Showing posts with label isyan. Show all posts
Showing posts with label isyan. Show all posts

Sunday, October 2, 2016

Prof.Dr. Zekeriya Beyaz, Fethullah Gülen'i tahlil ediyor.


İlahiyatçı Prof.Dr. Zekeriya Beyaz, beş yıl önce (2011) yayınlanan kitabında Fethullah Gülen’i bakın nasıl analiz etmiş.

Prof.Dr.Zekeriya Beyaz, “Türkiye’de ÖrtülüSavaş” başlıklı , Aralık 2011 baskılı kitabının altıncı bölümünü Fethullah Gülen ve cemaatine ayırmış. (Sayfa 187 – 242)  Prof.Dr. Beyaz, bu bölümde Fethullah Gülen’in Said Norsi’yi itirazsız izlemesi, kendisini  Said Norsi’nin kehanetini gerçekleştirecek kutsal bir kişi olarak görmesi, Büyük Ortadoğu Projesi’ nin Gülen cemaati tarafından desteklenmesi, Gülen’in bu süreçte Humeyni  örneğine benzetilmesi ve parlatılması, Papa ile görüştürülmesi, dinler arası diyalogun bir tuzak olduğu ve bu projede  Gülen’e biçilen rol konularını eleştirel bir yaklaşımla ele almış ve irdelemiştir.

Zekeriya Beyaz’ın , 55 sayfalık söz konusu  bölümün sonuç kısmında yer verdiği bazı  tesbit ve görüşlerini alıntılıyorum.

-          “ ABD’nin F.Gülen ile olağanüstü bir işbirliği içinde bulunduğu bilinen kesin bir gerçektir.

-          “... ABD, F.Gülen eliyle dünyaya  Müslümanlığı yaymak için mi yapıyor bunları? Öyle düşünenlerin şaşarım akıllarına!

-          - “ Yoksa, onu bir Humeyni benzeri olarak kullanmayı, onunla  Türkiye’ye birtakım operasyonlar yapmayı mı amaçlıyor?

-          “...Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Allah katında böylesi işbirliğinin adı İslami terim olarak nifaktır, münafıklıktır. Kur’an’ı Kerim’in beyanına göre de münafıklar kafirlerden daha aşağı durumdadırlar.

-          “... Son olarak şunu da belirtelim ki; ABD de, F.Gülen de uğursuz amaçlarına ulaşamayacaklardır.

-           .Değil bir tane, yüz tane F.Gülen veya F.Ağlayan da gelse Türk Milletini devletine karşı ayaklandıramaz. O’nu dinine ve devletine karşı isyan ettiremezler. Bütün bir Türk Milletini  değil, bir kasabayı bile ayaklandıramazlar.

-          “... O nedenle F.  Gülen cemaati gibi ABD de yanılıyor. Bu gerçeği herkes gibi onlar da bir gün mutlaka öğreneceklerdir.

-          “... Tek kurtuluş çareleri vardır. O da , derhal yüce Allah’a tövbe ederek af dilemek ve işledikleri suçlarını da itiraf ederek Müslüman Türk milletinden ve devletinden özür dileyip helallik ve af istemeleridir.

-          “...Biz, cemaatin ve yoldan çıkan herkesin gerçek İslam’a dönmeleri için, Allah, vatan ve millet yoluna girmeleri için, hepsine yüce Allah’tan hidayet dileriz.”

Prof.Dr. Zekeriya Beyaz’ın “ Türkiye’de Örtülü Savaş “ başlıklı kitabını ve diğer eserlerini okumalarını arkadaşlarıma içtenlikle öneririm.

