Wednesday, January 7, 2026

OKSİJEN - 7 Ocak 2026 - İran’da protestolar 10. gününde: Ölü sayısı tartışmalı, baskı sertleşiyor

 OKSİJEN - 7 Ocak 2026

İran’da protestolar 10. gününde: Ölü sayısı tartışmalı, baskı sertleşiyor

İran’da 28 Aralık’ta Tahran’daki Büyük Çarşı’da başlayan ekonomik temelli protestolar 10’uncu gününe girerken, hak örgütleri en az 25–36 kişinin öldüğünü, yüzlerce kişinin yaralandığını ve bine yakın kişinin gözaltına alındığını bildiriyor

Yönetim “geçim sıkıntısına” dair talepleri dinleyeceğini söylerken, protestoların “isyana” dönüştüğü gerekçesiyle güvenlik güçlerinin müdahalesini sertleştiriyor; Ilam’daki hastane baskını iddiaları uluslararası tepkileri artırıyor.

Nasıl başladı, nasıl yayıldı?

Protesto dalgası 28 Aralık’ta başkent Tahran’da, esnaf ve dükkân sahiplerinin riyalin dolar karşısında yeniden sert değer kaybetmesine ve hızlanan hayat pahalılığına tepki olarak sokağa çıkmasıyla başladı. Ardından üniversite öğrencilerinin katılımı ve farklı kentlerdeki pazar/çarşı odaklı eylemlerle ülke geneline yayıldı.


BBC’nin doğrulanmış video analizi (BBC Verify/BBC Farsça) protestoların 31 vilayetten en az 17’sine yayıldığını; görüntülerle teyit edilebilen eylemlerin 50’den fazla şehir ve kasabada görüldüğünü aktarıyor. Bu sayının, doğrulanamayan görüntüler ve kapalı bölgeler nedeniyle daha yüksek olabileceği belirtiliyor.


Nerelerde yoğunlaşıyor?

Son günlerde öne çıkan iki hat var:


Tahran (Büyük Çarşı ve çevresi): Salı günü (6 Ocak) Büyük Çarşı’da güvenlik güçlerinin biber gazı kullandığı ve “diktatöre ölüm” gibi rejim karşıtı sloganların duyulduğu görüntüler yayımlandı. Devlete yakın Fars ajansı ise eylemleri “fiyat artışları odaklı dağınık toplanmalar” olarak çerçeveledi.


Batı hattı – Ilam vilayeti (Malekshahi/Abdanan/Ilam merkezi): Hem geniş kalabalıklar hem de en sert müdahale iddiaları burada. Abdanan’da büyük yürüyüş görüntüleri dolaşıma girerken, Malekshahi’de güvenlik tesisi çevresindeki çatışmalar ve can kaybı iddiaları, sürecin kırılma noktalarından biri olarak görülüyor.


Kaç kişi öldü? Neden rakamlar farklı?


Resmî makamlar kapsamlı bir bilanço açıklamıyor; bazı güvenlik görevlilerinin öldürüldüğünü duyuruyor. Bağımsız/hak örgütleri ve uluslararası ajanslar ise farklı metodolojilerle sayı veriyor:


HRANA, son 10 günde en az 36 ölüm (34’ü protestocu; 2’si güvenlik güçleriyle bağlantılı) ve 2.076 gözaltı bildirdi. 


Reuters, hak örgütlerinin derlemelerine dayanarak en az 25 ölüm ve HRANA’nın 29 ölüm/1.203 gözaltı gibi daha düşük ara toplamlarını da aktarıyor (gün gün güncellenen sayılar nedeniyle fark oluşabiliyor).


BBC Farsça, kimlik ve ölüm bilgilerini kendi doğrulama standardıyla teyit ederek 20 kişinin ölümünü doğruladığını bildiriyor. 


ABC News ise HRANA verilerine dayanarak 35 ölüm ve protestoların 27 vilayete yayıldığı bilgisini paylaşıyor.


