Tuesday, July 28, 2026

Cumhuriyet gazetesi - Hikmet Sami Türk (Prof. Dr. Adalet eski Bakanı) - Siyasi 'butlan' ve çıkış yolu - 29 Temmuz 2026

 

Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Siyasi ‘butlan’ ve çıkış yolu - Hikmet Sami Türk

29.07.2026 04:00
Güncellenme:

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21/05/2026 tarih ve E. 2026/32, K. 2026/658 sayılı kararıyla CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te Ankara’da toplanan 38. olağan kurultayı ile 6 Nisan 2025’te yapılan 21. olağanüstü kurultayı ve 28- 30 Kasım 2025’te yapılan 39. olağan kurultayını ve bu kurultaylarda alınan tüm kararları “mutlak butlan (kesin hükümsüzlük)” nedeniyle iptal etti. Karar, Ankara 42, 31, 17, 7, 40 ve 41. asliye hukuk mahkemelerinde CHP Genel Başkanlığı’na karşı açılmış davalarda 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24/10/2025 tarih ve E. 2025/66, K. 2025/428 sayılı kararı ve birleşen diğer asliye hukuk mahkemeleri dosyaları üzerinde yapılan inceleme sonucunda verildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 21/05/2026 tarih ve E. 2026/32, K. 2026/658 sayılı kararıyla başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, anılan kurultaylarda parti organlarına seçilmiş olanlar görevlerinden uzaklaştırılırken; eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve 38. olağan kurultaydan önce bu görevlerde bulunanlar eski görevlerine iade edildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin görev ve yetkisi dışında verdiği, üstelik kesinleşmeden “tedbiren” uygulanması öngörülen bu kararlara karşı Özgür Özel’in avukatları temyiz başvurusunda bulundu. Dava dosyası, temyiz dilekçesi ile birlikte 56 gün sonra 17.07.2026 günü Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne gönderildi. Arada davanın taraflarına yapılan tebligat işlemlerinin bir zaman aldığı düşünülse bile, dosyanın bu kadar gecikmeli olarak Yargıtay’a gönderilmesi dikkat çekicidir.

DAVALAR MAKUL SÜRE İÇİNDE GÖRÜLMELİ 

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesi uyarınca “Herkes, davasının, ... yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir.” (f.1)

Anayasanın 19. maddesine göre, “Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkı vardır.” (f. VII). 36. maddesine göre “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

141. maddeye göre, “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” (f. IV).

Adli tatil ve yargı süreci 20 Temmuz-31 Ağustos 2026 günleri adli tatildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, adli tatilde görülecek dava ve işler hakkında şu hükümlere yer vermektedir:

“(1) Adli tatilde ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:

a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi hukuki koruma, (...) bunlara yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi. (...)

h) Kanunda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen işler.

(...)

(4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeler ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.”

Bu hükümler çerçevesinde Yargıtay incelemesinin adli tatil sonrasına bırakılmadan adli tatil sırasında nöbetçi mahkemece öncelikle yapılması gerekirdi. Özellikle 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultayda genel başkan seçilen Özgür Özel ve diğer kurullar üyelerinin “tedbiren” görevden uzaklaştırılmalarına, kurultay öncesindeki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer kurullar üyelerinin karar kesinleşinceye kadar “tedbiren” göreve iadelerine ilişkin ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin her yönüyle yanlış kararı hakkında verilecek bozma kararının düzeltici sonuçları arasında yer alabilirdi. Bu yapılmamıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin yanlış bir kararla CHP’nin son üç kurultayında genel başkan seçilmiş Özgür Özel ve diğer kurullar üyelerini kanıtlanmamış birtakım iddialara dayanarak “tedbiren” görevden uzaklaştırıp yerlerine 38. olağan kurultaydaki rakibi, önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer kurullar üyelerini görevlerine iade etmesi, açık bir siyasi tercihtir. Bu, önümüzdeki ilk cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimlerine yönelik olarak CHP içinde karışıklık yaratmaya, göstereceği adayları zor durumda bırakmaya; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP milletvekili adaylarına avantaj sağlamaya yönelik bir operasyondur. Oysa anayasanın 9. maddesinde belirtildiği gibi, “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.”

