Yayınlanma: 22 Ağustos 2026
Savaştılar, vurdular, vuruldular... Bu ülke için ya şehit oldular ya da kollarını, bacaklarını, gözlerini verip gazi olarak ömür boyu sakat yaşamak zorunda kaldılar.
Şimdi, o kahraman gaziler ve şehit aileleri Ankara’da kapı kapı dolaşıp dertlerini anlatacak yetkili arıyor.
İş lâf edebiyatına gelince “Gazilerimiz başımızın tacıdır” diyorlar.
Sonra ne oluyor?
Protez bacaklarıyla seke seke yürümeye çalışan ve haklarını arayan terör gazilerimizin üzerine kalkanlı-coplu polisleri yolluyorlar.
Sözlerle davranışlar arasındaki çelişki yürek parçalayıcı...
★★★
Beş haftayı aşkın süredir Ankara Güvenpark’ta eylem yapıp “Şehidin gazinin rütbesi mi olur? Er gaziler eşitlik istiyor” yazılı pankartlarla “Özlük haklarının iyileştirilmesini” isteyen terör gazilerine yapılan muamele bir vatandaş olarak beni utandırdı, eritti, bitirdi.
Şafak vakti çok sayıda polisin katıldığı ani bir baskınla Güvenpark’tan zorla çıkartılan gaziler “Ne yaparsanız yapın eylemimize devam edeceğiz. Biz hakkımızı istiyoruz” diye haykırdılar.
Er Gaziler Platformu Başkanı Erdem Çerçioğlu “Sabahın köründe, bu ülkenin onurunu, namusunu, şerefini korumak için gazi olan bizler, ağır bir polis müdahalesiyle karşılaştık. Sanki teröristlerle mücadele ediyorlardı” derken protez bacaklı bir gazi “Teröristlere böyle baskın yapmıyorlar ki! Onlara şefkat gösterip af kanunu çıkartıyorlar. Nedir bütün bu olanlar?” diye dert yandı.
Bu sırada başka bir gazi “Protez bacağımı çıkartmıştım. Almışlar... Gazi Uyum Evi’nin önünde, kapının önünde çöp poşeti içinde buldum” diye ağlıyordu.
★★★
“Biz bu ülke için çarpışırken gazi olduk. Bizi vuran PKK’lı teröristler kadar değerimiz yok mu?” diyen 25 er gazi Bilkent Gazi Uyum Evi’nden İçişleri Bakanlığı’na yürümek isterken yolları kapatıldı, kalkanlı polisler gazilere engel oldu.
Dram burada bitmedi, devam etti.
“Ya bizi öldüreceksiniz, ya da bizim hakkımızı vereceksiniz” diye bağıran gazi İbrahim Lâle, köprü korkuluklarına çıkarak intihar girişiminde bulundu.
İbrahim Lâle bin bir güçlükle ikna edilerek intihardan vazgeçirildi.
“PKK’lılar yanınızda yürüyor, bize gelince aslan kesiliyorsunuz” diye feryat eden dertli gaziler de var.
Üzücü, yürek yaralayıcı sahneler bunlar..
★★★
Fedakâr gazilerin yaşam şartlarını iyileştirmek yerine, karşılarına polis dikmek, yürüyüşlerini engellemek, bu ülke için ağır bedeller ödemiş olan bu kahramanlara büyük haksızlık oluyor.
Güvenpark tamamen boşaltıldı, gaziler bir daha girmesin diye çevresine bariyerler konuldu! Peki, şimdi haksızlık bitti mi? Adalet yerini buldu mu?
“Gaziler başımızın tacıdır” diyenler ne buyuruyor buna? Adaletiniz bu mu?
Ankara’da ilginç bir sahne!
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu’nun yiğitçe mücadelesini takdirle izliyorum.
Her zaman takdirle andığım birçok İYİ Parti milletvekili de var. Bunlardan biri İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı Akdoğan...
Selcan Hanım gazeteci kökenlidir. Meslektaşımız olduğu için iyi tanırım. Düzgün, dürüst, yiğit bir hanımefendidir.
Ankara Güvenpark’tan polis zoruyla çıkartılan gazilerin Bilkent’te gerçekleştirdikleri eyleme destek veren iki milletvekilinden biri Selcan Taşçı idi...
Diğer milletvekili ise, teröristlere af getiren “Çerçeve Yasa”ya “EVET” oyu veren YENİ Partili Umut Akdoğan...
Selcan Taşçı, parlamenter arkadaşı Umut Akdoğan’ın elini sıkmadı ve “Gazilerimiz, Çerçeve Yasa’ya EVET denildiği için bunları yaşıyor. Teröristlere EVET diyenlerle benim işim olmaz!” dedi.
İYİ Parti kimseye taviz vermeden kararlı tavrını sürdürüyor. Bu arada İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Dr. Turhan Çömez’in olağanüstü bir gayretle gerçekleştirdiği çalışmalarını takdirle izlediğimi belirtmeliyiz. Onu susturmak için Meclis’e fezleke gönderiliyor.
Turhan Çömez “Ülkemizde demokrasinin kurum ve kuralları ne yazık ki, ayaklar altında” diyor.
GÜNÜN SÖZÜ:
Bir gaziye karşı işlenen en büyük günah ilgisizliktir!



No comments:
Post a Comment