Monday, August 28, 2023

AVİM (Avrasya İncelemeleri Merkezi) İRAN DIŞ POLİTİKASINDA KAFKASYA ANALİZ NO : 2023 / 20 YAZAR : GÖZDE KILIÇ YAŞIN 24.08.2023

 AVİM (Avrasya İncelemeleri Merkezi) 

İRAN DIŞ POLİTİKASINDA KAFKASYA

ANALİZ NO : 2023 / 20

YAZAR : GÖZDE KILIÇ YAŞIN

24.08.2023

15 dk okuma 


Azerbaycan-Ermenistan barış görüşmelerinde karşılıklı toprak bütünlüğünün tanınması ve daha zor bir konu olan sınırların belirlenmesinde ilerleme sağlanırken bölgenin tamamı için önemli bir geçiş yolu niteliğindeki Zengezur Koridoru konusunda sıkıntı yaşanmaktadır. Ermenistan 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşmasının Zengezur Koridorunu kapsamadığı[1] ve Laçin Koridoruyla karşılıklılık içermediği iddiasını öne sürmektedir. Koridora esas itiraz İran’dan gelmekteydi. Konu Azerbaycan-İran arasında da gerilime yol açmıştır. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un Nisan 2023’te diplomasi ve diyaloğun devam ettirilmesi temennisi içeren telefon görüşmesi gerçekleştirmesi, ardından Abdullahiyan’ın 5 Temmuz’daki Bakü ziyareti[2] iki ülke ilişkileri bakımından umut vericidir. Bakü’de Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru ve Zengezur ulaşım bağlantısı da görüşülmüştür. İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, Azerbaycan’ın ana karasının Nahçıvan’a bağlanması için Aras Koridoru’nun açılmasıyla ilgili İran Cumhurbaşkanı’nın talimatı olduğunu ifade etmiştir.[3]


İran’ın gündeme getirdiği koridor Aras Nehri üzerinde yapılması planlanan kara ve demiryolları köprüleridir.[4] Dolayısıyla Azerbaycan’ın daha kısa bir yol olduğu için gerçekleşmesini istediği ve Şuşa Beyannamesinde de yer alan Zengezur ulaşım yolu kastedilmemektedir. Azerbaycan için güzergâh çeşitliliği sağlayacak bir projedir ancak Zengezur’un yerini de tutmayacaktır.  Yine de İran’ın tavır değişikliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin İran ve Azerbaycan Cumhuriyeti’ndeki Azerbaycanlıların ayrılmaz bağından söz etmesi[5] de değişim işaretleri bakımından önemlidir. İran Güvenlik Şefi Tuğgeneral Ali Ekber Ahmadian’ın İran’ın tüm komşu ulusların toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyduğu ve Azerbaycan-Ermenistan barış görüşmelerini destekledikleri yönündeki açıklaması,[6] bilhassa sorunları karmaşıklaştıran dış müdahalelere vurgu yapması dikkate değerdir. Zira 3+3 formülünden artık İran da bahsetmektedir ve Kafkasya sorunlarında İran, Türkiye ve Rusya’nın diğer ilgili üçlü taraf olan Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’la birlikte bölge geleceğini inşa etmesi tekrar gündeme gelmektedir. Diplomasi varsa uzlaşı da mümkündür. Çok taraflı ancak bölge ülkelerini içeren bir diplomasi kalıcı barış ve istikrarı vadedebilecektir.


İran’ın Ulusal Güvenlik Tehdidi Algıları


İran’ın Zengezur Koridoruna karşı çıkışında, bölgedeki yeni durumun Azerbaycan lehine gelişmesi ve bunun ülkesindeki Türk kökenli nüfus üzerindeki etkisini kontrol edememe endişesi önemli pay sahibidir. Askeri, savunma, ekonomi ve enerji alanındaki yatırımların yanı sıra moral gücünü de arttıran Azerbaycan cazibe merkezi haline gelmektedir. Saha başarısı, etki ve söylem gücünü de arttırmaktadır. Bunun İran içerisindeki Azerbaycan Türkleri üzerindeki etkisini, İran’ın anlaşmazlıkta/savaşta/uzlaşı arayışında Ermenistan’a açık destek vermesi de perçinlemektedir. Hem bahsedilen sosyolojik etkiler hem de Azerbaycan’ın güney sınırı kontrolünü geri kazanması güç dengelerini etkileyecektir. Zengezur Koridorunun açılması da çarpan etkisi yaratacaktır.