‘MUTLAK BUTLAN’ İLE İPTAL EDİLEMEZ 

Anayasanın 6. maddesine göre, “Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.” Nasıl hiçbir seçim kurulu, görev yaptığı seçim çevresinde kadın ve erkek herhangi bir çiftin evliliğinin butlanına karar veremezse (krş. TMK m. 145-160); hiçbir adliye mahkemesi de siyasi partilerin il ve ilçe kongreleri ile büyük kongrelerinde alınan kararların, bu arada Siyasi Partiler Kanunu’nun (SPK) 21. maddesi hükümlerine göre “yargı gözetimi altında gizli oy ve açık tasnif esasına göre” yapılan seçimlerin “mutlak butlan” gerekçesiyle iptaline karar veremez. Siyasi parti kongrelerindeki seçimler, adliye mahkemelerinin değil, seçim kurullarının görev alanı içindedir.

SPK’nin 21. maddesi, bu konuda farklı, kısa sürede sonuç veren bir sistem getirmiştir: “Kongrelerde yapılacak seçimler ilgili seçim kurulunun gözetimi ve denetiminde yapılır. ... Seçim kurulu başkanı, bir başkan ile yeteri kadar seçim kurulu sandık oluşturur. ... Seçim süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip, seçim sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır...

Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.

Hâkim, seçim sonuçlarını etkiyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde bir aydan az ve iki aydan fazla bir süre içinde olmamak üzere seçimlerin yapılacağı tarihi tespit ederek ilgili siyasi partiye bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütülür.” (f. V, VI, IX, X, XI).

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, eleştiri konusu kararını SPK’nin 121. maddesinden yola çıkarak gerekçelendirmektedir: “Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanunu’nun ... bu kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır.”

Bu gerekçede gönderme yapılan Türk Medenî Kanunu’nun dernek genel kurul kararlarının iptali ile ilgili 83. maddesinde bir ve üç ay içinde mahkemeye başvurma hakkındaki I. fıkradan sonra III. fıkrada yer alan “Genel kurul kararlarının yok hükmünde veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır” hükmü SPK’ye aykırıdır. Çünkü siyasi parti kongrelerinde yapılan seçimlerle ilgili itirazların çözüm yolu, yukarıda değinilen SPK’nin 21. maddesinde gösterilmiştir. Dolayısıyla Türk Medeni Kanunu’nun 83. maddesi ve o maddede öngörülen “mutlak butlan”, SPK’nin 121. maddesindeki gönderme kapsamında değildir.

ÇIKIŞ YOLU VAR 

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin inceleme konusu Kararı, siyasi hayatımızda siyasî butlan etkisi yapmış, bu arada Cumhuriyet Halk Partisi içindeki dengeleri değiştirmiştir. Kararın istinaf aşamasını izleyen temyiz sürecindeki gecikme veya geciktirme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre adli tatilde bile bu konuyu inceleyebilecek olan Yargıtay’ın davayı tatil sonrasına bırakması, başvuru yapıldığı halde Yüksek Seçim Kurulu’nun en azından seçim kurullarının verdikleri tutanaklara sahip çıkan bir açıklama yapmaktan kaçınması, demokratik hukuk devletini gerçekleştirmekte tüm hukuk kurumlarının görevlerini yapmasını bekleyenler için hayal kırıcı olmuştur.

Şüphesiz her güçlükten bir çıkış yolu da vardır. Türk Milleti en zor koşullarda bile bu yolu bulmuştur. Umut verici bir gelişme olarak kurulan YENİ Parti’nin bu yolda başarılı olması, güzel günleri bekleyen herkesin ortak dileğidir.

PROF. DR. HİKMET SAMİ TÜRK


No comments:

Post a Comment