Monday, September 14, 2026

Gürsel Demirok (Emekli diplomat) - 14 Eylul 2026 - Antalya Neden yanıyor?

 

Antalya Neden Yanıyor?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Antalya Neden Yanıyor?

“İklim Değişikliğinin Yol Açacağı Tehlikeler” başlığıyla 31 Ağustos’ta bu köşede yayımlanan yazımda, “Antalya; sıcaklık artışı, kuraklık, orman yangınları, su kaynakları üzerindeki baskı ve kıyıların geleceği açısından iklim değişikliğinin sonuçlarını doğrudan yaşayabilecek kentlerimizin başında geliyor.” demiştim.
Bu yazının mürekkebi daha kurumadan Aksu, Serik ve Kumluca’da peş peşe çıkan orman yangınları, Antalya’da yangın gerçeğini yeniden gündeme taşıdı.


Yanan her ağaçla birlikte yaban hayatımız, toprağımız ve geleceğimiz de eksiliyor.
Türkiye Ormancılar Derneği’nin Orman Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği istatistikler, Antalya’nın uzun yıllardır orman yangınlarından en fazla etkilenen bölgelerin başında geldiğini gösteriyor. Türkiye’de 2015-2024 döneminde 27 bin 332 orman yangını çıktı, 257 bin 622 hektar alan yandı. Antalya, 2 bin 234 yangınla Muğla ve İzmir’in ardından üçüncü sırada yer alırken, yanan alan bakımından 67 bin 512 hektarla Türkiye’de ilk sırada bulunuyor.


Peki Antalya neden yanıyor?
Son 10 yıllık verilere göre yangınların yüzde 29,5’i ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 5,6’sı kazalardan, yüzde 4,5’i kasıttan, yüzde 13’ü yıldırımdan kaynaklanıyor. Yangınların yüzde 47,4’ünün nedeni ise bilinmiyor. İhmal ve dikkatsizlik denildiğinde anız yakılmasından sigaraya, piknik ateşinden çöplüklere kadar pek çok insan faaliyeti karşımıza çıkıyor.
2025 verileri de tabloyu fazla değiştirmiyor. Orman Genel Müdürlüğü’ne göre yangınların yüzde 42’si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 13’ü kazalardan, yüzde 4’ü kasıttan, yüzde 9’u yıldırımdan kaynaklandı. Yüzde 32’sinin nedeni belirlenemedi.
Burada önemli bir ayrımı yapmak gerekiyor. İklim değişikliği çoğu zaman yangını doğrudan başlatan neden değil, yangının büyümesini kolaylaştıran şartları ağırlaştıran etkendir. İnsan faaliyetleri yangının çıkmasına neden olabilir; yüksek sıcaklık, uzun süren kuraklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr ise küçük bir ateşi kısa sürede büyük bir felakete dönüştürebilir.


Antalya’nın içinde bulunduğu Akdeniz kuşağı zaten doğal olarak yüksek yangın riski taşıyor. Buna son yıllarda artan sıcaklıklar, uzayan kurak dönemler ve sıcak hava dalgaları da ekleniyor. Üstelik artık yangın sezonunun yaz aylarıyla sona erdiğini düşünmek de mümkün değil. Yüksek risk eylül ayına, hatta hava şartlarına bağlı olarak daha ileri tarihlere uzayabiliyor.


Aksu, Serik ve Kumluca’da yaşananlar bize bir kez daha gösterdi ki Antalya’daki yangınların tek bir nedeni yok. Ancak ortada değişmeyen bir gerçek var: İnsan hatasını azaltmak bizim elimizde, değişen iklim koşullarına hazırlanmak ise artık bir tercih değil zorunluluk.
Antalya’nın ormanlarını korumak yalnız bugünün yangınlarını söndürmek değil, yarının Antalya’sını da korumaktır.
 

No comments:

Post a Comment