Showing posts with label 1915. Show all posts
Showing posts with label 1915. Show all posts

Thursday, April 28, 2016

Statement by the President on Armenian Remembrance Day

Today we solemnly reflect on the first mass atrocity of the 20th century—the Armenian Meds Yeghern—when one and a half million Armenian people were deported, massacred, and marched to their deaths in the final days of the Ottoman empire.
As we honor the memory of those who suffered during the dark days beginning in 1915—and commit to learn from this tragedy so it may never be repeated—we also pay tribute to those who sought to come to their aid.  One such individual was U.S. Ambassador Henry Morgenthau, Sr., who voiced alarm both within the U.S. government and with Ottoman leaders in an attempt to halt the violence.  Voices like Morgenthau’s continue to be essential to the mission of atrocity prevention, and his legacy shaped the later work of human rights champions such as Raphael Lemkin, who helped bring about the first United Nations human rights treaty.
This is also a moment to acknowledge the remarkable resiliency of the Armenian people and their tremendous contributions both to the international community as well as to American society. We recall the thousands of Armenian refugees who decades ago began new lives in the United States, forming a community that has enormously advanced the vitality of this nation and risen to prominence and distinction across a wide range of endeavors.   At a moment of regional turmoil to Armenia’s south, we also thank the people of Armenia for opening their arms to Syrian refugees, welcoming nearly 17,000 into their country.
As we look from the past to the future, we continue to underscore the importance of historical remembrance as a tool of prevention, as we call for a full, frank, and just acknowledgment of the facts, which would serve the interests of all concerned.  I have consistently stated my own view of what occurred in 1915, and my view has not changed. I have also seen that peoples and nations grow stronger, and build a foundation for a more just and tolerant future, by acknowledging and reckoning with painful elements of the past.  We continue to welcome the expression of views by those who have sought to shed new light into the darkness of the past, from Turkish and Armenian historians to Pope Francis.‎
Today we stand with the Armenian people throughout the world in recalling the horror of the Meds Yeghern and reaffirm our ongoing commitment to a democratic, peaceful, and prosperous Armenia.

