Saturday, February 14, 2026

Gürsel Demirok (Emekli Diplomat) B. İskender'in Faselisli Henna'ya aşkı - Yayınlanma: 14 Şubat 2026 Cumartesi 09:37

 

Gürsel Demirok

(Emekli Diplomat)

B. İskender'in Faselisli Henna'ya aşkı



Kemer'de Çınarlı Kavşakta Sevgililer Günü öncesinde Henna heykeli yerleştirildi. Heykelin adı medyada Hanna Heykeli olarak geçiyor.

Doğrusu Henna Heykeli. Heykel, Muharrem Nalçacı'nın " Kemer'de Mitolojik Bir Aşk Hikayesi B. İSKENDER’İN PHASELİS'E DÖNÜŞÜ" başlıklı romanından (Göl Kitap Yayıncılık/2020) esinlenerek yapıldı.

Tanıtım amaçlı bir projenin parçası. Kemer Belediyesine yakın kaynaklardan edindiğim bilgiye göre, özel içerikler hazırlanıyor bu aşk hikayesi için. Phaselis, Kemer Merkez ve Tahtalı zirvesinin iç içe olduğu bu aşk öyküsünün tanıtımı yapılıp güzel bir içerik oluşturulacak. Mart ayı içinde yayınlanması öngörülüyor. Yapay zeka destekli tarih ve günümüzü kullanarak turisti otelden çıkarıp bir efsanenin arkasından götürmek. Ana aktör Henna değil. Ana aktör Büyük İskender ve Phaselis, Büyük İskender ve Phaselis Antik Kenti için yedi videolu bir proje hazırlanıyor.

Henna heykeli, Büyük İskender'in Phaselis'teki aşkını simgeliyor. Bu büyük aşk, Nalçacı'nın romanında nasıl yansıtılmış "Sevgililer Günü"nde özetle anlatayım:

"Faselis açıklarında fırtınalı bir gecede seyreyleyen iki korsan gemisinden biri batar, diğeri kıyıya yakın kayalıklara çarparak paramparça olur. Gemiden tek bir kişi kurtulur ve baygın halde sahile çıkar. Sabah sahilde baygın yatan denizciyi gören Faselisliler, kendisini yaşlı Hali teyzenin evine taşırlar. Gençliğinde Persli bir korsanla gizli aşk yaşadığı söylenen Hali teyzenin iki kızı var. Henna ve Salina. Henna, Faselis'in en güzel kızlarından biridir. Omuzlarından aşağı beline kadar salınan üzüm siyahı saçları ve menekşe rengi gözleriyle gençlerin aklını başından alır. Faselisliler, Henna'nın Persli korsandan olduğu şeklinde dedikodu yapsalar da, Hali bunu kabul etmez.

Korsan gemisinden sağ kurtulan, 17-18 yaşlarında bir gençtir. Faselesliler tanımadıkları deryadan gelen bu gence Deryanus adını verirler. Buğday tenli, kumral saçları omuzlarına inen, gözleri güneşten gelmiş gibidir Deryanus'un.

İlaç ve otlarla genç iyileştirmeye çalışılır. Genci tedavi eden Henna, şimdiye kadar hissetmediği sıcak bir şeylerin içinde gezindiğini hissetmeye başlar. "İnsan hiç tanımadığı birine nasıl aşık olur, hem de yaralı bir korsan" diye düşünür. Sahilde düşünürken çam ağacına konan bir martı uyarır: "Ona aşık olma.O korsan senin felaketin olacak"

İyileşen Deryanus da Henna'ya karşı o zaman kadar hissetmediği duygular besler. Menekşe rengi gözlerine vurulur. Gün geçtikçe daha yakınlaşırlar, Aralarındaki aşk giderek gelişir. Henna birgün, merak
içinde Deryanus'a kim olduğunu sorar. Genç " adım İskender, Makedonyalı Kral Filip'in savaşçıyım" der.. Birbirlerine aşklarını ilan eden gençler evlenmeye karar verirler.

Henna endişelidir. Olimpos tanrılarının aşklarını çekemeyeceğinden, bir kötülük yapacağından korkar. Olimpos tanrıları, Faselis'te yaşayanları hep kıskanır, kin duyardı. Korku salardı yüreklerine. İskender ise bu korkunun yersiz olduğunu söyler,

Düğün gecesi yakındaki dağdan alevler çıkar, Tanrı dağından akan lavlar denize kadar ulaşır. Faselislilerin evleri lavların altında kalır, Faselisliler bu felaketi Olimpos tanrılarına bağlar. Bunu reddeden ve yaşananın bir doğa olayı olduğunu söyleyen İskender, Faselislerin korkularının yersiz olduğunu ispatlamak amacıyla yanına Henna'yı da alarak atı Efsane'nin sırtında Olimpos dağına doğru tırmanır.