İran’ın Kafkasya’daki yeni durumu ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirmesine neden olan ikinci konu ise Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin askeri-teknik ve güvenlik alanında işbirliğini da kapsayarak gelişmesidir. Azerbaycan petrolü İsrail’in toplam tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılamaktadır. İsrail de Azerbaycan’ın önemli silah tedarikçilerindendir. Azerbaycan, İsrail’in “yeni çevre stratejisi” olarak da anılan ve İsrail’in güvenliğine yönelik ana tehdit kaynağına yakın olan devletlerle ilişkileri ilerletmeye dayanan dış politika stratejisinde önemsenen bir ülkedir. Bu da İran’ın Azerbaycan’ı İsrail’in uzantısı olarak görme eğilimini ve İsrail’in İran’a 7 kilometre mesafedeki izleme tesislerine erişim imkânı elde ettiği fikrini beslemektedir. Biri iç dengeler, diğeri “düşman ülke olan İsrail”in yeteneklerini Azerbaycan’la işbirliği sayesinde geliştirmesi olmak üzere her iki konu da İran açısından devletin varlığını sürdürmesi anlamında yaşamsal niteliktedir. Ancak diğer taraftan Suudi Arabistan’la kurulan temas, Çin’in desteğiyle normalleşme girişiminin ileriye taşınması ve ABD’yle yapılan son görüşmeler de İran için riskleri düşüren gelişmelerdir.


İran için risklerin azalması İsrail cephesinde güvenlik açığı olarak görülmektedir. Bu nedenle de ilişkilerin düzenlenmesinde Suudi Arabistan, Çin ve ABD’yi kapsayan bir rekabet kendini göstermektedir. Dolayısıyla bölgede ilişkiler ağı ve güç dengeleri yeniden şekillenirken Zengezur Koridoru hem büyük resimdeki küçük bir ayrıntıdır hem de resmin ana renklerini belirleyebilecek önemdedir.


İran’a Avantaj Sağlayan Anlaşmalar


İran-ABD arasında bir süredir yürütülen dolaylı ve doğrudan görüşmelerin bir mutabakat metnine dönüştüğü iddia edilmektedir. Buna göre petrol satışlarında yaptırım muafiyeti, dondurulmuş bazı fonların serbest bırakılması karşılığında İran’ın ABD’li mahkûmları serbest bırakması, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum konusundaki ilerlemeyi durdurması ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ile işbirliğini sürdürmesi beklenmektedir. İran, uranyumunu yüzde 60’a kadar zenginleştirmişti,[7] mutabakata göre bu seviyeyi koruyacak ve nükleer silah için gerekli seviye olan yüzde 90’a ulaştırmayacak, gelişmiş santrifüjler kurmayacaktır.[8] Karşılığında yaptırımlar hafifletilecek, fonları serbest bırakılacak, BM Güvenlik Konseyi ve IAEA tarafından daha fazla cezai yaptırım veya kınama yapılması ertelenecektir. İsrail’de bu uzlaşı, İran’ın uranyumunu yüzde 60’a kadar zenginleşmesine fiili bir onay olarak değerlendirilmekte ve metnin anlaşma değil de mutabakat olarak isimlendirilmesi de konunun ABD Kongresinden kaçırılması olarak görülmektedir.[9] Biden’ın çözemediği bir sorunu, kutuya geri koyarak 2024 seçimlerine dek zaman kazandığı ve İran’a da zaman kazandırdığı yorumu yapılmaktadır. Elbette ABD’nin Asya-Pasifik’e yönelmedeki Rusya dışındaki diğer bir engel olan İran’la rekabeti dondurmak istediği de düşünülebilir. İran-ABD uzlaşısının İsrail’in bölgede yalnız bırakıldığı, ABD’nin İsrail’i 2018’de terk ettiği algısını güçlendirdiği ve İsrail’i bir arayışa yönlendirdiği de açıktır.[10]


