Thursday, July 30, 2026

Cumhuriyet gazetesi - Alev Coşkun - 30 Temmuz 2026 - İstifa zor bir karardı.

 

İstifa zor bir karardı

30.07.2026 04:00
Güncellenme:

Image

DP, CHP'nin mallarına el koyacak yasayı Meclis'ten geçirdi. CHP il merkezlerinin duvarlarına CHP'nin daime Atatürk'e bağlı kalacağını ve mala zerre kadar değer verilmediğini belirten dövizler asıldı. (15 Aralık 1953 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nden)

Değişik dönemlerde parlamentoda CHP milletvekili olarak görev yapmış, 300’e yakın eski milletvekili CHP’den istifa etti. Halkın istekleri doğrultusunda yeni kurulan Yeni Parti’ye destek vereceklerini açıkladılar. Eski milletvekilleri “mutlak butlan yönetimine tepki olarak” bir tavır sergilediklerini ve “Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek” YENİ Parti’ye destek olacaklarını bildirdiler.

Benim de istifa konusunda bir karar almam gerekiyordu. Bu kararı almadan bir gece önce uyuyamadım. Sağdan sola fır döndüm. Tam 73 yıldır bu partinin üyeliğini taşıyordum. Sivas Kongresi başlangıç alınırsa 107 yıllık bir geçmişi olan tarihi CHP’nin 73 yılında parti içinde çeşitli dönemlerde çalışmıştım. Yaşadıklarım film şerifi gibi hatıralarımdan geçiyordu.

14 Mayıs 1950’de yapılan dürüst, adaletli ve hukuka bağlı seçimler sonunda DP iktidara gelmişti. Elinde hürriyet meşalesi ile iktidara gelen DP’nin ilk icraatı 1951 yılında görüldü. CHP’nin Ankara’daki genel merkezine el kondu. Bu da yetmedi 1953 yılında CHP’nin tüm Anadolu ve Trakya’daki il, ilçe, bucak, ocak örgütlerini taşıyan binalarını ve mallarını, masalarını, sandalyelerini, daktilolarını ve dosyalarını elinden aldılar. CHP’yi söndürmek istiyorlardı... Bu konu görüşülürken CHP Genel Başkanı İnönü, Meclis kürsüsünden DP’lilere şöyle sesleniyordu:

“Tarih kürsüsünden durumunuzu seyrediyorum... Suçluların telaşı içindesiniz...”

Henüz 17 yaşındaydım ve ilçelerde parti üyelerinin bu duruma hüzün içinde ağladıklarına tanıklık ettim. Ama çok kısa bir süre içinde halk, tüm Anadolu, Atatürk’ün CHP’sine sahip çıktı. Evlerden getirilen masa ve sandalyelerle bir-iki odalı yeni il ve ilçe başkanlıkları kiralandı. Malları gasp edilen üyeler ocak, ilçe ve il başkanlıklarını kendi elleriyle oluşturuyorlardı. Tüm Anadolu’da halktan gelen, halka dayalı bir irade harekete geçmişti. CHP adeta yeniden kuruluyordu.

Bu adaletsiz tutum karşısında özellikle üniversite gençliği CHP’ye yöneldi. O sırada Ankara’daki genç gazeteciler Altan Öymen ve Oktay Ekşi bu olaydan sonra CHP’ye üye olduklarını daha sonra yazdıkları hatıralarında anlatmışlardı.

Bu hareket beni de etkiledi ve 1954 yılında CHP gençlik kollarına üye oldum.

1957 seçimleri aslında Türk siyasal yaşamında çok önemli bir dönüm noktasıdır. Seçim sonuçlarına göre muhalefet partilerinin aldıkları oy DP’nin oyunu geçiyordu. DP azınlıkta kalmıştı.

İLK HEDEFLER BİLDİRİSİ

1957’den sonra CHP kurultayının kabul ettiği “İlk Hedefler Bildirisi” önemlidir. Demokratik anayasanın temelleri ortaya konuluyor ve hukuka dayalı bir demokratik yaşam hedefleniyordu.

27 Mayıs 1960 hareketi olmasaydı CHP serbest seçimle iktidara gelecekti. Ancak DP, 27 Nisan 1960’da Prof. Kongar’ın belirttiği gibi “Tahkikat Encümeni”ni kurarak “sivil bir darbe” yapmıştır.

Üniversite gençliği 28 Nisan 1960 ve 29 Nisan 1960’da Ankara’da bu gidişe “dur” demek için demokratik protesto hakkını kullanmıştır. Beyazıt meydanında genç Turan Emeksiz şehit olmuş, yüzlerce yaralı verilmiştir. İstifadan önceki gece yatağımda fır fır dönerken bunları düşünüyor, o günün sahneleri hafızamdan geçiyordu. Çünkü 28 Nisan 1960 günü ben CHP İstanbul İl Gençlik Kolları başkanıydım.

27 Mayıs 1960 askeri hareketi... 1961 Anayasası’nı hazırlamak üzere seçimle Kurucu Meclis’in oluşturulması... Bu Meclis’te CHP Gençlik Kollarının iki temsilcisi yer alıyordu. Biri CHP Gençlik Kolları İstanbul İl Başkanı 25 yaşında, Ödemişli Alev Coşkun’du... CHP bu hareketle aslında demokratik bir atılım yapıyordu. CHP’nin bana verdiği bu tarihi onur unutulur mu? Kurucu Meclis’te divan kâtibi seçildim ve bu onurlu görevi yaptım.

CUNTA GÜNLERİ 

Daha sonra 1961-1965 tarihlerinde Albay Aydemir’in Türk Silahlı Kuvvetleri Birliği adını taşıyan askeri cunta günlerini hatırladım. 1961-1965 yıllarında CHP iktidarda olmasaydı, İnönü başbakan olmasaydı Türkiye birbirini izleyen askeri darbelerle tam bir gerici Ortadoğu ülkesi olacaktı.

Milli Mücadele Cephe Komutanı, Lozan’da delege başkanı, 1940’larda devrimlerin gerçekleşmesini sağlayan, 1950’de çok partili siyasal sistemi getiren İnönü, 1961-1965’deki dirayetli yönetimiyle Türkiye’yi birbirini izleyen askeri cuntalardan korumuştur.

İstifa öncesi yatağımda dönerken o günlerde 27 yaşında genç bir hukukçu olarak CHP Gençlik Kolları Genel Merkezi Yönetim Kurulu’ndaki günlerimi anımsadım.

O dönemin heyecanını, sorumluluk duygusunu ve demokrasi mücadelesinin ağırlığını yeniden hissettim.

---

YARIN: CHP’NİN RUHU NE DEMEKTİR?

No comments:

Post a Comment