Wednesday, February 4, 2026

Emekli Büyükelçi Önder Özar'ın ANA dergisinin Ocak-Şubat 2026 sayısında yayınlanan yazısı: "Cumhuriyetimizin 103 ncü yılında Atatürk'ü anmak

 

Emekli Büyükelçi  Önder Özar'ın ANA dergisinin Ocak-Şubat 2026  sayısında yayınlanan yazısı:

"Cumhuriyetimizin 103 ncü yılında Atatürk'ü  anmak



2026 yılına girmiş bulunuyoruz. Geçen yıl Cumhuriyet'imizin 102nci yılını kutladık. Resmi  törenlerden çok daha fazlasını halkımızın düzenlediği kutlama etkinlikleri, fener alayları ve rekor sayıda vatandaşlarımızın Anıt - Kabir'i  ziyaretlerinin oluşturduğu çoşku dalgalarını yaşadık.  10 Kasım 2025 "Atatürk'ü Anma Günü" nde Anıt - Kabiri 1 milyon 219 bin 148 kişi ziyaret etti.   Hangi  ülkede ebediyete intikal etmiş bir  devlet başkanı için yıllar boyunca böylesine bir sevgi ve saygı gösterisi gerçekleşiyor?

   

Fas'tan, 280 milyonu aşan nüfusunun yüzde 85'inin müslüman olduğu Endonezya'ya kadar tüm İslam dünyasında,  Atatürk gibi saygın bir lider görüldü mü?   Dört yıl yedi ay görev yaptığım Fas'ta, devletin resmi dini İslam olmasına karşın, Atatürk'ün çağdaşlığa kapı açtığının genel bir kabul gördüğünü ifade edebilirim. Dört yıl süreyle görev yaptığım İran İslam Cumhuriyeti'nde, koyu muhafazakar rejimden ve insan haklarına saygı göstermeyen uygulamalarından  memnun olmayan çok sayıda İran vatandaşının "ne yazık ki bizim Atatürk'ümüz yok" dediklerine tanıklık ettim. Pakistan'daki Atatürk sevgisi caddelere, parklara verilen isimlerde açıkça görülüyor. Asya'nın en doğu ucunda yer alan Endonezya'da Atatürk sevgisinin ne denli güçlü olduğunu 2025 yılında ülkemize resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto anımsattı. Endonezya Cumhurbaşkanının 10 Nisan 2025 perşembe günü TBMM'nde yaptığı konuşmanın, Atatürk'ün fikri mirasının ne denli etkili olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Subianto'nun konuşmasından bazı alıntılar yapmak istiyorum: " Türk tarihi benim için gerçekten ilham kaynağı. Gençken benim idolum, kahramanım, Mustafa Kemal Atatürk'tü. Kendi ülkem dahil olmak üzere,  gelişmekte olan ülkeler için örnek bir lider, vatanseverlik ve cesaret timsali, azim örneğidir. Atatürk'ün  Endonezyalıların kalbinde çok özel bir yeri var,  Atatürk'ün kurduğu Türkiye bizler için en büyük müslüman medeniyetidir."

Atatürk hakkında anlatılan ve yazılan olumsuz hikayelerin  çoğunluğu dinle ilgilidir. Oysa, Atatürk'ün İslamiyete önemli hizmetlerde bulunduğu gerçeği görmezden gelinebilir mi?  Ankara'da Millet Meclisi'nin açılışı Atatürk'ün isteği üzerine, dualarla Cuma gününde yapılmış, Milli mücadelede Mehmet Rifat Börekçi hocanın desteğini arkasına almış, Cumhuriyet'in ilanından sonra din isitismarının önlenmesi ve ve din işlerinin yürütülmesi için Börekçi hocanın başkanlığına atandığı Diyanet İşleri Başkanlığını kurmuş, Kur'an'ın Türkçe mealinin hazırlanması ve yayılması için gerekli ödeneği kişisel gelirinden karşılamış, Kur'an'ın bilimsel tefsirini yaptırmış ve ücretsiz dağıtımını sağlamış ( Hak Dini Kur'an Dili - 1936 Elmalılı Hamdi Yazır), Arapça okunan hutbe konusunu Türkçeye  dönüştürmüş, bir çok camiin onarılmasına kişisel geliri ile katkıda bulunmuş, camiilerin din görevlisi ihtiyacını karşılamak için imam - hatip okulları açılmasını sağlamış yüce bir kahraman, eşsiz bir devlet lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk. 

Atatürk'ün İslam dünyasına en büyük hizmeti, dünyada geri kalmış ve geri bırakılmış ülkelere esaretten ve çaresizlikten kurtulma yolunu açarak,  örnek olması ve öncülük etmesidir. 