Suudi Arabistan-İran görüşmelerinin büyükelçiliklerin yeniden açılarak diplomatik ilişkilerin kurulması yönünde ilerlemesi, Orta Doğu’nun güvenlik ve jeopolitik görünümünü değiştiren gelişmelerin göstergesidir. Suudi Arabistan ve İran’ın egemenliğe saygı ve iç işlerine karışmama prensiplerini de içeren uzlaşısı, vekâlet savaşları ve mezhepsel bölünmeden beslenen jeopolitik rekabette bir dönüşüm anlamına gelebilir. Suudi Arabistan’ın İran’a yönlendirmeyi düşündüğü yatırımları[11] gerçekleştirmesi de İran için yaptırımlar nedeniyle bozulan ekonomi verilerini düzenleme fırsatı sunabilir. İran açısından ABD ve Suudi Arabistan’la yaptığı anlaşmaların ulusal güvenlik sorunlarını hafifleten sonuçları bulunmaktadır. İran bu anlaşmalarla dolaylı olarak İsrail’in Suudi Arabistan’la ilişkilerini ilerletmesini de engellemektedir. Suudi Arabistan’ın İsrail’le normalleşme süreci karşılığında ABD’ye yönelttiği talepler, ABD’nin Orta Doğu’daki güvenlik taahhütlerini hafifletme çabasıyla çeliştiği ölçüde kazanan İran, kaybeden İsrail olmaktadır.


Aslında Suudi-İsrail yakınlaşmasına aracılık etmek, ABD’nin caydırıcılık politikasının bir parçasıdır.[12] Ancak Suudi Arabistan’ın ABD’den karşılık olarak hava savunma işbirliği düzenlemesi ile güvenlik sistemi garantisi ve Amerikan silahlarına ayrıcalıklı erişim talebi normalleşme girişimlerini geciktirmektedir. Zira Suudi Arabistan’ın İsrail’in elinde bulunan türden gelişmiş silahlara erişim güvencesi istediği düşünülmektedir.[13] Bu esasen güvenlik konusunda bölgesel eşitlenme talebidir. ABD’nin bağlayıcı güvenlik garantisi yükümlülüğü altına girmek istememesi de temel engeli oluşturmaktadır.


İsrail uçaklarına Suudi hava sahasını kullanma izni verilmiş ancak normalleşme adına daha ileriye gidilememiştir. Suudi Arabistan’ın son on yılın en hızlı büyümesini gerçekleştiren ülke olması,[14] bölgenin baskın ekonomik ve askeri gücü olma vasfının da altını çizmektedir. Bu anlamda Suudi Arabistan’ın İran’la ilişkilerini ilerletme konusunda daha istekli görünmesi İran için anlamlı bir sonuç doğurmaktadır. Zira İsrail’in Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirerek İran’ı tecrit etme stratejisi şimdilik sürüncemede kalmış görünmektedir. Özellikle aşırılık yanlısı olarak nitelenen Netanyahu döneminde ilişkilerin ilerletilmesinin daha da anlamsız kaldığı söylenebilecektir. Bu tabloda İsrail için Azerbaycan’ın öneminin arttığı da ifade edilmelidir. Ancak herhalde İran açısından Azerbaycan’ı yok saymak ya da sahadaki askeri başarısını diplomasiyle perçinleme çabasını engellemektense Azerbaycan’la ilişkilerini ilerletmeye çalışmak rasyonel bir tavır olacaktır.


