Hediye Levent
8 Ocak 2026 00:43
Venezuela darbesinin Ortadoğu’ya anlattıkları...
2026’nın dünya ve bölge siyaseti açısından çok sert olacağı bekleniyordu ki yeni yıl oldukça hızlı ve tedirgin edici gelişmelerle başladı. Dünya genelinde Amerika-Rusya-Çin gibi büyük güçlerin karşı karşıya geldiği gelişmeler Orta Doğu’da etkilerini göstermeye başladı.
Amerika’nın Venezuela’ya darbesi, Amerika-Avrupa Birliği çatlağı, Rusya ve Çin’e yönelik baskının giderek artması, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında gerilimin iyice su yüzüne çıkması, nüfuz savaşlarının kuzey Afrika’ya ve Afrika’ya taşınması, İran’da günlerdir devam eden gösteriler… Bunların dışında İsrail saldırılarının devam ettiği Lübnan’ın yeni bir savaşın eşiğinde olması, Gazze’deki durumun kötünün de kötüsü haline gelmesi, Suriye’de bıçak sırtı gidişat, kaynayan Doğu Akdeniz gibi bir çok önemli konu gölgede kaldı neredeyse.
Amerika’nın sadece Nicolas Maduro değil bütün Venezuela’nın onurunu ayaklar altına almaktan gurur duyduğu darbesi ile başlayalım!
Darbe Ortadoğu ülkelerinde tedirginliğe sebep olmakla kalmadı, ‘Sırada kim var?’ sorusunun sorulmasına neden oldu. Şimdiye kadar Trump’ın ekonomik ve diplomatik yaptırımlar ile sınırlı kalan hamleleri dünyanın geri kalanı gibi bölge ülkelerine de hareket alanı veriyordu. Ancak Venezuela darbesi amiyane tabirle Trump’ın herhangi bir ülkeye açıkça darbe yapabileceği ve dünyanın geri kalanının buna sessiz kalabileceği endişesinin yayılmasına sebep oldu. Bu da en azından Trump’ın başkanlığı döneminde herhangi bir ülkenin ABD ile karşı karşıya gelmek istemeyeceğini ve bölgede Amerika’nın istediklerinin olacağı anlamına geliyor. Elbette bu duruma karşı çıkabilecek iki büyük güç olan Rusya’ya ve Çin’e karşı güvenin oldukça zayıfladığı, bu iki ülkenin müttefiklerini bile koruyamadığı, korumak bir tarafa müttefiklerine yönelik açık ve aşağılayıcı saldırılara doğru düzgün tepki bile gösteremediği görüşünü derinleştirdi. Açıkçası Rusya ve Çin bölgede saygınlık, prestij, güven kaybederken güçlerinin sınandığı imtihanlardan geçemedikleri yönündeki algı oldukça derin şimdilerde.
Elbette Venezuela’ya yönelik darbe en çok İran’ı kahrederken sevinçle karşılayan bölge ülkesi İsrail oldu.
İran bir taraftan ülke içindeki ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşurken günlerdir devam eden gösterilerde onlarca kişi hayatını kaybetti. Bölge basınına bakılırsa ‘Sırada Hamaney var’ söylentilerinin dillendirildiği, sosyal medyada Maduro yerine Hamaney’in olduğu görsellerin yayılması hafife alınacak gelişmeler değil. Elbette İran’daki gösterilerin Amerikan eliyle başlatıldığını, her şey mükemmelken İran’a uzanan karanlık eller tarafından karıştırıldığını söylemek kesinlikle gerçekçi değil. İran üzerindeki ekonomik yaptırımlar ülke içindeki ekonomik durumu kötüleştirip halk üzerinde baskı yarattı ancak İran yönetiminin şeffaf olmayan, hukuktan uzak, baskıcı anlayışından taviz vermemesi esas sebep. Herhangi bir ülkede yerel şartlar uygun olmadığı sürece hiçbir süper ya da hiper güç bir karmaşa yaratamaz sonuçta.
