Wednesday, October 15, 2025

Evrensel'in manşeti | Trump’ın çakma barışı 15 Ekim 2025

 Evrensel'in manşeti | Trump’ın çakma barışı

15 Ekim 2025


İsrail’in Gazze’de iki yıldır sürdürdüğü vahşet, Trump’ın küstah liderliğinde Şarm el-Şeyh’te sahneye konan şovla şimdilik durdu. Ancak kimse bu sürecin gerçek barış getireceğine inanmıyor.


İsrail’in Gazze’de Filistin halkına karşı iki yıldır yürüttüğü vahşet, ABD Başkanı Trump’ın küstah liderliği altında düzenlenen ve adeta bir sahne şovuna dönüşen Şarm-el Şeyh toplantısıyla şimdilik durdu. Filistin halkının her an yeniden soykırım saldırısıyla tehdit edildiği bu sürecin Ortadoğu’ya barış getireceğine inanan yok.


Gazze’de İsrail soykırımının durması ve Filistin halkının bir nebze nefes alması elbette sevindirici. Ama Mısır’ın Şarm-el Şeyh kentinde ortaya çıkan tablo, söz konusu olanın bir barış değil, ABD hegemonyasında kurulan ve aslında daha çok çatışmaya gebe olan bir ‘yeni’ Ortadoğu dizaynı olduğunu apaçık gösterdi. Rusya ve Çin’in davet edilmediği, İran’ın katılmadığı ve yalnızca “Trump’ın adamları”nın boy gösterdiği toplantı, Batı kampının saldırgan tutumunun devam edeceğini gösterdi. Savaş, başta Amerikan savaş endüstrisi olmak üzere uluslararası kapitalist düzenin hem ihtiyacı hem sonucu.


Türkiye'den 'karışık' mesajlar

ABD Başkanı Trump, Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından “Ben bir devlet, çift devlet ya da iki devlet hakkında konuşmuyorum. Gazze’nin yeniden inşası hakkında konuşuyorum” demişti. Aynı Trump’ın “Ne istesem yapıyor” dediği Erdoğan da Trump’ın ‘planı’na destek imzası attıktan sonra Mısır’dan dönüş yolunda şunları söyledi: “Daha önemli işler var; Gazze’nin yeniden inşası ve ihyası gibi...” Erdoğan’ın ‘Görev Gücü’ konusunu “Değerlendirmeler devam ediyor” diyerek geçiştirmesi de gözden kaçmadı.


Aynı gün Cumhur İttifakı ortağı Bahçeli ise “Gazze’yi emlak görenlere, nevzuhur Dubai projesi hazırlayanlara, Gazze masum ve hakkı yenmiş Filistin halkının vatanıdır diyorum” dedi. İktidar  medyasındaki “zafer nidalarına” da tepki gösteren Bahçeli’nin, “3-5 esir takası yaşandı diye davul zurna çalmanın bir alemi yok” demesi dikkat çekti.


‘İsrail’de düğün dernek var, bizimkiler konvoy yapıyor’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de iktidar medyasının tutumunu sert sözlerle eleştirdi. Özel, “Bizim Netanyahu’yu Lahey’de yargılatmamız lazımken, 67 bin kişinin kanının hesabını sormamız lazımken... iki yerde sevinç vardı: Birisi İsrail Parlamentosu’nda, ikincisi AKP’nin yandaş basınında. İsrail’de düğün dernek var, bizim utanmazlar da Türkiye’de konvoy yapıyorlar” dedi.


Trump savaşı bitirdi mi?

Gazetemizin yazarı Koray R. Yılmaz konuya dair kaleme aldığı köşe yazısında şunları yazdı:

"Hegemonik devlet, uluslararası alanda barışı sağlamaktan ziyade, savaşın biçimini belirleyen bir aktör olarak karşımıza çıkar. Tıpkı ABD’nin günümüzde yaptığı gibi… Kapitalist üretim tarzı altında, görünür nedenleri farklılaşan ama özü itibarıyla kapitalist üretim tarzının “birikim için birikim” düsturuna dayalı yapısının her ölçekteki eşitsiz işleyişinin sonuçlarından neşet eden savaş olgusu, kapitalizm varlığını sürdürdüğü sürece hayatımızda olacaktır. Trump’ın çakma ‘Leviathan’lığının’ sınırı da tam olarak buradadır."


Barışsız ve Filistinsiz ‘yeni’ Ortadoğu

Gazetemizin yazarı Yusuf Karadaş ise köşesinde şu ifadelere yer verdi: "Şarm el-Şeyh zirvesi, Trump’ın yeni Ortadoğu’sunun iş birlikçi bölge rejimleri ve batılı emperyalistlerin katılımıyla onaylandığı bir zirve olarak anlam kazandı. “İyi niyet beyanları” ötesinde hiçbir somut adım içermeyen ‘Trump Deklarasyonu’nın dikkat çekici iki noktası var: 

Birincisi, imzacı ülkeler Trump’ın planına bağlı kalmayı ve bu temelde sorumluluk almayı taahhüt etmiş oldular.

İkincisi ve daha önemlisi ise bu deklarasyonun asıl hedefi olan Filistin sorununu İsrail ve bölge rejimleri arasındaki iş birliğinin önünde bir engel olmaktan çıkarma konusunda dev bir adım atıldı. Filistin devletinin tanınması konusunda hiçbir somut adım atılmadan önümüzdeki dönemde İsrail’le iş birliği yönünde yeni adımların atılmasına açıktan destek verildi."


(Politika Servisi)












No comments:

Post a Comment