvenlik Kurulu toplanır, ben de görevimden dolayı bu toplantılara katılırım. Toplantılarda Türkiye konusu da beş dakika konuşulur. Bu beş dakikanın üç-dört dakikasında uzmanlar PKK eylemleri hakkında bilgi verir.

Osman Özbek: Peki sayın komutan, Türkiye bu mücadeleye 1984''te başladı. Beş yıl oldu, henüz terörü sona erdiremedik. Sizin böyle bir sorununuz olsa ne yapardınız?

Roberto Jucci: Osman Bey, bizdeki verilere göre PKK bir ABD projesidir. Türkiye, İtalya gibi bir NATO üyesi olduğuna göre bu sorunu ABD ile görüşerek çözebilir. Örgütün arkasında ABD olduğu ve bunu yok saydığınız sürece terörü bitiremezsiniz…

Zaman Roberto Jucci'yi haklı çıkarmıştır. Tabii onun gördüğünü biz de görüyor ve yazıyorduk ama bu gerçeği siyasi parti genel başkanları yok sayıyordu!

Sonunda PKK, Suriye’de Amerikan baskısıyla devlete ortak edildi. Türkiye’de aynısı hedefleniyor.

***

Türkiye'nin Esad dönemindeki son Şam Büyükelçisi Ömer Önhon da T-24’ten Cansu Çamlıbel’e “Türkiye'deki PKK ile YPG’yi ayırmak, Türkiye'deki süreç ile Suriye’deki süreci ayırmak, Türkiye'deki anayasa hazırlıkları ile oradaki anayasa hazırlıklarını ayırmak, bunların birbiriyle ilgisi yokmuş gibi davranmak bana göre çok gerçekçi değil. Çünkü şu bir gerçek ki bu iki ülkede olan bitenler bir şekilde birbirini etkileyecek. Yani bunlar bana göre bir bütünün parçası...” demişti.

İşte şimdi ABD yörüngesinde böyle bir sürece alt yapı hazırlanıyor. Bu sebeple ikide bir “Yeni Anayasa” deniliyor. Oysa Yeni Anayasa’yı millet istemiyor, ABD ve AB dayatıyor!

19 Mayıs, ABD ve İngiltere mandasına karşı milli mücadelenin başlangıcıydı. 107 yıl sonra, Türk Milleti, yine milli mücadeleye zorlanıyor!