Venezuela darbesinden sonra coşkuyla Trump’ı kutlayan İsrail yönetimi ise İran’a yönelik darbe yapılmasa da Maduro’nun başına gelenlerin İran yönetimine geri adım attıracağını düşünüyor. Bu çerçevede özellikle nükleer müzakerelerde İran’ın şartlarından vazgeçmesi, İsrail lehine tavizler vermesi en büyük beklentisi. Yine Çin’in ve Rusya’nın 12 günlük savaşta gösterdiği sessizlikle birlikte İran’ın bu iki ülkeye güveni sarsılmıştı, Venezuela gibi bir dostun kaybı İran’ı oldukça zorlayacak gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerin İran açısından çok zor olacağı aşikar.
Yeni yılın ilk günlerinde bölgede tedirginliği tırmandıran bir diğer gelişme ise Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki çekişmenin su yüzüne çıkması oldu. Arap ayaklanması ile birlikte bölge siyasetini şekillendirmeye başlayan bu iki ülkenin Suriye, Sudan, Somaliland, İran, Yemen gibi meselelerde çıkarlarının çatıştığı biliniyordu ki kriz Yemen’de patladı. Gidişata bakılırsa Yemen’in de en azından ikiye bölüneceği bir süreci başlatan bu kriz şimdilik yatıştı. Ancak Venezuela darbesinin ardından bölgede ABD ile ilişkileri derinleştirme yarışı başlayacak gibi görünüyor. Elbette ABD ile iyi ilişkiler demek bölgede İsrail ile yakın olmak demek ki Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu konuda epeyce adım attığı biliniyor. Geçtiğimiz yıl İsrail ile askeri anlaşmalar yapan BAE İsrail’in ileri teknoloji askeri çalışmalar yapan şirketlerine de oldukça bonkör yatırımlar yaptı.
BAE İsrail’in bölge ülkeleri ile normalleştiği sürecin liderliğini de yapmıştı. Buna karşılık Suudi Arabistan’ın İsrail’e hâlâ mesafeli durduğu, ABD ile yakın ilişkilere karşılık Çin ve Rusya ile de ilişkilerini koruyarak denge politikası yürütmeye çalıştığı biliniyordu. Elbete bütün bunlar Venezuela darbesinden önceydi. Önümüzdeki günlerde Libya, Sudan, Somaliland, Somali hattında daha da görünür hale gelecek olan nüfuz savaşlarında Suudi Arabistan’ın politikasının kaderi de belli olacak muhtemelen.
Velhasıl bölgedeki siyasi hatlar yeniden şekilleniyordu zaten ancak Trump’ın Venezuela darbesi bölgedeki bu sürecin yeni ve en etkili faktörü olacak gibi görünüyor. İsrail’in İran meselesinden Suriye’deki gidişatı domine etmeye, Lübnan’a yönelik baskısından Mısır ile müzakerelerine kadar birçok alanda çok daha rahat hareket edeceği bu yeni dönem Türkiye’yi de birçok dosyada sıkıştırabilir. Ancak en azından şimdilik Trump yönetiminin Türkiye gibi müttefiki kaybetmek istemediği göz önüne alındığında Türkiye ile İsrail arasında bir uzlaşmanın gündeme gelmesi oldukça muhtemel.
---------------------------------------------------
HEDiYE LEVENT' İN DİĞER YAZILARI
Düşen uçak ve Libya mücadelesi!
24 Aralık 2025
Lübnan bir kez daha savaşın eşiğinde!
10 Aralık 2025
İran, Türkiye ve Pakistan üzerinden kuşatmayı kırabilir mi?
3 Aralık 2025
Suriye, iç savaşı aratacak ihtimallerle karşı karşıya!
26 Kasım 2025
Suudi Arabistan neyin peşinde?
19 Kasım 2025
Bölgede matruşka politikası ve Suriye!
12 Kasım 2025
Sudan'da savaş ağalarının altın savaşları!
5 Kasım 2025
Barış anlaşması ile bölge dizaynı
29 Ekim 2025
Şam-Moskova hattındaki bahar havasının sebebi ne?
24 Ekim 2025
Birkaç saatlik çatışmadan bölgesel nüfuz savaşına!
9 Ekim 2025
YAZI ARŞİVİ
No comments:
Post a Comment