AKP’den uzaklaşan seçmenin profili
Tam 25 yıl oldu.
14 Ağustos 2001’de kurulan ve girdiği ilk seçimde tek başına iktidar olan AKP, 31 Mart 2024 yerel seçimleri dışında hep birinci parti oldu.
Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç’la birlikte yola çıkan AKP kadroları, 1980’lerde Ronald Reagan ve Margaret Thatcher’da vücut bulan, 1983’te Turgut Özal’ın Türkiye’de simgeleştiği liberalizm bayraktarlığını 2002’den bu yana devam ettirdi. Zaman zaman “yeni modeller” deneyen iktidar ne özelleştirmelerden vazgeçti ne Amerika dengesinden. Evet; Rusya ve Çin üzerinden okumalar da yapan AKP günün sonunda rotayı Mehmet Şimşek’in yönettiği “ekonomiye” kırdı. Yani neoliberalizme. Bugün yolsuzluk operasyonları üzerinden tartışılan (Özgür Özel ve arkadaşlarının tespitiyle kuşatılan) ve rota çizmeye çalışan bir ana muhalefet var. Bir de iktidarın her ne kadar “transferler” de yapsa kendi kitlesinin dahi iyi bildiği büyük bir sorun var: Ekonomi, hayat pahalılığı, enflasyon, zenginin daha zengin fakirin daha fakir olduğu sistem.
Evet… Erdoğan’ın ve AKP’nin 25 yılını izlerken dün Can Selçuki’nin yönettiği Research (Araştırma) İstanbul’un 11 sayfalık raporunu okudum.
2 milyon AKP’li sandığa gitmedi
Raporun başlığı: AK Parti’den Uzaklaşan Seçmenin Profili.
2025-2026 yılları arasında yapılan anketlerin değerlendirmesi. 13 bin 770 kişi üzerinden yapılan bir çalışma.
Önce değerlendirme:
- 2023 genel seçimlerinden sadece 8 ay sonra yapılan yerel seçimlerde (31 Mart 2024) yaklaşık 2 milyon AK Parti’li seçmen sandığa gitmedi. Bu durumda 2023 seçimlerinden sonra uygulanmaya başlanan ekonomi programının etkisi olduğu değerlendirilmekte.
- Yapılan çalışmalar AK Parti seçmeninin sandığa gitme eğilimi ile tüketici güven endeksi yani ekonomik hissiyat arasında bir bağ olduğuna işaret etmekte.
- Özellikle 2024 yerel seçimlerinden bu yana anketlerde açıklanan oy oranlarına bakıldığında, partiler arasındaki geçişlerin çok limitli olduğu ve bir partiye olan destek seviyesinin o parti seçmeninin esas olarak oy kullanmama ve kararsız kalma durumuyla değiştiği görülmekte.
- Bu nedenle önümüzdeki seçimlere doğru giderken özellikle iktidar partisinin oy oranının ekonomik hissiyatın sandığa gitme kararı üzerindeki etkisiyle yakından ilişkili olacağı değerlendirilmekte.
- Bu nedenle bu çalışma, anketlerimizde 2025 Ocak ayından itibaren AK Parti’den uzaklaşan seçmenin ekonomik hissiyatını ve Erdoğan’a yakınlığını analiz etmeyi amaçlamakta.
Bir not da şu: “Çalışmaya konu olan anketlerin gerçekleştirildiği zaman aralığında Yeni Parti henüz kurulmamış olduğu için bu partinin seçmen üzerinde olabilecek etkisi değerlendirme dışıdır.”
Seçmenlerin üçte biri partiden uzaklaşmış
Research İstanbul araştırmasında beş soruya yanıt aramış.
1- Oy tercihi 2023’te hangi partiye oy verdiniz; bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
2- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın performansını 1-10 arası puanlayın.
3- Türkiye ekonomisinin bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
4- Önümüzdeki bir yılda Türkiye ekonomisi nasıl olacak?
5- Geçen ay geliriniz giderlerinizi karşıladı mı?
Birinci başlık şu: Seçmenlerin üçte biri partiden uzaklaşmış. 2023’te AK Parti’ye oy vermiş bir seçmen bugün başka partiye yöneldiyse, kararsızsa ya da oy kullanmayacağını söylüyorsa “uzaklaşan” sayılıyor; hâlâ AK Parti diyen “sadık”. Sadıkların oranı yüzde 65. Başka parti diyenler yüzde 12, kararsız yüzde 12… Yüzde 11 sandığa gitmiyor. Yani yüzde 35 AKP’den kopmuş!
Burada şu tespit önemli:
“Uzaklaşan seçmen demografik olarak ayrışmıyor. Uzaklaşmayı yakınlık ve ekonomi belirliyor. Yaş, cinsiyet, eğitim ve meslek uzaklaşan seçmeni pek ayırt etmiyor. Ayrımı yapan iki şey; kişinin ekonomik sıkıntısı ve Erdoğan’a verdiği puan. Demografi tek başına uzaklaşmayı açıklamıyor: Her grupta uzaklaşma oranı yüzde 26-39.”
Uzaklaşanların yüzde 71’i Erdoğan’dan kopmuş
AKP’den “uzaklaşanlar” ve “sadık kalanlar üzerinden” baktığımızda.
İktidardan uzaklaşanların yüzde 79’u “Ülke ekonomisini ‘kötü’ görüyor”.
Yüzde 57’si gelecek yılın daha kötü olacağını söylüyor.
Geçen ay geçinemeyenlerin oranı yüzde 63. Yine uzaklaşanların yüzde 63’ünün ekonomik sıkıntıda olduğunu görüyoruz ve yüzde 71’i de Erdoğan’dan soğumuş.
Kararsızlar en yumuşak ve kazanılabilir grup
Peki Erdoğan ve arkadaşları kendisinden kopan seçmeni kazanabilir mi? Can Selçuki’nin araştırmasında şu tespit var: “Kararsızlar en yumuşak, geri kazanılabilir grup.”
- Uzaklaşanların yüzde 35.1’i başka partiye gitmiş ve Erdoğan’a 10 üzerinden 4.1 veren seçmen kitlesi. Bunların yüzde 66’sı geçinemediğini ifade etmiş.
- Uzaklaşanların yüzde 34’ü kararsız ve Erdoğan’a 10 üzerinden 6.4 veriyor. Yüzde 57’si de geçinemediklerini belirtiyor.
- Uzaklaşanların yüzde 31’i oy kullanmayacak. Erdoğan’a verdikleri oy yüzde 4.7 ve yüzde 68’i geçinemiyor.
SONUÇ: “Uzaklaşan seçmen; ekonomik olarak zorlanan ve Tayyip Erdoğan’a soğumuş seçmen. Tablo 2025-2026 boyunca istikrarlı: Kopuş oranı yüzde 33.9’dan yüzde 35.4’e sınırlı bir artış; ekonomik sıkıntı ve Erdoğan değerlendirmesi neredeyse sabit.” Evet, 2028’de yapılacak seçimlerde AKP’nin ve Erdoğan’ın kazanması için “kararsızları” yani ekonomik olarak zor durumda olanların sorunlarını çözmesi gerekiyor. Tam tersi; muhalefetin de “ekonomiyi ben düzeltirim” güvenini vermesi şart.

No comments:
Post a Comment