Dağda bir mağarada gördükleri kâhin Togo "Senin kim olduğunu biliyorum. Sen dünyaya hükmedecek olan bir Makedon savaşçısısın. Adın İskender. Sen Makedonyalı küçük İskendersin fakat yakında Büyük İskender olacaksın. Olimpos'un doruğundaki koca gövdeli üç yılandan, başının üstünde siyah ben olan kör yılanı kılıcınla öldürürsen sen de kurtulursun ben de" der.

Henna ile atı Efsane'nin sırtında dağa tırmanmaya devam eden İskender dağın doruğundaki koca gövdeli yılanı zorlu bir mücadelenin sonunda kâhinin dediği gibi öldürür. "Eyy Olimposlular, Korku imparatorluğunun korkak kralları! Bundan sonra hiçbir insanı ezemeyecek, onları korkutamayacaksınız..." diye haykırır.

Faselislilere söz verdiği şekilde dağın tepesinde bir ateş yakar. Ateşi gören Faselisliler sevinç çığlıkları atar.

Huzura kavuşan Faselistliler yanan yıkılan evleri yerine yeni evler yaparlar. İskender ile gurur duyarlar.

İskender ve Henna da çok mutludurlar. Ancak zamanla i İskender'in deryalara olan sevdası canlanmaya başlar. Durgunlaşır. İçine kapanır. Bu durumu fark eden Henna "git istersen ben seni bekleyeceğim" der, yaşlı gözlerini sevgilisinden saklayarak. Henna'nın bu sözleri ardından İskender gemiyle denizlere açılır. Henna çok üzgün, gözleri yaşlı İskenderi uğurlar. "Onu bekleyeceğim geri dönene kadar" der.

Yıllar geçer İskender dönmez. Onu umutsuzca bekleyen Henna üzüntü ve hasretten tüm güzelliğini yitirir.Menekşe gözleri parlaklığını yitirir. Aklını kaybeder. Orman da yaşamaya başlar.

Yıllar yıllar sonra dev gemileriyle İskender, imparator olarak geri döner.Namı Akdeniz kıyılarını aşmış, Mısır'a kadar uzanmıştır. Faselis halkı onu coşkuyla karşılar. Henna'yı arar her tarafta. Ormanda bir mağarada bulduğunda Henna tanınmaz haldedir. İmparator, Henna'yı sağlığına kavuşturmak için büyük uğraş verir. Doktorlar çağırır dört bir yandan. Ancak Henna sağlığına kavuşamaz. Gençlik sevgilisi Deryanus'u arar. Kendisine sarılan imparatora "sen Deryanus değil İmparator İskendersin" der.

İmparator umutsuzca geri dönmeye karar verir. Düzenlenen törenlere Finike Kralı, Side Prensi, Olimpos ve İdyros (Kemer) ileri gelenleri katılarak, imparatora bağlılıklarını sunarlar. İmparator yaptığı veda konuşmasında " benim kalbim sizlerle ve Henna ile kalacak" der.

Yıllar boyu ormanlarda, tepelerde, sahilde sevgilisi Deryanus'u beklemeye devam eden Henna'nın kalbi bu hasrete sonunda dayanamaz. Henna bir tepede sevgisini beklerken ölür.. Büyük Bir süre sonra Faselis'e, İskender'in de öldüğü haberi gelir. Faselisliler "sevgililer nihayet buluştu" derler. Büyük İskender ile Henna'nın büyük aşkı asırlar boyu unutulmaz, bugünlere ulaşır."

Büyük İskender ile Henna'nın aşk öyküsü böyle biter. Çınarlı Kavşak'taki heykelin, bölgenin tarihi dokusunu yansıtması açısından projeye dahil edildiği anlaşılıyor. Büyük İskender dünyaca ünlü bir isim. Hakkında nice filmler, belgeseller olan. Büyük İskender'in bir aşk öyküsü üzerinden Kemer İle, Phaselis ve Tahtalı ile ilgisini ortaya koymak tanıtım açısından çok isabetli bir stratejik yaklaşım. Büyük İskenderi, Türkiye turizm açısından önemli bir marka haline getirir. Bu itibarla heykele "çok masraf yapılmış", "bu dar zamanda ne gerek vardı" şeklinde ucuz eleştirilere baş vurmak yerine, heykeli bu açıdan değerlendirerek Kemer Belediyesin takdir etmek gerekir.

Kemer'deki Henna heykelini görenler, bu aşk öyküsünü anımsamalı, Belediye'nin yukarıda işaret ettiğim projesini dikkate almalı ardından değerlendirmelerde bulunmalı. Temel amacın Kemeri daha iyi tanıtmak, tüm zamanlarını otellerde geçiren turistleri Kemerin içine ve çevresine çekmek olduğunu göz ardı etmemeli...


Kaynak: B. İskender'in Faselisli Henna'ya aşkı

No comments:

Post a Comment