Bu yazımda, Atatürk'ün, bazı çevrelerin olumsuz iddialarına karşılık  İslam dini ve  hazreti Muhammed hakkında özlü ifadelerini anımsatmak istiyorum. " Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur.Bizim dinimiz akla en uygun ve en doğal bir dindir. Bu nedenledir ki son din olmuştur.Bir dinin doğal olması için, akla, tekniğe, bilime ve mantığa uyması gereklidir.Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur... Müslümanların toplumsal yaşamında hiç kimsenin özel bir sınıf halinde varlığını korumaya hakkı yoktur... Bizde ruhbanlık yoktur. Her birey, dinini, din duygusunu ve imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da Okul'dur. Müslümanlık, aslında en geniş anlamıyla hoş görülü ve çağdaş bir dindir." 

Atatürk'ün tekke ve zaviyeleri kapatma kararını eleştirenlere yanıtını da tekrarlamakta yarar görüyorum. " Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu tür yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz, göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle biraraya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir."

Atatürk, 1923 yılında Balıkesir Zağnos Paşa camiinde minberden şunları söylemiştir: 

"Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini gerçekleri bildirmeye memur ve elçi olmuştur. Anayasası, hepimizce bilinir ki, şanı büyük olan yüce Kur'an'daki nas'lardır. "

Atatürk, 1922 yılında bir konuşmasında," Milletimiz din ve dil gibi iki kuvvetli erdeme sahiptir. Bu erdemleri hiç bir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamiştir ve alamaz." diyerek, milli birlik ve dayanışmanın önemini vurgulamıştır.

Atatürk insanların dini anlayarak yaşamasının önemini her fırsatta vurgulamış, insanların Kur'anı, peygamberi, Allah'ın emirlerini kolay anlamaları adına dilsel anlamda reformcu bir anlayış sergilemiştir.

 1927 -1938 yıllarında  Çankaya Köşkü Kütüphane memuru Nuri Ulusu'nun anıları, oğlu Kemal Ulusu'nun "Atatürk'ün yanıbaşında" başlıklı kitabında değerli bir kaynak oluşturuyor. Bu kitapta "Atatürk'ün inancı ve dini düşünceleri " altbaşlığı ile yer alan bazı bilgileri özetleyerek aktarmak istiyorum. 

- Hz. Muhammed (S.A.V) en çok takdir ettiği kişiydi. 

- Bir sohbette şunları söylemişti: "Din önemlidir ve vardır. Bizim de Allah'a şükür çok sağlam temeli olan bir dinimiz var.Fakat, iyi kullanılmadığı, suiistimal edildiği ve de asırlar boyu ihmal edildiği için hırpalanmıştır. Hele hele cahil hocaların halkı yanlış tefsir ve hurafelerle kandırmaları, bu temeli iyice yıpratmıştır.

- Din ve vicdan hürriyetine inanmak gerkir. Din işlerini kesinlikle devlet işlerine karıştırtmam, karışanı da kim olursa olsun, çok ağır cezalandırırım.

- Atatürk, Ramazan geceleri başta hafız Sadettin Kaynak hoca olmak üzere,  o devrin hafızlarını davet  ederdi. Ramazan ayının  yirmialtıncı gününde Mubarek Kadir gecesine çok önem verirdi.

-Atatürk ezan sesini çok severdi. Bir gece sabaha karşı manevi kızı Nebile'nin okuduğu sabah ezanını gözlerini kapatarak büyük bir huşu içinde dinledi.

- Atatürk, dini bayramlara çok özen gösterirdi. Ancak, Kurban bayramında veya herhangi bir törende hayvan kesimine karşıydı. 

-Nuri Ulusu diyor ki :" O dinine, Allah'ına, Peygamberine, Kur'an-ı Kerim'e inanan iyi bir müslümandı. 

Neden "Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında Atatürk'ü anmak" konu başlığını seçtim ve okurlarımın çoğunun bildiği konuları yeniden mercek altına almak istedim?. Soruyu önce kendime, sonra okurlarıma ve ilgilenen herkese yöneltiyorum. 

Öncelikle, gençlerin Atatürk'ün yaşamını, devrimlerini ve ufuk açan fikirlerini öğrenmesi gereğini ısrarla yineliyorum. İkinci olarak,  devletimizin Milli Eğitim Bakanlığı gibi temel yapısını emanet ettiği bir sayın bakanın, Atatürk'ün fikriyatına aykırı önceki uygulamalarına ek olarak,  Atatürk'ün görüntüsünün okul karnelerinden silinmesi kararını gözden geçirmesi için çağrıda bulunmak istiyorum. Üçüncü olarak, Türk milleti var oldukça Atatürk fikriyatı ve ilkelerinin sönmeyeceğini, Atatürk gibi düşünen gençlerin başarılı olacağına inancımı haykırmak için yazıyorum." 

                                                    

No comments:

Post a Comment