 

Monday, June 6, 2016

Osmanlı Ermenileri (Kitap -Selahi Sonyel)

Selahi Sonyel’in, Türkçeye Ayden Birerdinç tarafındançevrilen “Osmanlı Ermenileri” kitabında Osmanlı Devleti’ndeki Ermenilerin 1877-78 Türk-Rus savaşından 1915 sevk ve iskan uygulamasına kadar geçen dönemde kalkıştıkları isyan ve terör olayları belgelere dayalı olarak kapsamlı biçimde anlatılmaktadır.
Dış emperyalist güçlerin, özellikle İngiltere ve Rusya’nın diplomatik ve askeri desteğini arkasına alan Ermeni isyancıların İstanbul’da ve Anadolu’nun pek çok yerinde gerçekleştirdikleri isyan, suikast ve benzeri terör olaylarının ayrıntılarını ve arka planını bulabileceğiniz bu değerli çalışmanın sonuç bölümünden bir alıntıyı paylaşmak istiyorum.

“ Türkiye’nin doğu illerindeki Ermeniler arasında uzun zaman yaşamış İngiliz Konsolos Yardımcısı C.H. Williams, 4 Mart 1896 tarihinde Currie ( İngiliz Büyükelçisi )’ye göndermiş olduğu raporda, 1895 yılı sonbaharında bütün Anadolu’nun her yanına yayılmış korkunç olayların tek sorumlusunun ‘Ermeni terör örgütlerinin zalim saldırıları’ olduğunu vurgulamıştı. İşte gerçek budur, ama bu gerçek, Ermeni yandaşları ve Türk düşmanları tarafından kasıtlı olarak gizlenmiş veya çarpıtılmıştır. Williams’ın açıklamış olduğu gerçekler, aynı görüşteki birçok ciddi ve tarafsız yazar ve yetkili ile 1881 yılında Van’da İngiliz Konsoılos yardımcılığı yapmış ve çok seyahat etmış Binbaşı Emilius Clayton, Dr. Cyrus Hamlin, Sir Mark Sykes ve bu kitapta adı geçen diğer başka yetkililer tarafından da doğrulanmıştır.

“Azınlıkta olan aşırı eğilimli bazı Ermeni liderler Yunanlıların, Sırpların, Karadağlıların, Bulgarların ve ötekilerin özerklik ve bağımsızlıklarını, kurdukları terörist örgütlerin yardımıyla Osmanlı Hükumeti’ne karşı çıkardıkları isyanlarla sağlamış olduklarını hiç unutmamışlardı. Hedeflerine ne pahasına olursa olsun ulaşmak için çabalarken, Ermenilerin Anadolu’da her yere dağılmış bir toplum olduğunu ve hiç bir yerde nüfusun çoğunluğunu oluşturmadıklarını hesaba katmamışlardı. Ermeniler, birbirine düşman gruplara ayrılmışlardı, örgütlü ve yönetim deneyimine sahip değillerdi. En önemlisi, Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak için birbirleriyle yarişan Büyük Güçlerin ve özellikle Rusya ve İngiltere’nin oyuncağı haline gelmişlerdi. Ama Ermeniler bunlara kulak asmadan hedeflerine ulaşmakta kararlıydılar, başarıya ulaşamadıkları takdirde, kendi soydaşlarının da mahvolacağını düşünmeden Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmaya çalışmışlardı.

“ 1885’ten sonra kurulmuş gizli Ermeni örgütleri, propaganda, kışkırtma ve terör yoluyla Türkiye’de büyük bir isyan çıkarmayı tasarlamışlardı. İlk hedef, Doğu Anadolu illerindeki Ermenileri kışkırtmak , bağımsızlık sağlamak için propaganda, terör ve partizanların acımasız yöntemlerini kullanarak sonuca varmaktı. En büyük beklentileri, Osmanlı İmparatorluğu’nu isyanlarla altr üst etmek ve bu yolla küçük ulusların haklarını korumak bahanesiyle, Büyük Güçler’in müdahalesini sağlamaktı. Böylelikle, sonuçta Türk Rus ve İran Ermenilerini tek bir ulusal sosyalist devlet içinde birleştirmek belki mümkün olabilirdi.”
(Remzi Kitabevi – Eylul 2009)