Thursday, February 26, 2026

Gürsel Demirok (Emekli diplomat) - Atatürkçü düşünce savunucuları her yerde - Yayınlanma: 26 Şubat 2026 Perşembe 09:21

 Gürsel Demirok (Emekli diplomat)

Atatürkçü düşünce savunucuları her yerde

"Atatürk ve Atatürkçülük konusunda ilerici bir anlayışla bilimsel, toplumsal ve kültürel çalışmalar" yapmak amacıyla 1989 'da Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) kurulmuştu. Derneğin kurucu başkanı, Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenciyken derslerini büyük ilgiyle izlediğimiz Prof. Dr. Muammer Aksoy idi. Onursal Başkanı da Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu. Derneğin diğer kurucuları arasında Prof. Dr. Bahriye Üçok ve Prof. Dr. Nusret Fişek bulunmaktaydı.

Aksoy, 31 Ocak 1990 tarihinde Ankara'da evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü. Üçok da, 6 Ekim 1990'da Ankara'da evine gönderilen bir bombalı paketle katledildi.

O yıllarda Atatürkçülere yönelik düzenlenen bu tür terör eylemlerini kimlerin, hangi amaçlarla düzenledikleri yakın tarihimizin karanlık sayfalarında. Atatürk sevgisi yüreklerinde olan insanlarımız bu eylemlerden ve Atatürk karşıtı söylemlerden etkilenmediler, yılmadılar korkmadılar. Atatürk sevgisi yüreklerinde giderek büyüdü, güçlendi. İnsanlarımız Atatürk ve Cumhuriyeti daha güçlü bir şekilde sahiplendi. Atatürkçü düşünce savunucuları artık her yerde.

Bu çerçevede Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve devrimlerinin savunucusu ADD de, 1989'dan bu yana yurt içi ve dışında faaliyet gösteriyor. Antalya'da da bir şubesi var. Antalya ADD 22 Şubat'ta 16. Olağan Genel Kurul toplantısını yaptı. Toplantıda, Atatürk'ün izinde, Atatürk'ün ilke ve devrimlerine bağlı olunduğu vurgulandı. ADD Antalya Şube Başkan İbrahim Daş ve yönetim kurulu güven tazeledi.

Toplantıya katılan ADD üyesi bir dostum, Cumhuriyetin kazanımlarını koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğunun bilinciyle çalışmalarda bulunan Antalya ADD şubesinin, Türkiye'nin en iyi Atatürkçü düşünce derneklerinden biri olduğunu söyledi. Birlik ve dayanışma içinde, daha güçlü yarınlar için Antalya ADD'nin çalışmalara devam edeceğini belirtti. Antalyalı Atatürk ve cumhuriyet sevdalılarının değerli çalışmalarda bulunan derneğe destek olmaları başarılar dilemeleri beklenir.

ADD'ler sadece Türkiye'de değil yurt dışında da başarılı, değerli çalışmalarda bulunuyorlar. Ne dış Temsilciliklerimizin ne de ADD ler dahil, derneklerimizin çalışmaları Türkiye’de pek bilinmiyor, pek fark edilmiyor. Mainz ve Zürih'te Başkonsolos olarak görevli iken, Avrupa'daki ADD'lerin başarılı çalışmalarına tanık oldum. Düzenledikleri Atatürk konulu konferanslara katıldım. Kimi zaman da ADD’ler bizim çalışmalarımıza katıldılar.

