CHP’de “butlan bozulacak” endişesi
Gazetemiz yazarı Nuray Babacan dün “Mutlak butlana üç yorum” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. AK Partililerin butlan konusundaki yaklaşımlarının irdelendiği yazıda şöyle bir bölüm yer alıyordu:
“Konuya CHP ve Yeni Parti’den bağımsız bakan AKP’li bazı hukukçu siyasiler ise hukuktaki ‘mutlak butlan’ kararının siyasi partiler için uygulanmaması gerektiğini savunuyorlar. Yargıtay’ın bu garabeti ortadan kaldıran bir karar vermesinin bundan sonra tüm partiler ve Türk siyaseti için çok değerli olacağı yorumu yapılıyor:
‘Adli tatilde ön inceleme yapma görevi verilmesi, Yargıtay’ın dirayet gösterdiği ve bunu acil sonuçlanması gereken işler arasına aldığı anlamı taşıyor. Sürecin ön inceleme ile erken başlatılmasını ‘mutlak butlanı kaldırmaktan yana’ oldukları şeklinde yorumladık. Yani mutlak butlan bir daha siyasi partiler için kullanılır olmaktan çıkarılmalı. Yargıtay’ın bu yönde karar vermesini bekliyoruz.’”
***
Şu ilginçliğe bakın ki Nuray Babacan’ın bu yazısının çıktığı gün butlan CHP’sinden ilginç bir adım geldi. CHP tüzel kişiliğinin 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına yaptığı itiraz, dün itibariyle geri çekildi. Davada “davacı” sıfatı olan sivil şahıslar zaten itirazlarını çekmişti. “Davalı” statüsünde olan CHP Tüzel Kişiliği de itirazını çekince durum hayli ilginç bir hal aldı.
Zaten 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin butlan kararıyla davacılar, davalı tarafın tüzel kişiliğini ve yönetimini ele geçirmişti. Bu da davalı-davacı birleşmesi anlamına gelmişti. Garabete bakın ki CHP’ye dava açanlar, CHP’yi yönetmeye başladıklarından davalı da davacı da aynı ekip olmuştu.
Bu birleşmenin de bir sonucu olarak hem davacılar hem davalı temyiz talebini çekmiş bulundu.
***
Peki CHP tüzel kişiliğinin itirazını çekmesiyle butlanla ilgili temyiz incelemesi sona erdi mi?
Normal şartlarda davalı ve davacı itirazını çekerse temyiz incelemesi sona erer. Ben emin olmak için hem Yargıtay’daki kaynaklarıma hem CHP’nin butlan kararıyla görevden alınan Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci’ye sordum.
Yargıtay’daki kaynaklarım hukuk davalarında tarafların tavrının belirleyici olduğuna işaret ettiler. Bir kaynağım “Davalı ve davacı çekmişse ve davadan etkilenen üçüncü bir tarafın itirazı yoksa temyiz incelemesi sona erer” dedi.
Peki butlan davasında itiraz eden üçüncü bir taraf var mı?
Gül Çiftci bu soruma şu yanıtı verdi:
“Evet, Sayın Genel Başkan Özgür Özel bu karardan doğrudan etkilendiği için itiraz başvurusunda bulundu.”
Ben o başvurunun da kurultay kararı alınsın diye çekildiğini sanıyordum. Ancak butlan yönetimi kurultay konusunda adım atmayınca Özgür Özel de başvurusunu çekmemiş.
CHP Sözcüsü, Özgür Özel’in artık CHP üyesi olmadığına dikkat çekerek o başvurunun işe yaramayacağını ima etse de Özgür Özel karardan doğrudan etkilendiği için itirazı Yargıtay tarafından dikkate alınmak zorunda.
Zaten, HMK’nın 394. Maddesinin üçüncü fıkrası üçüncü kişiye itiraz bağlamında “bağımsız hak” tanıyor.
HHHAnlayacağınız, Özgür Özel’in üçüncü taraf olarak yaptığı başvuru hukuken hala geçerli ve Yargıtay, Özel’in itirazını dikkate alarak temyiz sürecini sonuçlandırmak durumunda.
Eğer Özgür Özel’in başvurusu dikkate alınmaz ve temyiz incelemesi yapılmazsa ciddi bir hukuksuzluk yaşamış olacak.
Butlan kararının kesinleşmesiyle yaşanacak hukuksuzluk da sadece Özgür Özel ya da gerçek CHP’lileri değil, Nuray Babacan’a bilgi veren AK Partili hukukçuların dikkat çektiği gibi bütün siyasi partileri etkileyecek.
Bugün CHP’nin yönetimini değiştiren mahkemeler yarın başka partiler için aynı şeyi yaptıklarında kesinleşmiş bu kararı emsal gösterecek.
***
Bu arada unuttuğumuz başka bir detayı da hatırlatmak isterim. Malumunuz CHP’de Parti Meclisi üye sayısı karar alma sayısının altına düşmüştü ve CHP PM kağıt üstünde düşmüştü. Ayrıca bine yakın CHP delegesi imza toplayıp olağanüstü kurultay için dilekçe vermişti.
Ne yazık ki butlan yönetimi iki konudaki başvuruları da ciddiye almamıştı.
Özgür Özel ve arkadaşları da mahkemeye başvurup “Butlan yönetimi olağanüstü kurultay toplamak zorunda olduğu halde toplamadı, kurultay toplanabilmesi için çağrı heyeti atansın” talebinde bulunmuştu.
İki ayrı dosyadan birinin duruşması 3, ikincisinin ise 17 Ekim’de yapılacak.
***
Özetle söylemek gerekirse Yargıtay’ın Ekim başına kadar 36. BAM’ın kararına dair bozma kararı verme ihtimali sürüyor. Hatta butlancıların bu ihtimali öğrendikleri için apar topar temyiz başvurusunu çektikleri de konuşuluyor.
Bunun yanı sıra Ankara’daki mahkemelerden de olağanüstü kurultay için çağrı heyeti kararı da gelebilir.
Ekim ayı butlan tartışmaları açısından sıcak geçebilir.
No comments:
Post a Comment