
Avrupa Parlamentosu’nun son raporuna karşı Ankara’dan kimi tepkiler yükseliyorsa da... Raporun Ege Deniziyle ilgili bölümleri pek ağıza alınmıyor. Oysa bize göre raporun bu bölümüne güçlü bir kamuoyu tepkisi (ya da tekmesi) gerekirdi.
Ne diyor raporda:
- Avrupa Parlamentosu, Yunanistan’ın BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) uyarınca karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını kullanması durumunda Türkiye’nin “casus belli” (savaş sebebi) görmesinden “derin endişe” duyar.
- AP, bu durumu müttefikler ve iyi komşular arasında “akılalmaz bir durum” olarak tanımlamaktadır.
- Raporda, Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ihlal eden bir yaklaşım olarak değerlendirilmiş ve kınanmıştır.

- Türkiye’nin Yunan hava sahası ihlalleri, NAVTEX ilanlarının siyasi baskı aracı olarak kullanılması ve Ege’deki deniz parkı girişimlerine yönelik muhalefeti, “egemenlik haklarının ihlali” olarak nitelenmiştir.
- Raporda, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının üçüncü tarafların egemenlik haklarını ihlal ettiği ve hukuki bir geçerliğinin bulunmadığı ifade edilmiştir.
★★★
Avrupa Parlamentosu Yunan bayrağına sarılmış fanatik bir Yunan politikacısı rolüne girmiş... Yunanistan tezlerinin cengaveri kesilmiş. Buna tepki göstermemiz gerekir. Ne var ki bizim kamuoyu bu konulardan uzak tutuluyor, ulusal tepki oluşmuyor.
MEDİKAL
Şehirde muhtelif medikal ürünler satan mağazalar var.
Varis Çorabı, Ayak Bileklikleri, Karın Korseleri, Boyun Korseleri, Dizlikler, El Bileklikleri, Omuz Ve Kol Askısı,
Ortopedik Yastıklar, Parmak Ateli, Tabanlıklar...
Ürünler saymakla bitmez...
Bazı hastalar bu ürünleri sürekli kullanır.
Bendeniz de zaman zaman kullanıyorum
Dikkat ettim...
Bu ürünleri satan mağazaların bir fiyat standardı yok. Aynı ürün çeşitli mağazalarda farklı fiyattan satılabiliyor. Kalite standardı yok. Aynı ürünün kimi markası 3 gün kimisi 30 gün dayanıyor. Ben zaman içinde birkaç mağaza dolaştıktan sonra Kadıköy Rıhtım’da SUNAR Medikal adlı mağazanın daha düzgün olduğunu fark ettim. Bunu ihtiyaç sahiplerine de duyuruyorum. Elbet başka düzgün mağazalar da vardır. Haklarını yemeyelim. Ancak bu fakir fukaraya da hitap eden milyarlarca liranın döndüğü piyasa neden bu kadar başıboş bırakılmış? Buna akıl ermiyor!
ÖZGÜR GRUPTA
Özgür Özel son grup toplantısında güzel konuştu.
Bülent Ecevit veya Deniz Baykal hitabetini aratmayacak bir üslup ve heyecan sergiledi.
“CHP kapatılmıştır”, dedi.
Partinin yeniden açılması için herkese görev düştüğünü söyledi.
Kurtuluşu ancak millet iradesinin sağlayacağını anımsattı
CHP’li eski bir milletvekili dostumuz dedi ki:
“ Konuşmayı dinlerken aklıma Amasya Bildirgesi’nin o ünlü sloganı geldi:
“Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır..”
Özgür Özel, Amasya Bildirgesi’nin 107. yılında olduğumuzu (22 Haziran 1919) hatırlayarak o ünlü çağrıyı bugüne uyarlasa ve:
“CHP’nin istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” deyiverse...
Bu parlak tarih köprüsü ve Atatürk imzası hem salonda hem CHP tabanında büyük bir coşku yaratırdı. Bu fırsatı kullanmadı.
İSRAİL’İN DİŞLERİ
İsrail yönetimi, karşısına aldığı kişilerle mücadeleyi hangi platformlarda ne düzeyde sürdürüyor? Bir örnek...
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkaran Fransız yargıç Nicolas Gouyou anlatıyor:
“Visa ve Mastercard tüm kartlarımı bloke etti.
Hiçbir satın alma işlemi yapamıyorum.
Ben bir hakimim, ama bana bir suçlu gibi davranılıyor.
Hakimler, avukatlar ve politikacılar sindiriliyor.
Bir meslektaşım, ismimin Trump’ın görev süresi sona erene kadar kara listeden çıkarılmayacağını söyledi.
Fransa Cumhurbaşkanı’nın müdahalesine rağmen, ABD yetkilileri henüz bir yanıt vermedi.”
ABD İsrail’in arkasına geçmiş... Fransız hakimi korumaya Fransa Cumhurbaşkanı’nın gücü de yetmiyor anlaşıldığı kadarıyla...
DÜNYA KUPASI
Okurumuz Zeki Topçuoğlu yazıyor:
“Dünya Kupası maçlarını televizyondan izliyoruz.
TRT spikerlerinin bazıları aynı cümleyi olur olmaz yerde kurmayı marifet sayıyor.
Bir golcünün kaleye gollük şut atması, bir kalecinin normal kurtarışı bu spikerlere göre hep “İnanılmaaazzz”...
Bu kadar çok “inanılmaz” ı duyduktan sonra insanın şunu diyesi geliyor:
“Ya kardeşim inanın artık şu gördüklerinize... Bütün futbolcular bizimkiler kadar beceriksiz olmak zorunda mı?
No comments:
Post a Comment