Bad Kreuznach Parkhotel'de 23 Nisan 1997 de görkemli bir törenle Atatürk Salonu’nun açılışı vesilesiyle düzenlediğimiz sempozyumun moderatörlüğünü Almanya ADD Başkanı Dursun Atılgan üstlenmiş, Atatürk ün Türkler için anlam ve önemini anlatan bir konuşma yapmıştı. Zürihte iken, Bern Büyükelçimiz Metin Örnekol, İsviçre Türk Toplumu ve İsviçre ADD temsilcileriyle birlikte, Lozan Antlaşmasının 80. yıl dönümü vesilesiyle, 24 Temmuz 2003 tarihinde Lozan’a gitmiş, Antlaşma müzakerelerinin yapıldığı Ouchy Şatosu ve antlaşma eklerinin İmzalandığı Beau-Rivage Palace ziyaret etmiştik. Ardından, Zürih Başkonsolosluğu'muz Ataturk Salonu'nda bir panel düzenlemiştik. Türkiye ADD Başkanı Ertuğrul Kazancı da bu etkinliğimize katılmış, panelde Lozan Antlaşması ve Cumhuriyet üzerinde bir sunumda bulunmuştu.

Mainz ve Zürih te iken Avrupa'daki Türklerin yüreklerindeki memleket özlemi ve sevdası ile Atatürk'e duydukları sonsuz sevgi ve saygıyı yakından gördüm. Milli bayramlarımız vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde, derneklerimizin ülkemizden değerli bilim insanlarımızı davet ederek Türkiye ve Atatürk üzerine düzenledikleri konferanslarda insanlarımızdaki vatan özlemini ve Atatürk sevgisini yakından gözledim.

Parkhotel Kurhaus Atatürk Salonu’nun açılışı 2027 de 30 yıl olacak. Halâ Avrupa’daki Türk dostlarım ve sosyal medya vasıtasıyla Salon’da düzenlenen etkinlikleri uzaktan izliyorum. Bir dönem otelin resepsiyon müdürlüğünü üstlenen değerli dostum Derya Önal, geçenlerde gönderdiği bir mesajda, Atatürk’ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruzun 100. Yıl dönümü vesilesiyle Baden-Württemberg eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Cengiz Yavuz ile birlikte otelde 5 Eylül 2022’de “Zafer Balosu” organize ettiklerini anımsattı. Derya Önal mesajında devamla “Bu anlamlı gecede birçok değerli sanatçımız gönüllü olarak yer aldı ve bizlere destek verdi. Atatürk Salonu bizler için ne kadar büyük bir değer taşıdığını vurgulamak isterim. Her yıl 10 Kasım'da Cengiz Yavuz eyaletinden yaklaşık 300 kişiyle Bad Kreuznach’a gelerek Mustafa Kemal Atatürk’ü anma programları düzenlemekte. Bunun yanı sıra Bad Kreuznach ve çevresinden, hatta Almanya’nın dört bir tarafından insanlar her yıl Atatürk’ü anmak ve salonumuzu ziyaret etmek için gelmekte. Tüm bunları sizlere borçluyuz. Bizler için Almanya’da Atatürk’ü anabileceğimiz bir salon oluşturduğunuz için size minnettarız. Tüm desteğiniz ve emeğiniz için Almanya’da yaşayan Türkler olarak sonsuz teşekkürlerimizi sunarız” şeklinde duygu yüklü ifadeler kullandı.

İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu (ADDP) Başkanı değerli dostum Jale Özer de Londra’dan gönderdiği bir mesajda, ADDP’nin, Atatürk’ün Parkhotel Kurhaus’da konaklamasının 100. Yılı münasebetiyle Atatürk Salonunda Ekim 2017’de bir toplantı düzenlediği anımsattı. Bu toplantıda Atatürk Salonunun açılışının tarihçesi anlatılarak, çalışmalarımızdan övgüyle söz edildiğini yazan Jale Özer, ADDP’nin 23-24 Mart 2019tarihinde salonda ikinci kez toplantı düzenlediğine işaret etti.

