Saturday, June 25, 2022

23-24 Haziran 2022 tarihli AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde Kabul Edilen Kararlar Hk.

 24 Haziran 2022, 23-24 Haziran 2022 tarihli AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde Kabul Edilen Kararlar Hk.


23-24 Haziran 2022 tarihlerinde Brüksel’de gerçekleştirilen Avrupa Birliği (AB)

Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde kabul edilen kararlarda ülkemizle 

ilgili önyargılı, vizyonsuz ve gerçeklerden kopuk bir tutum sergilenmesi esef 

vericidir. Bu, AB’nin bir kez daha Türkiye bağlamında kısır döngüden çıkamadığı-

nın ispatıdır.

AB’nin, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’ne ilişkin uluslararası hukuka aykırı 

ve maksimalist tezleri meşrulaştırmaya çalışması kabul edilemez. Aynı şekilde

AB’nin, Yunanistan’ın 10 mil hava sahası iddiası, adaları silahlandırması, geri 

itme uygulamaları başta olmak üzere uluslararası hukuka aykırı eylemlerine 

sessiz kalması tam bir garabettir. Bu kararlar, meselelerin çözümüne katkı 

sağlamadığı gibi, bölgesel istikrara da zarar vermektedir.

Türkiye her zaman uluslararası hukuktan ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana 

tutumunu sürdürmesine rağmen, ülkemizin bu yaklaşımına kasıtlı gerginlik ve

 tırmandırma stratejisiyle yanıt verilmesi tam bir samimiyetsizlik örneğidir.


AB artık, Türkiye’nin üyelik süreci ve ülkemizle işbirliğinden sağlanacak 

yararları, Yunanistan ve GKRY’nin dar görüşlü, hukuksuz ve maksimalist 

iddialarına rehin ve feda etmemesi gerektiğini idrak etmelidir. AB’nin kendi 

genel çıkarları da esasen bunu gerektirmektedir.


Öte yandan Zirve’de, Ukrayna ve Moldova’ya aday ülke statüsü tanınmasından

 ve Gürcistan’a da AB üyeliği perspektifi verilmesinden memnuniyet duyulmak-

tadır. Bununla birlikte, halihazırda aday ülke statüsünde bulunan Arnavutluk ve

Kuzey Makedonya ile katılım müzakerelerinin halen başlatılmaması 

yadırganmaktadır. Bosna-Hersek’e de bir an evvel adaylık statüsü verilmesinin

Balkanlar dahil geniş Avrupa coğrafyasının yararına olacağı düşünülmektedir.


Türkiye, AB’nin tüm aday ülkelerle samimi angajmana girmesi ve katılım 

süreçlerinin liyakat temelinde ilerletilmesi gerektiğine inanmaktadır.


No comments:

Post a Comment