Tuesday, February 10, 2026

Gürsel Demirok (Emekli diplomat) Erdoğan: Üç çocuk sahibi olun Yayınlanma: 09 Şubat 2026 Pazartesi 09:20

 


Gürsel Demirok (Emekli diplomat)

Erdoğan: Üç çocuk sahibi olun

Ülkemizde doğurganlık hızı geriliyor. 2022 yılında binde 7,1 olan nüfus artış hızı ,2023 yılında binde 1,1'e düşmüş. Türkiye'de doğurganlık oranı kademeli olarak düşüyor. Nüfus artışı neredeyse durmuş durumda. Bu durumu kaygı verici bulan Cumhurbaşkanı Erdoğan her vesileyle yurttaşlara asgari üç çocuk sahibi olmaları çağrısında bulunuyor.

Doğurganlık hızındaki gerileme nedeniyle, Türkiye son yıllarda nüfus artış hızının artırılmasına yönelik bir politika izliyor. Gerekçe olarak şunlar gösteriliyor:

Bebek ölüm hızının gerilemesi ve doğuşta beklenen hayat süresinin uzaması sonucunda yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı artmaktadır. Yaşlı nüfusun artmasıyla çalışma çağı nüfusunun (15-64 yaş) bakmakla yükümlü olduğu nüfus gelecekte artacak ve üretken nüfusun payı azalacaktır. Tedbir alınmaması durumunda 2038 yılından itibaren çalışma çağı nüfusunun, 2050 yılından sonra ise toplam nüfusun azalmaya başlayacağı tahmin edilmektedir.

Bu çerçevede nüfus politikalarıyla doğurganlık hızının artırılması ve yaşlanan nüfusa yönelik etkin ve uygun zamanlı politikaların geliştirilmesi ihtiyacı bulunmakta. Aile Sosyal Destek Programının kurumsal yapısının arttırılması planlanmakta. Evliliklerin artmasını ve devamlılığını teşvik edici eğitimlerin ve danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması öngörülmekte. Nüfus artış hızı önemli ölçüde azalan ülkemizde, yüksek orandaki çocuk ve genç nüfus potansiyelinin en iyi şekilde değerlendirilmesi hedeflenmekte.

Erdoğan üç çocuk vurguları yaparken, nüfusumuzun gücümüzle doğru orantılı olduğuna yönelik açık uyarılarda bulunuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da zaman zaman durumun ciddiyetine ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Nüfus trendinin değişmemesi halinde 20-25 sene sonra askere gönderecek genç bile bulunmayacağı hususunda uyarılarda bulunuyor.

Bu kaygılarla Aralık 2024 sonlarında bir kararname ile "Nüfus Politikaları Kurulu" oluşturuldu. Kurulun başkanı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz. Kurulun görevi, demografik yapıda meydana gelen değişimler ile doğurganlık oranının azalmasına neden olan faktörleri ve bunların ortaya çıkardığı sonuçları kapsamlı olarak incelemek ve gerekli tedbirleri almak.

Kurulun sekreterya hizmetleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Kurul üyeleri, Adalet Bakanı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, İçişleri Bakanı, Millî Eğitim Bakanı, Sağlık Bakanı, Diyanet İşleri Başkanı, İletişim Başkanı, Strateji ve Bütçe Başkanı ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı.

İlk toplantısını geçen yılın başında yapan Nüfus Politikaları Kurulunun üçüncü toplantısı, geçen ay sonlarında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda, dinamik nüfus yapımızın korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik atılan adımların değerlendirilerek, önümüzdeki süreçte atılmasında yarar görülen adımların ele alındığı anlaşılıyor. Bu çerçevede, gençlerin aile kurmalarını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen “evlenecek gençlerin desteklenmesi projesi”nin ülke geneline yaygınlaştırıldığı ve destek tutarlarının artırıldığı görülüyor. Gençler ile üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere konut sahibi olabilmeleri için özel imkânlar tanınmış... 2025 yılında yapılan düzenleme ile tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarı 5 bin liraya yükseltilmiş. İkinci çocuklar için her ay bin 500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için her ay 5 bin lira destek ödemesi uygulaması hayata geçirilmiş. Kamu kurumlarından başlamak üzere ülke genelinde kreşlerin yaygınlaştırılması için ‘kreş seferberliği’ başlatılmış. Bu somut adımların yanı sıra Eylem Planında yer alan birçok başlıktaki çalışmalar sürdürülüyormuş. Son toplantıda aile ve nüfus yapısı ve demografik dönüşüm başlıklarına odaklanılarak kapsamlı değerlendirmeler yapılmış. Mevcut zor ekonomik koşullarda insanlarımız Cumhurbaşkanımızın "asgari üç çocuk sahip olunması" çağrısına mesafeli yaklaşıyorlar. Çağrıya soğuk bakıyorlar. Yaşam mücadelesi veren insanlarımızın bu yaklaşımı anlaşılabilir. Ancak Cumhurbaşkanımızın uyarıları da önemli.

