Friday, July 16, 2021

Uzman isim anlattı: Tuz Gölü’ndeki flamingoların başına gelenler

 Uzman isim anlattı: Tuz Gölü’ndeki flamingoların başına gelenler

Tuz Gölü'nde ölen flamingolara ilişkin Twitter'dan paylaşımda bulunan akademisyen İbrahim Kaan Özgencil, "Tüm bunların sebebi ise sadece bir bent değil; biz insanların kendimizi her şeyin üstünde görme, her şey bizim emrimize var olmuş düşüncemiz. Bir de tabii doğal kaynakların hiç bitmeyeceği fikri" dedi.

Uzman isim anlattı: Tuz Gölü’ndeki flamingoların başına gelenler

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde Araştırma Görevlisi olan İbrahim Kaan Özgencil, Twitter hesabından hazırladığı tweet serisinde Tuz Göl'ünde yaşanan flamingo ölümlerine ilişkin bilimsel veriler paylaştı.

Tuz Gölü'nün Konya Kapalı Havzası'nda yer aldığını kaydeden Özgencil, geçtiğimiz 50 yılda havzada kimisi ilçe büyüklüğünde olan sulak alanların yok olduğuna dikkat çekti.

Yüz binlerce canlının yok olduğunu vurgulayan Özgencil, şu anda havzada kalan sulak alanların "can çekiştiğini" söyledi.

Özgencil'in aktardığına göre havzadaki su kullanımı havzanın su potansiyelinin çok çok üzerinde. Gölün flamingolar için özel olmasının nedeni ise suyunun çok tuzlu olması. Ancak güdülen yanlış su ve tarım politikaları yüzünden Tuz Gölü’ndeki flamingo popülasyonunun kaderi ise tamamen yağışlara ve bölge çiftçisinin insafına kalmış durumda.

"Hem bölgenin neredeyse her yerinde bulunmuş hem de doğal yaşamını çalışan bir akademisyen olarak Tuz Gölü’ndeki flamingoların başına gelenlerle ilgili bir silsile hazırladım ve bu konuda bilimsel bilgi arayanları bu silsileye davet ediyorum" ifadelerini kullanan Özgencil'in Twitter serisi şu şekilde:

1) Tuz Gölü, Konya Kapalı Havzası’ndaki diğer birçok göl gibi erken Holosen döneminde (son buzul çağının sonu) kurumaya başlayan ve küçük parçalara ayrılan yok olmuş devasa bir gölün parçaları. Yani bu göl bizlerin buradaki varlığından çok daha eski.

2) Tuz Gölü Konya Kapalı Havzası’nda yer alıyor. Bir havzanın kapalı olması demek suyu kendi içinde kalan havza demek. Kendi yağında kavruluyor gibi düşünün. Havzanın toplam yüz ölçümü Hollanda’dan büyük!

3) Geçtiğimiz 50 yılda havzada kimisi ilçe büyüklüğünde sulak alanlar yok oldu. Toplam yüz ölçümü yaklaşık neredeyse 400 km2 olan Ereğli ve Hotamış Sazlıkları gözlerimizin önünde kurutuldu. Beraberlerinde de yüz binlerce canlı yok oldu, yerel ekonomiler çöktü, köyler terk edildi.

4) Bu sazlıklar ufka kadar uzanan, bazı yerlerine insan bile girmemiş yerlerdi ve bilim dünyası daha tamamını keşfedemeden yok oldular gittiler. Bu alanlarda da flamingolar vardı ve yok oldular. Şu anda havzada kalan sulan alanlar ise adeta can çekişiyorlar.

YANLIŞ SU VE TARIM POLİTİKALARI

5) Bunun sebebi ise yanlış su ve tarım politikaları. Bir zamanların tarım beşiği olan, gözünüzün alabildiğince buğday tarlalarının kapladığı havzaya bir illet getirildi: sulu tarım. Havzada korkunç bir şekilde arttı sulu tarım ve o ürünlere devlet desteği.

6) Bu arada bunlar yıllık yağışının %70’ini ekinlerin büyüme dönemi dışında alan bir havzada oluyor ve devletin bu sulu tarım ürünlerine verdiği destek ile oluyor. Bundan sonrası ise korkunç.

7) Havzanın neredeyse tamamı suya aç olan şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği yetiştirmeye elverişli değildi ve o yüzden havzadaki sulak alanları besleyen akarsuların üzerlerine barajlar, sulak alanların etraflarına ise tahliye kanalları inşa edildi...

8) ...ve yazları çok kurak geçen, bazı yerleri neredeyse çöl iklimine sahip bu havzanın her yerine su kuyuları açılmaya başlandı. Yaptığımız çalışmalar gösterdi ki tüm bunların sonucunda havzadaki yüzey suyu son 35 yılda neredeyse yarı yarıya azaldı.

9) Yeraltı suyunun da kaderi aynıydı. Kuyulardaki su seviyesi son 50 yıldır düşüyor. Sonuç: onlarca paha biçilemez sulak alan ve dünyadaki EN DEĞERLİ doğal kaynak olan su yok oluyor. Havzada şu anda hala on binlerce ruhsatsız kuyu ile kontrolsüz su kullanımı tam gaz devam ediyor.

