PROJECT SYNDİCATE
Haber Giriş: 13.01.2023 04:30 | Son Güncelleme: 14.01.2023 22:29
Demokratik dünya teknolojik liderliği Çin’e kaptırmamalı
Otoriter devletlerin dünyadaki hassas veri akışını kontrol ettiği bir dünya düşünün. İfade özgürlüğü tamamen ortadan kalkardı. TikTok’un muazzam yükselişi ve getirdiği güvenlik kaygıları bu açıdan önemli
Demokratik dünya teknolojik liderliği Çin’e kaptırmamalı
Eric Schmidt
Süper güçlerin rekabetine dair eski bilgilerimizi hatırlatan bir yılı geride bıraktık. Geçen yıl, teknolojinin stratejik alanı nasıl değiştirdiğine dair de yeni şeyler öğrendik.
Çin, Rusya ve diğer otoriter rejimlerin uluslararası alanda hukukun üstünlüğü, egemenliğe saygı ve demokrasiye tehdit oluşturduğuna dair şüphe yok. Çin ve Rusya halkları gözetleyecek, bilgiyi manipüle edecek ve veri akışını denetleyecek yeni teknolojileri benimsedikçe bu tehdit büyüyor.
Jeopolitik tansiyonun yükselişi yıkıcı teknolojilerin özel ve kamusal hayatın her alanına sirayet ettiği bir döneme rastladı. 2023 ve sonrasında olabilecekler belli: Stratejik rekabet bundan böyle geleceğin teknoloji platformlarında yaşanacak. Bu teknolojilerin tasarım, kurulum, kullanım ve yönetimlerinin demokrasiler tarafından gerçekleştirilmesini sağlamak ABD’nin en temel çıkarlarından olacak.
Ukrayna’nın diğer demokrasilerin de desteğiyle Rus işgaline gösterdiği direnç, teknolojinin jeopolitiği nasıl dönüştürdüğüne ışık tutuyor. Ağları sağlam, teknolojik açıdan bilgili bir ülke ilk bakışta askeri açıdan avantajlı görünen çok daha büyük bir rakibe karşı koyabiliyor. Ukrayna yazılım inovasyonlarından yararlanıyor ve açık kaynaklı teknoloji ve dağıtılmış operasyon kullanımını maksimize ediyor. Kesintisiz internet erişimi ülkenin teknolojik kabiliyetlerini birbirine bağlıyor.
Savaşta bilginin değeri
Ukrayna teknolojiye erişimi olan bir demokrasiye dair ipuçları sergiliyor: Bulut tabanlı hizmetler hükümetin vatandaşlarla doğrudan ilişki kurmasını sağlıyor. Bu bağlantının büyük bölümü kişisel telefonlar aracılığıyla kuruluyor. Genç, yenilikçi liderler yetenekli iş gücüyle iş birliği yaparak bürokratik engelleri ortadan kaldırıyor.
Demokratik dünyadaki büyük ve küçük firmalar Ukrayna’nın dönüşümüne yardımcı olarak kendileri de önemli stratejik aktörler haline geldi. Ukrayna’nın kritik hükümet ve finans verilerini buluta aktararak korudular. Rus siber saldırılarına karşı uyarı ve karşılık verdiler. Ukraynalıların hem birbirleriyle hem dünyayla bağlantısını sürdürdüler, böylelikle dünya Rusya’nın yalanlarından, savaş suçlarından ve yenilgilerinden haberdar oldu. Bunlar olmasa savaş çok farklı ilerleyebilirdi.
Ama bir de şöyle bir gelecek hayal edin: Otoriter devletler ağ erişimini denetleyen, ağları siber tehditlerden koruyan, kilit dijital altyapıyı kuran, hangi mesajların sansürleneceğine karar veren ve hassas veri akışını yöneten teknolojilerin ve firmaların kontrolünü ele geçirmiş. Sistematik siyasi zorlama ve kişisel gizliliğe tecavüzle dolu, ifade özgürlüğüne dair en temel korumaların bile ortadan kalktığı bir dünya ortaya çıkardı.
Çin’in bütün dünyadaki müşterilere donanım, yazılım ve servisleri aynı pakette sunan entegre ağ çözümleri ihraç etmesini ciddiye almalıyız. Çin bu yolla jeopolitik rekabette ABD ve diğer demokrasilere karşı elini güçlendiriyor.
TikTok endişe verici
TikTok’un muazzam yükselişi ve getirdiği milli güvenlik kaygıları bu açıdan önemli. Çin şirketlerinin yönettiği ağlarda kurulan ve Çin’de ya da onun gölgesinde üretilen donanımlarla çalışan finans teknolojisi, e-ticaret ve diğer platformlara girişi geleceğin ne kadar çetin geçeceğinin habercisi.
Bu nedenle ilk olarak teknolojik gelişim konusunda müdahaleci olmayan yaklaşımdan vazgeçmeliyiz. Başta bahsettiğim tehlikeli gelişmeler ABD’nin teknoloji stratejisinde “bırakınız yapsınlar” yaklaşımını sürdürdüğü bir dönemde geldi. Huawei’in 5G’deki ilk hamle avantajına karşı ABD öncülüğündeki kampanyada, yarı iletken üretimi için 52.7 milyar dolar sağlayan CHIPS Yasası’nda ve kapsamlı bir ulusal yapay zeka stratejisi geliştirme çabasında olan buydu. Fakat bu reaktif tedbirler ancak felaketi önlemeye yaradı.
İkincisi, ABD ve ortakları “gelecek nesil çipleri” tespit edip kamu politikasını buna göre yönlendirmeli. Kilit tekno-endüstriyel fonksiyonları stratejik bir rakibin eline bırakma veya bu işlevleri tedarik zinciri tıkanıklıklarına maruz bırakma riski alınmamalı.
ABD ve müttefikleri geleceğin teknolojilerini kurmak için kritik öneme sahip madenlerin çıkarılmasını teşvik etmekle doğru yapıyor. Ancak Çin’in batarya ve güneş paneli değer zincirindeki hakimiyeti de Batı’yı kaygılandırmalı.
Koordine olunmalı
Üçüncüsü, ABD ve ortakları geleceğin teknoloji dallarını saptayarak bunların gelişimini ve konuşlandırmasını hızlandırmalı. Demokratik etki alanındaki her teknoloji üretim tesisini kopyalamaya çalışmak gerçekçi değil ve muhtemelen çok pahalı. Bunun yerine teknoloji yatırımları bir sonraki ekonomik kalkınma dalgasını tetikleyecek şekilde koordine edilmeli. Bence biyo-imalat ve diğer ileri üretim teknikleri heyecan verici alanlar ve bunlarda çabuk harekete geçenler büyük avantaj sağlayacak. Aynı şekilde füzyon enerjisindeki yapay zeka destekli atılımlar temiz teknolojiye yeni bir kapı aralayıp muazzam stratejik sonuçlar getirebilir.
Son olarak demokrasiler, yeni teknolojilerin öngörülemeyen fırsat ve fayda getirme kabiliyetine dair iyimserliğini korumalı.
© Project Syndicate
No comments:
Post a Comment