Wednesday, April 8, 2026

Yazar: Murat Yetkin / 08 Nisan 2026, Çarşamba - İran, ABD-İsrail Hücumunu Hürmüz’de Durdurdu: Kim Kazandı, Kim Kaybetti?

 

İran, ABD-İsrail Hücumunu Hürmüz’de Durdurdu: Kim Kazandı, Kim Kaybetti?

/ / Siyaset

ABD Başkanı Trump, İran ile ateşkesi sağladığı için teşekkür ettiği                         

Pakistan Başbakanı Şerif ve Genelkurmay Başkanı Münir (en sağda) 

ile, öncesinde 45 dakika beklettiği 28 Eylül 2025 Beyaz Saray 

görüşmesinde. Yanında Başkan Yardımcısı Vance, sağda Dışişleri 

Bakanı Rubio. (Foto: Beyaz Saray)

ABD Başkanı Donald Trump, sinirlerinin bozukluğu diline vuran “İran uygarlığını silme” tehdidinden saatler sonra Tahran’ın sunduğu 10 maddelik planı “üzerinde çalışabilir” bularak 15 günlük ateşkesi kabul ettiğini açıkladı. Dahası, ateşkesi sağladığı için Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asım Münir’e teşekkür etti. Bu teşekkür kimin ateşkese daha çok ihtiyacı olduğunu da gösteriyordu.
ABD, Trump yönetiminde kendi çıkarlarını İsrail’in çıkarlarına bağlaması sonucunda karizmasını fena halde çizdirerek pes etmiş görünüyor.


Beyaz Saray’ın “üzerinde çalışılabilir” dediği 10 maddelik plan;
• Hürmüz Boğazı’nı açık tutma karşılığında kontrolünün İran’da kalmasını öngörüyor. Ayrıca Tahran daha önce olmayan geçiş ücreti istiyor ve pazarlığı (yarısı Umman ile bölüşülmek üzere) gemi başına 2 milyon dolardan açıyor);
• ABD ve İsrail’in nükleer program şartı da delinmiş görünüyor, İran’ın elektrik üretimi dahil sivil amaçlı nükleer programı devam ediyor;
• İran’ın füze üretim programının tamamen yok edilmesi şartı da savunma amaçlı menzil sınırlaması şartı olarak yumuşatılmış görünüyor ki “İsrail’i vurmayın” talebi olarak tercüme edebiliriz.

ABD-İsrail Hesapları Tutmadı

Trump’ın kullanmadığı bir tek atom bombası kalmıştı, onu da Çin ve Rusya alesta beklerken kullanmak kolay değildi.
Trump ateşkesi ilan eder etmez gözler Binyamin Netanyahu’ya çevrildi: İsrail ne diyecekti?
Netanyahu’nun İran’ın 10 maddelik planında bulunan Lübnan saldırılarını durdurmaya itirazı oldu; onun dışında uyacaktı. Netanyahu, İran’ı yakıp yıkmasını, liderlerini öldürmesini kendisine kazanç sayabilir, ama bunu söylemek için bile henüz çok erken.
ABD ve İsrail yönetimleri 40 gün önce, 28 Şubat’ta, İran’ın yöneticilerini öldürerek iki-üç haftada rejimi devirip kukla yönetim kurmayı hesaplamışlardı. Hesaplar tutmadı.
Satranç mucidi İran kültürü Hürmüz Boğazı’nı bir silah gibi kullanıp en çok ABD müttefiki (Japonya, Hindistan, Güney Kore gibi) Körfez petrolüne bağımlı güçlere zarar vererek hesapları boşa çıkardı.
Sivil halka yönelen ABD-İsrail saldırıları Batı kamuoyunun hükümetlerine baskı yapmasını sağlayarak kimin daha çok ihtiyacı olduğunu da gösteriyordu.
Avrupa hükümetleri halklarının talepleriyle ABD baskısı arasında bölündü. Körfez’deki Arap monarşileri, ABD’ye üs verip kullandırmanın bedelini çok ağır ödüyor.