Ticaret Yolları Rekabeti


Sonuç olarak, Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarması Kafkasya’nın önemli bir sorununu ortadan kaldırırken yeni jeopolitik durumun kabullenilmesi de bundan etkilenen tarafların kendi hedeflerine en uygun çözümleri bulmasına bağlı görünmektedir. Ermenistan, uluslararası toplumda Azerbaycan’a siyasi baskı yapmak üzere destek arasa da Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü kabul ettiğini açıklamıştır. Sınırların belirlenmesi konusunda teknik ilerleme sağlanırken koridorlar ve Azerbaycan’a dönen topraklarda kalan Ermeni nüfusun ve askeri gücün durumu uzlaşı bekleyen konulardır. Ulusal güvenlik tehdidi olarak gördüğü unsurların yanı sıra ticari yollarda hâkimiyete ilişkin rekabetin de İran’ın tavrında belirleyici olduğu anlaşılmaktadır.


Zengezur Koridorunun açılması, Çin’in Avrupa’ya uzanan Kuşak-Yol İnisiyatifinin (BRI) en hızlı rotasının tamamlanması ve hayata geçmesi anlamına gelmektedir. Zengezur Koridoru, Azerbaycan’ın yanı sıra Çin ve Orta Asya’nın tamamını, hatta Ermenistan’ı, Avrupa’ya daha rahat, daha hızlı bağlama potansiyeline sahiptir. Özellikle yüksek tonajlı transit kargo taşımacılığında bu ulaşım hattı küresel bir önem kazanmaktadır. Hattın hız ve güvenlik açısından en yakın alternatifi ise Ermenistan’ın dışarıda kaldığı yine Azerbaycan üzerinden geçerek Gürcistan’dan devam eden rotadır. Dolayısıyla Zengezur Koridorunun açılması Ermenistan’a ticari avantaj sağlamaktadır. İran, bu koridorun İran-Ermenistan ve İran-Rusya ulaşım hattını riske atacağını düşünüyorsa da aslında İran için de çeşitlilik sunan bir rotadır.


Diğer taraftan İran ve Rusya’nın Kuzey-Güney Koridoru[15] için önemli bir ulaşım ağı olarak görülen Reşt-Astara demir yolunun inşası için imzaladığı anlaşma da dikkate alınmalıdır. Hindistan’dan başlayıp Rusya’ya uzanan ve aynı zamanda Kuzey ve Batı Avrupa’ya erişim sağlayan koridorun geçiş rotasında Azerbaycan da bulunmaktadır. Zengezur ulaşım hattı da Kuzey-Güney Koridorunu Avrupa yönündeki taşımacılıkta destekleyecektir. Dolayısıyla aslında bölge ülkeleri ticari ilişkiler ve ekonomik işbirliğini ön plana çıkaran bir jeopolitik düzene daha isteklidir. Bu, yaptırımlardan zarar gören ekonomisi ve ekonomik sıkıntıların arttırdığı halk memnuniyetsizliğinden mustarip İran için de geçerlidir. Dış politika seçeneklerini değerlendirirken Kafkasya’da barış ve istikrarın sağlanmasına şans vermesi reel politik durumla örtüşecektir. İran, masada kendisine ayrılan yeri değerlendirerek buradan da bir diplomasi başarısı çıkarabilecek ve çok paydaşlı bölgesel inisiyatifin mimarlarından olabilecektir. 


[1] Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bu konudaki açıklaması,” kelime olarak Zengezur’un anlaşmada bulunmadığı ancak Azerbaycan’ın batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında ulaşım bağlantısı olması gerektiği ve bunu Ermenistan’ın sağlaması gerektiği ifadelerinin anlaşmada olduğu” yönündedir.


[2] İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan, Bağlantısızlar Hareketinin üye ülkelerin Dışişleri Bakanları düzeyinde Azerbaycan Cumhuriyetinde düzenlediği toplantısına katılmak üzere Bakü'ye gittiğinde Azeri mevkidaşı Bayramov ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le görüşmüştür.


[3] Emir Abdullahiyan: Azerbaycan Cumhuriyeti'nin güvenliğini İran'ın güvenliği olarak görüyoruz, 5 Temmuz 2023, Pars Today, https://parstoday.ir/tr/news/iran...