İngiltere ADD’nin kurucu üyeler arasında olduğunu belirterek, ADDP hakkında da şu bilgileri paylaştı :

“Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu, 18 Eylül 2016’da Ankara’daki Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi’nin inisiyatifiyle, dünyadaki Atatürkçü dernek, federasyon ve kuruluşların Dortmund’da (Almanya) bir araya gelmesiyle doğdu.10 Şubat 2021 tarihinde Almanya yasalarına uygun biçimde kamu yararına çalışan uluslararası bir çatı örgütü olarak tüzel kişilik kazandı. ADDP bugün Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, İsveç, Norveç, Avusturya ve Kosova’da faaliyet gösteren 12 derneği bünyesinde toplayan; üç kıtaya yayılan çok paydaşlı bir sivil toplum yapılanması. Platform partiler üstü bir anlayışla hareket eder ve herhangi bir partiyle organik bağ taşımaksızın çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk’ün akıl ve bilim temelli düşünce sistemi doğrultusunda yürütür. ADDP; laik, demokratik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne, Cumhuriyet kazanımlarına ve Atatürk’e yönelik yurt dışında gerçekleştirilen haksız itham ve karalama girişimlerine karşı kurumsal düzeyde ve zamanında tepki koyar; bilimsel, hukuki ve kamusal zeminde çalışmalar yürütür. Faaliyetlerini Türkçe, İngilizce ve Almanca başta olmak üzere çok dilli bir iletişim anlayışıyla sürdürerek uluslararası kamuoyunda etkin ve saygın bir temsil hedeflemekte.5 dille açıklamalarıyla kamuoyu yaratır.”

Alkışlanacak, takdir edilecek bir oluşum ADDP. Yurtdışındaki Türk’lerin Atatürk’e duydukları sevgi, saygı ve minneti gösteren bir oluşum. Avrupa ve dünyanın başka yörelerinde yaşayan insanlarımızın önemli kısmının kalplerindeki Atatürk sevgisinin ADDP çatısı altındaki insanlarımızdan farklı olmadığı kuşkusuz.

Parkhotel Kurhaus’taki Atatürk Salonunu ziyaret eden, etkinlikler, paneller düzenleyen insanlarımızın sosyal medyadaki fotoğraf ve video paylaşımlarını izlemek de beni son derece mutlu ediyor. Bir yurttaşımız video paylaşımında, çocuğu ile Atatürk Salonunu gezdikten sonra otelin içinde yürürken, “Atatürk’ün yürüdüğü yollarda şimdi biz yürüyoruz, harika bir duygu” diyor. İnsanlarımızı, Atatürk’ün yürüdüğü yollarda yürüdüklerini, O'nun izinden gittiklerini görmek de harika bir duygu.

Atatürk ve Yurtdışındaki Türkler”i birlikte değerlendirmek gerekir. İkisinin de ülkemiz tarihinde önemli konumları var. Biri Osmanlı toprağı olan Avrupa şehirlerinde doğdu, okudu. Osmanlı subayı olarak çeşitli Avrupa ülkelerinde incelemelerde bulundu, oralarda gelecekte hayal ettiği bir Türkiye tasarladı. 38 yaşında Anadolu'ya ayak basarak ülkesini düşman işgalinden kurtardı, ardından Cumhuriyeti kurarak modern Türkiye'nin temellerini attı. Diğeri bozkır Anadolu da doğdu, büyüdü, ekonomisi sıkıntı içinde olan ülkesine yardımcı olmak amacıyla çeşitli Avrupa ülkelerine doğru umuda yolculuğa çıktı. Yaban ellerde çalıştı, çırpındı, hem içinde yaşadıkları ülkelerin ekonomilerine katkıda bulundu, hem de Türkiye ekonomisine hayat verdi, can verdi.

Yad ellerde ki insanlarımız, halen de yüreklerinde vatan ve Atatürk sevgi ve özlemi, benliklerini koruyarak içinde yaşadıkları toplumla bütünleşmeye çalışıyorlar. Bu insanlarımıza Türkiye’den, anavatan' dan gelecek her türlü ilgi ve destek onlar için büyük değerde.

Kaynak: Atatürkçü düşünce savunucuları her yerde

No comments:

Post a Comment