Afyonkarahisar'ın İscehisar ilçesindeki öğrenciler, Dumlupınar Şehitliği'nde bulunan 510 şehidin mezar taşını yenileyerek yerlerine yerleştirdi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre İscehisar Hacı Süleyman Selek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen şehitliklerin bakım ve onarım çalışmaları kapsamında Dumlupınar Şehitliği'nde bir çalışma gerçekleştirildi.

Yaklaşık bir ay önce okul atölyesinde başlatılan çalışmalarda, şehitlikte bulunan 510 mezar taşının kesimi, üzerlerindeki yazıların hazırlanması, boyanması ve son işlemleri öğrenciler tarafından yapıldı.

Hazırlanan yeni taşlar, öğrenciler tarafından şehitlikteki eski taşların yerine yerleştirildi.

Çalışmalar, Makine Teknolojileri Alan Şefi Yavuz Duruk'un koordinasyonunda okulun 11'inci ve 12'nci sınıf öğrencileri tarafından yapıldı.

İscehisar Hacı Süleyman Selek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Yasin Kaplan, yaklaşık 3 yıldır Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde şehitliklerin bakım ve onarım çalışmalarına katkı sunduklarını söyledi.

***

Dumlupınar (Başkomutanlık) Meydan Muharebesi'nde (26-30 Ağustos 1922) Türk ordusunun verdiği net şehit sayısı kaynaklara göre değişmekle birlikte askeri kayıtlarda 30 Ağustos'un dahil olduğu ana muharebe evresinde yaklaşık 2.400 - 2.500 şehit kaydedilmiştir.

İstiklal Savaşı'ndaki resmi ve askeri kayıtlara göre, muharebe meydanlarında ve cephelerde şehit düşen asker sayısı 9.167'dir (662 subay ve 8.505 er)

Cephede yaralanıp hastanede veya sonradan vefat eden subay ve erlerle birlikte toplam kayıp sayısı 10.000'in üzerine çıkmaktadır.

Güney cephesinde (Maraş, Antep, Urfa gibi) yerel direniş gösteren milis kuvvetlerin kayıpları bu rakama dahil değildir.

***

Türkiye'nin 1984 yılından bu yana yürüttüğü terörle mücadele sürecinde ise yaklaşık 15 bin resmi görevli ve sivil hayatını kaybetmiştir. Güvenlik güçlerinin yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarında ise 46 binin üzerinde PKK'lı terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ülkenin toplam ekonomik ve mali kayıp boyutu 2 trilyon doları aşmıştır.

Yani Türkiye’nin terörle mücadelede verdiği kayıplar, İstiklal Savaşı’ndaki cephe kayıplarından fazladır...

Tarihte, teröre bu kadar kayıp vermiş başka bir ülke yoktur...

***

42 yıl boyunca Türkiye’nin, Türk Milleti’nin kanını emen terör örgütü militanları, “Terörsüz Türkiye” projesi gereği halkın arasına karışacak.

Tıpkı Suriye’deki gibi...

Nitekim, ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri dediği Suriye PKK’sının başındaki Mazlum Abdi, "SDG ve Asayiş güçlerinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına entegrasyonu tamamlandı" dedi.

Suriye devlet kurumlarına entegrasyonun ardından siyasi mücadelelerinin devam edeceğini belirten Abdi, Kürtlerin haklarının Suriye Anayasası'nda güvence altına alınmasını istediklerini ifade etti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise Ahmed Şara hükümetine “Kürtlerin idari statüsünü tanıması” çağrısında bulunmuş ve “Kürtlerin ana dilinde eğitim görmesi önündeki engeller kaldırılmalı, anayasal güvence altına alınmalıdır. Bu sürecin takipçisi olacağız. Suriye’de Kürtler bir anlaşma imzaladı. Türkiye’de barış ve demokratik toplum süreci de devam ediyor. Şimdi Rojava’da bir anlaşma oldu. Sıra Türkiye’deki Kürtlerin demokratik haklarını ve özgürlüklerini sağlama ve kazanma günüdür” demişti.

Türkiye'nin Esad dönemindeki son Şam Büyükelçisi Ömer Önhon da T-24’ten Cansu Çamlıbel’e “Türkiye'deki PKK ile YPG’yi ayırmak, Türkiye'deki süreç ile Suriye’deki süreci ayırmak, Türkiye'deki anayasa hazırlıkları ile oradaki anayasa hazırlıklarını ayırmak, bunların birbiriyle ilgisi yokmuş gibi davranmak bana göre çok gerçekçi değil. Çünkü şu bir gerçek ki bu iki ülkede olan bitenler bir şekilde birbirini etkileyecek. Yani bunlar bana göre bir bütünün parçası...” diye açıklama yapmıştı.

İşte şimdi Suriye’de olanlar, Türkiye’de iktidar kararıyla uygulanıyor.

***

Dumlupınar şehitlerinin bir kısmının mezar taşlarını yenilemek elbette değerlidir... Öğrencilerimizin ve organizasyonu yapan öğretmenlerimizin ellerine sağlık...

Peki ama teröre kurban verilen şehitler ne olacak? Yurttaki bütün üst geçitlere adlarını verdik; şimdi o tabelaları da değiştirecek miyiz?

Ya şehit er yakınları, er gazilerimiz?

Görünen o ki şehitler ve gaziler arasında rütbe ayırımı yapmaya devam edeceğiz... Yeni çıkan yasa, adaletsizliği ortadan kaldırmıyor.