Bu konuda farklı görüşler de dile getiriliyor. Nüfus artış hızının azalmasını endişe verecek bir olgu olmadığını savunanlar da var. Bu görüş sahipleri nedenini şöyle izah ediyorlar.

"Çünkü bu küresel olgu. Bugün dünya nüfusu 8,5 milyara yakın. Eskiden bu nüfusun çok hızla artacağı yolunda projeksiyonlar yapılırdı. Ancak yeni projeksiyonlar tüm dünyada 2100 yılında nüfusun 5-6 milyara ineceğini gösteriyor. Nüfusun azalmasından endişe duyanlar işgücü azalmasından ve yaşlanan nüfusa verilecek emekli aylıklarının maliyetinden şikâyet ederler. Bir de asker sayısının azalmasından. Ancak nüfusun çağdaş koşullara uygun olarak büyütülmesinde, eğitimden ve sağlık koşullarının güvence altına alınmasından söz etmezler. Bu koşullar sağlanamazsa çok çocuk neden? Üzerinde iyi düşünmek gerek. Türkiye’de gençler ekonomik koşullar nedeniyle evlenmeye ve çok çocuk sahibi olmaya cesaret edemiyorlar."

Bir dostumun bu konudaki görüşleri ise şöyle:

"Gelecek endişesi, çocuk mutluluk endeksinin yerlerde sürünmesi, eğitimin kalitesinin düşmesi, adalete güvenin azalması, torpilsiz iş bulma şansı kalmaması vs. vs. Bu devirde genç olsaydım asla çocuk yapmazdım. Çocuklara nasıl bir gelecek vaad ediliyor ki çok çocuk sahibi isteniyor? Gençler yurt dışında yaşama arzusundalar. Atılan adımlar derde deva olmaktan uzak. Ayrıca bir açıdan hızın düşmesi iyi. Hindistan, Bangladeş, Pakistan gibi işsiz, aç kuru kalabalıklar yerine, kaynakların yettiği makul bir nüfus yeterli. Türkiye'de 60-65 milyon nüfus iyidir. İstanbul'a, Ankara'ya, Antalya'ya bakın. Yaşanmaz oluyorlar..."

Bir başka dostum da "nüfusun azalması değil, dağılımı endişe verici. Bütün Türkiye nüfusunun dörtte biri İstanbul'da " diyor.

Cumhurbaşkanımızın uyarılarını hatırlattığım bir çocuk sahibi genç bir annenin görüşleri de şöyle:

"Hepimiz kalabalık aileleri seven ataerkil bir toplumun devamıyız. Ancak, yaşanılan stres, kaygılar, psikolojik sarsıntılar, gelecek endişesi, ekonomik sıkıntılar maalesef vatandaşın genetik haritası ve hormon dengesini de olumsuz etkiliyor. Çok çocuk sahibi olmayı arzu ederim. Ancak göze alamıyorum. Bu zamanda çok çocuk demek türlü sorunlarla, sıkıntılarla boğuşmak demek. Öte yandan, dinamik, güçlü genç kuşaklar,topraklarımızın korunması ve üretimin artması, devletimizin varlığını sürdürebilmesi vs. açısından kuşkusuz çok önemli. Fakat bunların gerçekleşmesi ve doğurganlık hızının artması için öncelikle ebeveyn adaylarının huzur ve güvenliği sağlanmalı, ekonomik sorunları, kaygıları ortadan kaldırmalı."

Genç anne pek çok annenin düşüncelerinin dile getirmiş adeta. Ne dersiniz?

Kaynak: Erdoğan: Üç çocuk sahibi olun

No comments:

Post a Comment