[4] İran ve Azerbaycan 11 Mart 2022’de Bakü’de Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında İran topraklarından geçecek yeni bir ulaşım bağlantısına ilişkin mutabakat zaptı imzalamıştır. Buna göre Aras Nehri üzerinde ikişer kara ve demir yolu köprüsü yapılacaktır.


[5] Azeris in Iran and Republic of Azerbaijan inseparably linked: Raisi, 10 Haziran 2023, https://www.tehrantimes.com/news/485604/Azeris-in-Iran-and-Republic-of-Azerbaijan-inseparably-linked


[6] Diplomacy best ways to resolve disputes: Iran security chief, 8 Ağustos 2023, https://www.tehrantimes.com/news/487700/Diplomacy-best-ways-to-resolve-disputes-Iran-security-chief


[7] BM’nin atom enerjisi gözlemcisi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın en son tahmini, İran’ın yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş 114,1 kilogram (251 pound) uranyuma sahip olduğudur. Ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın Mayıs 2023’te tipik olarak silahlar için kullanılan yüzde 90 saflık derecesinin biraz altında, yüzde 84 saflık seviyesine kadar zenginleştirilmiş küçük bir miktar uranyum tespit ettiği, İran’ın bunun kazara ortaya çıkan bir yan ürün olduğu yönündeki açıklamasını da yeterli bulduğu ifade edilmektedir.


[8] Andrew Parasiliti, Is Biden’s reset on Iran paying off?, 18 August 2023, https://www.al-monitor.com/originals/2023/08/bidens-reset-iran-paying;  Andrew Parasiliti, US détente with Iran combines diplomacy, deterrence, Al Monitor, 16 June 2023, https://www.al-monitor.com/originals/2023/06/us-detente-iran-combines-diplomacy-deterrence#ixzz858Nt3gNP; Report: Netanyahu says US and Iran in talks for a ‘mini-deal’ Israel can live with, 13 June 2023, https://www.timesofisrael.com/report-netanyahu-says-us-and-iran-in-talks-for-mini-deal-israel-can-live-with/


[9] Jacob Nagel, Israel must oppose the Iran understandings with all it’s got, İsrael Hayom, 16 June 2023, https://www.israelhayom.com/opinions/israel-must-oppose-the-iran-understandings-with-all-its-got/


[10] Micah Halpern, The Iran-Saudi deal is a nightmare for Israel, the US, and the world, 21 August 2023, The Jerusalem Post, https://www.jpost.com/opinion/article-755501; Ethan Bronner, Henry Meyer, As Iran Emerges From Isolation, Israel Is Feeling Cornered, 13 June 2023, https://www.bloomberg.com/news/articles/2023-06-13/will-israel-attack-iran-military-preparations-a-message-to-the-us-tehran#xj4y7vzkg


[11] The Impact of the Saudi-Iranian Rapprochement on Middle East Conflicts, 19 April 2023, International Crisis Group, https://www.crisisgroup.org/middle-east-north-africa/gulf-and-arabian-peninsula/iran-saudi-arabia/impact-saudi-iranian


[12] US détente with Iran combines diplomacy, deterrence, agm.


[13] Ramzy Ezzeldin Ramzy, The Saudi Gambit in Washington, The Cairo Review of Global Affairs, 28 May 2023, https://www.thecairoreview.com/essays/the-saudi-gambit-in-washington/


[14] Amine Mati and Sidra Rehman, Saudi Arabia to Grow at Fastest Pace in a Decade, 17 August 2022, https://www.imf.org/en/News/Articles/2022/08/09/CF-Saudi-Arabia-to-grow-at-fastest-pace


[15] Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru projesi, Eylül 2000’de Rusya, İran ve Hindistan arasında imzalanan anlaşmanın ürünüdür. Ermenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Belarus, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna, Türkiye ve Bulgaristan da projeye katılmıştır. 


No comments:

Post a Comment