Ali Babacan: Ana muhalefetin başına bunlar geliyorsa… En korktuğum bu

DEVA Partisi lideri Ali Babacan YouTube kanalında Murat Yetkin’in
sorularını yanıtladı: Mutlak butlan kararı sadece CHP’nin değil,
demokrasinin meselesi. En çok korktuğum, insanların iktidarların
sandık yoluyla değişeceğine inancını yitirmesi. Ülkeyi ceberrut
yönetime bırakamayız. (Ekran görüntüsü)
DEVA Partisi lideri Ali Babacan, 2023 CHP kurultayı için istinaf mahkemesinin verdiği mutlak butlan kararının sadece CHP meselesi olmadığını, Türkiye’de iktidarların sandıkta, oyla değiştirilemeyeceği kanaatini yaygınlaştırabileceğini söyledi. Özellikle gençlerin “ana muhalefet partisinin başına bunlar gelebiliyorsa demek ki Türkiye’de artık demokratik siyaset diye bir şey kalmadığı” kanaatine varabileceği, en büyük korkusunun da bu olduğunu söyledi.
Babacan bu endişeyi 3 Haziran’da Murat Yetkin’in YouTube kanalındaki söyleşisinde dile getirdi.
Babacan: “En çok korktuğum bu”
Babacan’ın sözleri şöyle:
• “Şimdi özellikle gençler ve siyasete belki biraz daha uzaktan bakan insanlar, “Ya Türkiye’de ana muhalefet partisinin başına bunlar gelebiliyorsa, demek ki Türkiye’de artık siyaset zorlaştı. Türkiye’de artık demokratik siyaset diye bir şey kalmadı. Başta bir iktidar var. Elinde yürütme erki var, yasama erki var. Bir de şimdi yargı erkini de bizzat kullanıyor. Yani üç temel kuvvet, hani güçler ayrımı dediğimiz aslında dönmüş güçler birliği haline gelmiş. E demek ki bu iktidarın gideceği falan da yok. Siyaset boşuna, demokrasi boşuna, sandık boşuna, seçim boşuna gibi bir hissiyat ülkede yaygınlaşabilir, derinleşebilir.
• “Benim en çok korktuğum bu. Yani mesele sadece CHP ana muhalefet meselesi değil. Mesele Türkiye’deki topyekûn demokratik siyaset sisteminin artık işe yaramadığı kanaatine insanların kapılması. Eğer bu olursa, Allah korusun, insanlar sandığa gitmez, insanlar siyasetten uzaklaşır. Kardeşim, ne yapsam işe yaramıyor.”
“Ülkeyi ceberrut yönetime bırakamayız”
Babacan şöyle devam etti:
• “Bu kimin işine yarar? Şu anda ülkeyi yönetenlerin işine yarar. Ama Türkiye’ye topyekûn yaramaz. Demokrasi, insanların “Ben yönetenleri beğenmiyorsam kendi irademle giderim, sandıkta oy kullanırım ve iktidarı değiştirebilirim” demek. Yani iktidarın değişme ümidi, iktidarın sandık yoluyla değişme ihtimalinin sürekli açık olması demokrasinin kalbidir, özüdür.
• “Şu anda Türkiye’de iktidarın seçim yoluyla, sandık yoluyla değişmeyeceğiyle alâkalı bir kanaat yaygınlaşıyor ve bu çok tehlikeli bir kanaat. Bununla mücadele edeceğiz. Böyle bir şey yok, biz bunlara bırakmayacağız. Bu ceberrut yönetim tarzına ülkeyi bırakmayız, bırakamayız. Onun için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
• “Özellikle gençlerden de benim ricam, talebim: aman siyasetten ümitlerini kesmesinler. Çözüm olacaksa yine sandıkla ve siyasetle çözülecek. Başka çözüm yok. Her türlü hukuksuzluğu yapabilirler, her türlü haksızlığı yapabilirler. Ama hukuksuzluk ve haksızlıkla mücadelenin de yine meşru zeminde olması lazım. Yani bizim meşru zeminden ayrılmadan bu mücadeleyi yürütmemiz lazım. Başkaları yanlış yapabilir ama bir yanlış, bir başka yanlışla düzelmez.”
No comments:
Post a Comment