Kazananlar-Kaybedenler

Önce kaybedenler kulübü:
• Trump ve ABD kaybetti. Kendisi bu ateşkesi dahi başarı saysa da, hem dünyada hem ABD siyasetinde alay konusu olmaya başladı. Yine de bunu kullanıp Kasım 2026 ara seçimlerinde hem Senato hem Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kaybetmemeye çalışacak. Üçüncü defa başkan seçilme hedefini artık ağzına almıyor ama işin ucunda yargılanmak da olabilir.
• Netanyahu ve İsrail kaybetti. Sadece ABD yönetimlerinden değil, aynı zamanda uluslararası Siyonist oluşumlardan bir daha bu kadar açık destek alıp alamayacağı açık. İleride Yahudiliğe en çok zarar veren kişiler arasında anılabilir.
• Körfez monarşileri kaybetti. Basra Körfezi’ndeki petrol ve gaz zengini Arap monarşileri hem itibar hem güvenlik hem de mali kayba uğradı. Suudi Arabistan bir yana, kendi başlarına ayakta duramayacakları anlaşıldı.
• Hindistan kaybetti. Hindistan’ın Taliban’ı kışkırtmasıyla 28 Şubat saldırısından bir gün önce Pakistan-Afganistan savaşı başlamıştı; amaç Pakistan’ı meşgul etmekti. Savaş başladığında, davetlisi olan İran gemisini ABD’nin batırılmasını sağladı, en az 87 İran askeri öldürüldü; bunlar unutulmaz. Ekonomisi Hürmüz Krizinden ağır hasar aldı.

Kazananlar Kulübü

• İran halkı kazandı. Rejimi demiyorum; İran halkı, İran halkı rejim yanlısı ya da karşıtı olup olmadığına bakılmaksızın, büyük oranda yekvücut oldu. Mollalar rejimi yıkılmadı ama ağır hasar aldı. ABD ve İsrail’in rejimi yıkmak amacıyla öldürdüğü kadrolar, zaten yıllardır yeni kadroların önünü tıkayan, en katı teokratik yöneticilerdi. Rejimin adı İslâm Cumhuriyeti kalsa da, kadın hakları dahil, eski katılığında sürdürülebilir olmadığı yakında görülecektir.
• Çin ve Rusya kazandı. Rusya, dikkatlerin Ukrayna meselesinden dağılmasından memnun oldu. Çin, İran savaşı vesilesiyle ilk kez Ortadoğu krizlerine askeri olarak dahil oldu. Dünyanın en gelişmiş istihbarat gemilerinden birini savaş gemileri eşliğinde bölgeye göndererek, ABD’ye Ortadoğu’da da meydanı boş bırakmayacağını gösterdi.
• Pakistan kazandı. Ateşkes sağladı. Şimdi İran ile (İsrail’i de temsil eden) ABD arasındaki ateşkesin uzatılması görüşmelerine de İslamabad ev sahipliği yapacak. Pakistan’ın böyle öne çıkması Kafkaslar, Orta Asya ve Güney Asya dengelerini de değiştirebilir.

Türkiye’nin durumu

Türkiye Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi ABD ve İsrail’in İran saldırılarında da savaş karşıtı tutumu ve barış arayışlarıyla öne çıktı. Hem İran’a saldırılara hem de İran’ın misilleme olarak Körfez’deki Arap ülkelerine saldırmasına karşı durdu. Ankara’nın savaşa girmeme ve (son haftalarda Mısır ile birlikte Pakistan’a destek vererek) ateşkesi sağlama çabalarına katkısı savaş lobisine karşı-ağırlık yarattı. İran’dan fırlatılan füzeler vakalarında görüldüğü gibi, NATO içindeki konumunu güçlendirdi. Krizin görünmeyen kilit ülkesi Irak’la dengeleri tutmaya çalıştı.
Türkiye’nin bölgede yaptığını İspanya Avrupa’da yaptı.
Bölgede Türkiye, Avrupa’da İspanya kazandı. Madrid’in Avrupa’da açtığı savaş karşıtı bayrak, AB içinde Gazze katliamına rağmen İsrail’e “anti-Semitizm” söyleminin arkasına sığınıp destek veren Siyonist lobinin bu defa etkisiz kalmasını sağladı. Fransa, İtalya ve artık AB üyesi olmayan İngiltere’nin üslerini savaş için kullandırmama kararı almasında İspanya örneği etkili oldu. Almanya’nın hâlâ İkinci Dünya Savaşı yüklerinden tam olarak kurtulamadığı görüldü. Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Türkiye karşıtlığını kullanarak İsrail’e yanaştıklarına da tanık olduk.

No comments:

Post a Comment