Yayınlanma: 05 Kasım 2026
Sevgili okurlarım, ben bir dış politika uzmanı falan değil sıradan bir gazeteciyim. Televizyonlarda her gün boy gösteren birileri gibi unvanlara sahip değilim...
Dış politika uzmanı, terör uzmanı, güvenlik uzmanı, siyaset analisti vesaire gibi parlak unvanlarım yok benim!
Bu gibilerin ismiyle birlikte ekranlara yansıyan tanıtım bölümlerinde ismim olsa olsa ‘gazeteci’ diye geçer, hepsi o kadar! Ne yapayım yani, Allah bana bu kadarını vermiş!
Adına Trump denilen ve bütün dünyayı yönetmeye kalkışan bu adam hakkında burada çeşitli yazılarım çıktı.
Her seferinde kendisinden hak ettiği biçimde söz ettim.
Şımarık, kendini bilmez, zavallı bir adam.
Ama bence bu adamın en büyük özelliği, bir ruh hastası olması.
Tıp doktoru falan değilim ama böyle olduğuna kesinlikle inanıyorum.
Kendi söylediklerine kendisi de inanmaz, bugün ak dediğine yarın kara diyebilen bir manyak.
Üstelik küstah.
★★★
Bundan bir süre önce Recep Tayyip’e kendi imzasıyla gönderdiği mektupta “aptal olma, istersem senin ekonomini başına yıkarım” diyordu. Sonra fikir değiştirdi ve bizimkine övgüler yağdırmaya başladı!
Artık ondan ‘Dostum Tayyip, büyük lider, büyük adam’ diye söz ediyordu.
Ama gelin görün ki üzerimize kara bir leke gibi çöken o ‘aptal olma’ ifadesi devlet arşivlerine girdi. Bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanımız ve dolayısıyla Türk Milleti böyle bir hakarete uğramamıştı.
★★★
Bütün dünya tanıktır, bu herif son yıllarda giderek sapıtmaya başladı. Artık iyice saçmalıyor, bütün dünyaya posta koyuyor ve hem de uluslararası korsanlıklar yapıyordu. Şımarıklığı doruk noktasına ulaşmıştı.
Çarpık kafasına göre dünya bir yana, kendisi bir yana idi!
Rezillikleri çoktu da, son birkaçından size kısacık örnekler vereyim.
-Gözünü Danimarka toprağı olan Grönland’a dikmişti. Orada değerli madenler varmış, onlarla birlikte topraklarını da ABD’ye katacağını söylüyordu.
-Kuzey komşusu Kanada’nın ABD’nin eyaleti olmasını istedi.
-Göz diktiği yerlerden biri dünyada barış ve kardeşliğin simgesi olan Küba idi. Resmen istediği Küba’yı, abluka altına aldı. Akaryakıt gitmesini engelliyordu. Adayı resmen ve hiç utanmadan bütün dünyanın gözleri önünde istiyordu. Küba şu anda bile resmen karanlıkta, halkı açlıkla boğuşuyor. Adaya akaryakıt gitmiyor.
-Meksika körfezinin adının Trump körfezi olarak değiştirilmesini istedi.
-Panama kanalının yeniden ABD’ye verilmesini istedi.
-Hürmüz Boğazı’nın yakında ABD toprağı olacağını ve isminin Trump boğazı olacağını söyledi.
-Halkın seçtiği Venezuela devlet başkanı Maduro ile eşini bir gece kendi ülkesinden askeri operasyonla kaçırttı, tutsak alıp bir daha çıkarmamak üzere ABD hapishanesine tıktı. Kendisinden yana olmayan öteki bazı Latin Amerika ülkelerini de kaşıyor, korkutmaya kalkışıyor.
★★★
Ama İran bu herife en büyük dersi veren ülke olarak tarihe geçti. Açıkçası ben de öğrenmiş oldum, meğer sınır komşumuz İran gerçekten büyük ülke imiş. Bütün bastırmalarına ve tehditlerine karşın İran bu adama ödün vermedi.
Bizim ruh hastası manyak her gün açıklamalar yapıp bağırıyordu...
“İran’a bu gece saldıracağız, mahvedeceğiz, öyle bir yakıp yıkacağız ki herkes hayret edecek. Bekleyin, az kaldı!”
“Elimizde en yeni silahlar var, İran’ı bunlarla yok edeceğiz!”
Oysa İran’a yapılacak harekatın gerekçesi işin başında farklıydı.
Trump İran’daki molla yönetimini çökertecekti! Halk ayaklanacak ve dinci rejimi yok edecekti!
Bu manyak herif bunları kendi ağzıyla söylüyordu...
Ve hiçbirini yapamadı. Ne İran halkı ayaklanıp rejimi değiştirdi, ne de savaş konusunda Trump’ın herhangi bir başarı kazanması mümkün oldu.
★★★
Çok özür dileyerek yine kendimden bir örnek vereyim.
Ben İran’daki dinci, şeriatçı rejime ilk günden beri karşıyım. Bunlar günün birinde iş başından normal yollarla gitse, sokakta kutlayanlar arasında mutlaka olurdum.
Ancak ne zaman ki Trump oraya da sulanmaya başladı, bu kez o molla yönetimi için dua etmeye başladım ve dualarım şimdilik kabul oldu görünüyor!
ABD halkı son ara seçimlerde bu şımarık ruh hastasına dersini iyi verdi.
Bütün dünyanın jandarması olmaya kalkışan bu hasta adamın burnu ilk kez böylesine sürtüldü.
Bu filmin tekmili 36 kısım birden. Sonucunu da bir süre sonra görürüz!


No comments:
Post a Comment