Orhan Bursalı
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri olur. Ne mümkün ne değil...
İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor. Morg önündeki alanda yerlerde yatan ölüler ve kayıplarını arayan İranlılar yansıyor ekranlara. İnternet/haberleşme ya kapatıldığı ya da son derece kısıtlandığı için gerçeğe ulaşmak zor. Rejimin kentler ve protestocular arasındaki ilişkiyi kesmek için iletişimi sınırlandırdığı düşünülebilir, bunun yanı sıra yaşanan pek çok vahşet olayının da dış dünyaya yansıması engelleniyor.
Kargaşa ve dezenformasyon arasında gerçeği bulmak zor. Şüphesiz yabancı kışkırtıcıların da varlığını yadsımak mümkün olmasa da esas olarak İranlıların, 50 yılına yaklaşan Humeyni rejiminin ülkeyi soktuğu ekonomik ve toplumsal cendere içinde yaşamaya karşı isyan ettikleri gerçeğini değiştirmiyor.
DIŞ MÜDAHALENİN KAPSAMI NE
Trump’ın açıklamalarından anlıyoruz ki İran’da durum, ABD ve İsrail’e yeniden müdahale fırsatı yaratmış durumda. Her ne kadar İranlı yöneticiler, örneğin meclis başkanı, bir müdahale durumunda İsrail’i ve ABD’yi hedef alacaklarını söylese de bu ikazın müdahaleyi durdurmayacağını da biliyorlardı.
Ne planladıklarını, kapsam ve hedeflerini bilmiyoruz ama bu kez, İran’daki rejimi çökertme ve değiştirme hedefine kilitleneceklerini varsayabiliriz.
Böyle bir varsayım İran’da bir iç savaşa ve parçalanmaya da yol açabilir.
Böylece Türkiye için çok daha tehlikeli bir süreç başlayabilir. Birden yanı başımızda hiç de memnun olmayacağımız yeni komşular ortaya çıkabilir.
‘ALLAH’IN DÜZENİ’ SORUNU
Otoriter, hele hele kökenini dinden alan, Allah’ın düzenini kurduk ve bunun için sonuna kadar savaşacağız inancında olan rejimlerin iktidarı devretmeleri en zor olandır.
Gitmeleri, genellikle geldiklerinden daha zor olur.
İktidar demek saltanat demektir. İran halkının refahını son derece yükseltmek ve mutlu bir hayat yaşamasını sağlamak ana hedefleri olmaz. Köktendinci otorite, saltanatını kurar ve ekonomi de öncelikle bu otoriterin tüm tabakalarına, silahlı güçlerine hizmet etmesi ile sonuçlanır.
Demokrasinin ve hukukun, her alanda özgürlüğün olmadığı bir ülke, çok yakından bildiğimiz tanıdığımız özelliklere sahiptir.
İran’a çok ciddi bir askeri müdahale bölgedeki tüm dengeleri sarsar.
Bölge bir ateş çemberinin içine düşer. Türkiye de...
İRAN REJİMİ PARÇALANMAYI ÖNLEYEBİLİR
Öncelikle, daha önce de yazdığım gibi, nükleer silah yapımına yönelik tüm çalışmalarını durdurur.
Mollaların mutlak yönetimini sağlayan siyasal, idari ve hukuk sistemini değiştirmek ve iktidarı herkese açmak için hemen harekete geçer.
Önce molla iktidarını değil, öncelik İran’ı korumak ve kollamaktır düşüncesine öncelik verir. Rejimini İran’ın selameti için değiştirecek adımlar atar.
Bunları yaparlar mı, çok zor, dahası belki de mümkün değil.
Çünkü bu tür rejimleri akıl değil inanç; iktidarda sonsuza kadar kalabilecekleri halüsinasyonu yönetir.
Ama yine de ülkemizi kurtaralım gibi bir düşünce, rejimin iç bünyesinde tutunabilirse hem ülkeyi hem de bölgeyi bir istiladan ve emperyalizmin siyasal tasarımlarından kurtarabilirler.
Bu mümkün olabilir mi?
No comments:
Post a Comment