Bu farklılıkların ana nedeni, İran’da saha verisine erişimin sınırlı olması, internet/iletişim kısıtları, hastane-morg kayıtlarına erişim güçlüğü ve kurumların “teyit standardı”nın farklı olması.


Müdahale sertleşiyor: Hastane baskını iddiaları


Protestolardaki en tartışmalı başlıklardan biri, Ilam’daki İmam Humeyni Hastanesi’ne güvenlik güçlerinin baskın yaptığı iddiası. Amnesty International, Devrim Muhafızları ve özel polis güçlerinin hastane yerleşkesine girerek göz yaşartıcı gaz, kırma-dökme ve darp uyguladığına dair bilgi aldığını belirtti; bunu uluslararası hukuk açısından ihlal olarak niteledi.


Al Jazeera de Ilam’daki hastane baskını görüntülerinin dolaşımda olduğunu, protestocuların “yaralıların burada saklandığı” gerekçesiyle hedef alındığını aktarıyor.


Ekonomi tetikleyici: Kur krizi, enflasyon ve 'yetersiz' destek paketi

Eylemlerin ilk dalgasını besleyen başlık, riyalin son bir yılda rekor seviyelere gerilemesi ve temel ihtiyaçlarda fiyatların hızla artması. Al Jazeera, riyalin açık piyasada 1 dolar = 1,47 milyon riyal seviyesine kadar çıktığını; özellikle yemeklik yağ fiyatının bir haftada üçe katlandığını yazdı. Hükümetin buna karşılık 10 milyon riyal (yaklaşık 7 dolar) tutarında online gıda kredisi gibi destekler açıkladığını; ancak bunun “piyasayı yatıştırmaya yetmediğini” belirtiyor.


Reuters da protestoların 'ekonomik şikâyet'ten 'daha geniş yönetim karşıtı' bir çerçeveye evrildiğini not ediyor.


Rejimin mesajı: Haklı şikâyet var; ama isyana merhamet yok


Dini lider Ali Hamaney protestolara ilk kapsamlı tepkisinde “isyancılara had bildirilmeli” mesajı verirken; Yargı Erki Başkanı Gholamhossein Mohseni-Ejei geçim sıkıntısı şikâyetleri için “dinleme” vurgusu yapsa da “isyancılara” karşı müsamaha olmayacağını açıkça dile getiriyor.


Bu söylem, sahadaki müdahalenin 3 Ocak’tan itibaren sertleştiği tespitleriyle birlikte okunuyor.


Dış tepki ve gerilim


BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, can kayıplarından “derin üzüntü” duyulduğunu ve barışçıl protesto hakkının korunması gerektiğini vurguladı.


ABD Başkanı Donald Trump ise güvenlik güçlerinin barışçıl protestocuları öldürmesi halinde ABD’nin “çok sert karşılık vereceği” uyarısında bulundu; bu çıkış İran yönetimi tarafından dış müdahale söylemiyle karşılanıyor.


2022 Mahsa Amini protestoları: Benzerlikler, farklar


Bu dalga, 2022’de Mahsa Amini’nin gözaltında ölümü sonrası patlayan ve hak örgütlerine göre yüzlerce kişinin öldüğü kitlesel protestolardan bu yana en yaygın gösteriler olarak tanımlanıyor. Amini'nin ahlak polisleri tarafından gördüğü şiddetin ardından hayatını kaybetmesi o yıllarda da büyük tepki toplamış, başta kadınların başlattığı eylemler giderek artan rejim karşıtı kitlesel protestolara dönüşmüştü. 


Bu kez tetikleyici “ahlak polisi” değil, ekonomi ve hayat pahalılığı. Ancak sloganlar ve hedefler hızla siyasileşerek rejimin tepe isimlerine yöneliyor; bu da 2022’deki dinamikle kesişiyor.


İran Cumhurbaşkanı Pezeşikyan'dan 'istişareye hazırız' mesajı: Ülkeyi bu noktaya birlikte getirdik

Kaynak: Gazete Oksijen







No comments:

Post a Comment