Monday, March 28, 2016

Dünya Tarihinde İstanbul için Çanakkale

Araştırmacı –Yazar Orhan Koloğlu, 26 Mart Cumartesi günü Kadıköy – Moda’daki Tarihçi Kitabevi’nde “Dünya Tarihinde İstanbul için Çanakkale” konulu bir söyleşi sundu.
Söyleşinin giriş bölümünde, Çanakkale’nin ve Çanakkale Boğazı’nın tarihin hemen her döneminde Avrupa ile Asya arasında kilit bir geçiş yolu olduğunu işaret eden Orhan Koloğlu, bu bağlamda, Pers İmparatorluğu’nun en görkemli döneminde ( Ahamenişler) M.Ö. 5nci yüzyılda Pers hükümdarlarının (Büyük Kiros –Cyrus, I. Darius ve Kserkses) Anadolu’da hakimiyet kurduktan sonra, Yunanistan’a geçmek için Çanakkale Boğazını kullandıklarını, daha sonra Makedonya Kralı Büyük İskender’in Perslere karşı büyük bir harekat başlatmış ve bu kez ters yönde (Avrupa’dan Asya’ya) Çanakkale boğazını geçerek Pers ordusunu bozguna uğratmış olduğunu anımsatmıştır.
M.Ö. 3ncü yüzyıl başlarında Balkanlarda ekonomik sorunlarla karşılaşan Galatlar, M.Ö. 280 yılında Çanakkale Boğazını geçerek, bölgeye egemen olmuşlar, aynı dönemde Bergama Krallığı kurulmuştur.Çanakkale bölgesi Bergama Krallığı’nın Roma İmparatorluğuna bağlanmasından sonra, İmparator Justinyen döneminde Boğazdan geçişi denetlemek üzere Sestos’da bir kale yapılmıştır.
Türklerin bölgede görülmesi M.S.1095 yılında Çaka Bey’in Nara burnu önlerine kadar ilerlemesiyle başladı. Anadolu Selçuklu Devletinin dağılmasından sonra Karesi Beyliği sınırlarını Çanakkale’ye kadar genişletti. Çanakkale Boğazında Türk hakimiyeti Osmanlılar zamanında oluştu. 1354 yılında Süleyman Paşa, Gelibolu Kalesini fethetti. Ancak, Çanakkale Boğazının tamamen Osmanlı denetimine geçmesi Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra, 1462 yılında Boğaz’ın en dar yerinde kaleler inşa ettirmesiyle gerçekleşti.
Rusların 18nci yüzyıldan sonra deniz gücüne önem vermesi ve Karadeniz’de hakimiyet mücadelesine girmesi sonucunda, Çanakkale ve İstanbul Boğazları hem Rusya’nın hem de İngiltere başta olmak üzere Batılı devletlerin sürekli olarak gündeminde kaldı. Osmanlı Devleti bu gelişmenin farkında olarak, Boğazlara diplomasisinde özel bir yer verdi.
Orhan Koloğlu, bundan sonra sözü 1915 Çanakkale savaşına getirdi ve başlıca şu hususları vurguladı:
- Çanakkale savaşları, tarihte eşine pek az rastlanmış bir muharebe sürecidir. Bazı cephelerde iki tarafın arasında yaklaşık yirmi metre mesafe vardı ve bu durumda süngüden başka tür bir silah kullanmak mümkün değildi.
- Osmanlı Ordusunun başında Alman generali Liman Von Sanders bulunuyordu. Ancak, Anafartalar ve Conk Bayırı cephelerindeki savunmayı Yarbay Mustafa Kemal ve arkadaşları kendi inisyatifleri ile yürüttüler.
- Mustafa Kemal, firar eden binlerce askeri tekrar silah altına almayı başardı. Bu pek benzeri olmayan bir durumdu. Yüzbinlerle ifade edilen şehit verildi ama kazanılan zafer, müthiş bir direnme psikolojisi yarattı.
- Bu psikoloji ve direnme gücü Milli Mücadele ruhunu besledi. Çanakkale savaşının muzaffer kumutanları Milli Mücadele’de Mustafa Kemal Paşa’nın kurmayları ve yakın silah arkadaşlarıydı.
- Çanakkale’de Mustafa Kemal’in askeri sevk ve idare yeteneği en üst düzeyde ortaya çıktı.
- Çanakkale zaferi, Çarlık Rusyası’nın çöküşündeki en önemli faktörlerden biridir.
- Çanakkale zaferi, İngiltere’yi de askeri ve ekonomik açıdan sıkıntıya düşürdü. Üçlü ittifak (İngiltere, Frandsa ve İtalya) içinde çatlaklar belirdi.
- Osmanlı ordusunun Çanakkale zaferinde, Balkan savaşlarındaki ağır yenilgilerden sonra Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın yaptığı reform hareketinin de rolü var. Enver Paşa, reform kapsamında 1100 subayı emekliye sevketmişti.
- Mustafa Kemal’in Çanakkale’de her ne pahasına olursa olsun direnmesi ve geri çekilmemesi bilinçli bir plan ve öngörü sonucudur. Çanakkale’nin düşman hakimiyetine geçmesinin İstanbul’un düşmesine ve Çarlık Rusyası’nın ayakta kalmasına katkıda bulunacağını biliyordu.
- Mustafa Kemal, Çanakkale’den ayrıldıktan sonra ( Aralık 1915) Kolordu Komutanı olarak görevlendirildiği Suriye Cephesinde İngilizlerin ilerlemesi karşısında geri çekilmeyi uygun gördü. (Geri çekilen kuvvetler Milli Mücadelede görev alacaktır.) 1917’de İstanbul’a Harbiye Nezaretine Halep’ten gönderdiği raporda, 300 bin askerin firar ettiğini bildirdi. Bu olaylar, Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki direnişindeki sevk ve yönetim dehasını gösterir.
- Çanakkale savaşları yayın yasakları nedeniyle toplumun bilgisi dışında kaldı. Birinci Dünya Savaşın süresinde yayın yasağı uygulaması geçerliydi.
-
- Not: Araştırmacı – yazar Orhan Koloğlu’nun özgeçmişi ve eserleri hakkında kısa bir not ekte sunulmuştur.
Orhan Koloğlu Kimdir?
1928’de Kadınhan’da (Konya) doğdu. Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Yüksek eğitimini İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Gazetecilik Bölümü’nde yaptı. Strasbourg Üniversitesi’nde mezun olduğu doktora ile gazetecilik alanında eğitici olma hakkını kazandı. Gazeteciliğe 1947’de başladı. Türkspor, Son Saat, Yeni Sabah, Milliyet, Yeni İstanbul, Aydınlık gibi gazetelerde muhabir, yazar ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 1964’de Basın ve Tanıtma Ataşesi olarak çalışmaya başladı. Roma, Karaçi, Paris, Londra, Beyrut’ta görev yaptı.
1972’de Milliyet’in Almanya baskısını başlattı. 1974’de Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne atandı. 1975-77 döneminde CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in Uluslararası İlişkiler Danışmanı olarak çalıştı. 1978-79 arasında tekrar BYGM’ye geldi. Libya Al Fateh Üniversitesi’nde iki yıl tarih doçenti olarak çalıştı.
Üniversitelerdeki basın ve tarih hocalığı görevlerine ek olarak tarih eserleri üretmeye başladı. Türkçe ve Osmanlıcanın yanı sıra Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Almanca ve Arapçayı bildiği için eserleri 15 ülkenin arşivlerine ait belgelerle zenginleşti. Hepsi de tarih konularını işleyen 60 yayımlanmış kitabı vardır.
Orhan Koloğlu’nun Eserlerinden bazıları;
• Avrupanın Kıskacında Abdülhamit, İletişim Yayıncılık, 1998, İstanbul.
• İttihatçılar ve Masonlar, Pozitif Yayıncılık, 2005, İstanbul.
• Dünyadan Çizgilerle Atatürk, Erko Yayınları, 2006, İstanbul.
• Sorularla Vahdettin, Pozitif Yayıncılık, 2007, İstanbul.
• Türk Korsanları, Tarihçi Kitabevi, 2012, İstanbul.
• Tamga Pençe Tuğra İmza, Tarihçi Kitabevi, 2013, İstanbul.
• Hain'name ,Tarihçi Kitabevi, 2014, İstanbul.
• Osmanlıcadan Türkçeye Okuryazarlığımız, Tarihçi Kitabevi, 2015, İstanbul.
• 1915 Basınında Çanakkale, Tarihçi Kitabevi, 2015, İstanbul
-