10) Yenilenmesi belki de on binlerce yıl sürecek olan yeraltı su rezervlerinden çıkan su çok dikkatli ve temkinli kullanılıyor sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Vahşi sulama ile tarlalara adeta boca edilen suyun ciddi bir kısmı boşa gidiyor ve sonucunda bir de toprak tuzlanıyor.

SU KULLANIMI HAVZANIN SU POTANSİYELİNİN ÇOK ÇOK ÜZERİNDE

11) Yapılan hesaplamalar gösterdi ki havzadaki su kullanımı havzanın su potansiyelinin çok çok üzerinde ne yazık ki. Yani net duruma baktığımızda havza sürekli su zararında.

12) Tuz Gölü de bu dertli havzanın en büyük gölü ve sahip olduğu benzersiz doğasıyla yüz binlerce kuşa ev sahipliği yapan önemli bir doğa alanı ve özel çevre koruma alanı. Bu göl ülkemizde flamingonun düzenli olarak ürediği son üç alandan biri.

13) Gölü flamingolar için özel yapan şey ise suyunun çok tuzlu olması. Gölün tuzlu suyu tuzcul bazı mikroorganizmalara ve onları yiyen bazı küçük omurgasızlara ev sahipliği yapıyor (Eken ve ark. 2006). Flamingolar da o küçük omurgasız canlıları sudan filtreleyerek besleniyorlar.

14) Tuz Gölü bir zamanlar Türkiye’deki en büyük üreyen flamingo popülasyona sahipti ve 2010’lu yılların başında 20,000 üzerinde yavru ile tüm Akdeniz Havzası’nda dünyaya gelen flamingo yavrularının %67’sinin yumurtadan çıktığı bir yerdi.

FLAMİNGO POPÜLASYONUNUN KADERİ...

15) 2014 gelindiğinde ise gölde 3,000’in altında yavru bulunuyordu. Günümüzde ise güdülen yanlış su ve tarım politikaları yüzünden Tuz Gölü’ndeki flamingo popülasyonunun kaderi ise tamamen yağışlara ve bölge çiftçisinin insafına kalmış durumda.

16) Gölün sürekli azalan yüzey suyu, henüz kanatlanmamış ve başka yerlere gidemeyen flamingo yavru sürüleri için tek yaşam alanı. Yavruların gidecek başka bir yerleri yok. Bu ay Tuz Gölü’nde ölen yaklaşık 3,000-5,000 yavru flamingonun da gidecek başka yerleri yoktu.

17) Şimdi göl koca bir mezarlığa dönmüş durumda. Tüm bunların sebebi ise sadece bir bent değil; biz insanların kendimizi her şeyin üstünde görme, her şey bizim emrimize var olmuş düşüncemiz. Bir de tabii doğal kaynakların hiç bitmeyeceği fikri.

"ONLARCA ACIKLI HİKAYE VAR BU HAVZADA"

18) Güncel çalışmalarımız gösterdi ki Tuz Gölü küçülmeye ve yok olmaya devam ediyor ve bunun doğal hayat ve iklim açısından bilançosu çok ağır. Flamingoların acıklı hikayesi gibi onlarca acıklı hikaye var bu havzada.

19) Sadece son 20 yılda 29 tane su kuşu türü yok oldu havzada. Bunlarda dört tanesinin nesli küresel ölçekte tehlike altındaydı ve aralarında turna (c) gibi kültürümüzde de yeri çok büyük olan türler vardı. En büyük kıyım büyük sazlıklarımızı kaybettiğimiz yerlerde oldu.

EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR YAĞMA

20) Şu anda eşi benzeri görülmemiş bir yağma ve aç gözlülüğe maruz kalıyor Tuz Gölü havzasındaki su kaynakları. 200 metrenin altında su çıkan kuyulardan hala su çekilmeye çalışılıyor. Yağmada yavaşlamaya dair bir işaret yok.

21) Bu bölgenin su kaynaklarının ve sulak alanları bugün tüm bentler yıkılsa ve kuyular kapatılsa, toparlanmaları yüzlerce yıl sürebilir. Umarım bu silsile ile sizlere konu hakkında biraz bilgi sunabilmişimdir ve birkaç bentten daha büyük olan resmi görmenizi sağlayabilmişimdir.

22) AŞIRI YANLIŞ olan tarım ve su kullanım politikaları gözden geçirilmedikçe bizler sadece ölmüş yavru flamingolarının kemiklerinin rüzgarda kum oluşunu ve ülkemizin sanki biz yetiştiremiyormuşuz gibi her yıl binlerce ton buğday ithal etmesini izleriz.

23) Ben bölgeyi ve canlılarını çalışan ve ülkemin doğasından, doğal kaynaklarından ve insanından başka kimseye taraf olmayan bir akademisyen olarak yazdım bunları.

24) Bir gün bu havzanın eski cennet haline geldiğini ve köylerinin, göllerinin, çayırlarının, bozkırlarının hayatla dolduğunu görmeyi çok isterim. Umarım bu zavallı flamingolar boşuna ölmemişlerdir ve bizlerde bir vicdan uyanmıştır. 



Paylaş WhatsApp E-postaA  A 

cumhuriyet.com.tr15 Temmuz 2021 Perşembe, 12:10





No comments:

Post a Comment