Saturday, April 13, 2024

Sedat Ergin 31 Mart Yerel Seçimi analizi (2) 51 ilde ‘il genel meclisi’ sonuçlarında tablo büyükşehirlerden biraz farklı - 1 Mart yerel seçimi analizi (3) İl genel meclisleri ile merkez ilçe belediyeleri arasındaki güç dengesine bakınca...

 Sedat  Ergin

31 Mart Yerel Seçimi analizi (2) 51 ilde ‘il genel meclisi’ sonuçlarında tablo büyükşehirlerden biraz farklı


#31 Mart Yerel Seçimi#AK Parti#CHP

Nisan 13, 2024 10:59

6dk okuma

Paylaş


31 Mart’ta gerçekleştirilen seçimin partiler açısından sonuçlarını değerlendirmeye çalıştığımız dünkü ilk yazımız, yerel seçimlerin kendine özgü işleyişinden ve ayrıca özellikle büyükşehirlerde ittifak sisteminin devreye girmiş olmasından kaynaklanan bir güçlüğün de altını çiziyordu.


Buradaki güçlük, ittifak sisteminin uygulandığı seçim bölgelerinde oylar ortak aday üzerinde toplandığında, işbirliğine giden partilerin sandıktaki gerçek gücünü ölçmenin mümkün olmayışıdır.


Şöyle ki, ortağından kendi adayına destek alan parti, her seferinde gerçek gücünün üstünde bir eşikte görünüyor. Bunun tam tersi bir durum da desteği veren parti açısından geçerli.


Yalnızca başkanlar değil belediye meclisleri seçiminde de aynı durum yaşanıyor. Örneğin, Cumhur İttifakı bileşenleri AK Parti ile MHP, büyükşehirlerde ilçe belediye başkanlıkları ve belediye meclisleri seçimlerine ortak listeyle girdiler.


Bunun sonucu, örneğin İstanbul’da bu listelere oy veren MHP seçmenlerinin oyları, büyükşehir belediye meclisi toplamında AK Parti için yapılan hesaplamanın içinde göründü.


Bir başka anlatımla, oyların iç içe geçmesi, hangi partinin tekil olarak ne kadar oy aldığını okuyabilmemize izin vermiyor.


Buna karşılık, 30 büyükşehir dışında kalan ülkenin diğer 51 ilinde, il genel meclisi üyelikleri için yapılan seçimlerde böyle bir sorunla karşılaşmıyoruz. İlçe belediye başkanlıkları için sınırlı ittifak düzenlemeleri yapılmış olsa da, il genel meclisi seçimleri bu anlaşmaların dışında kaldığından, partilerin seçmen nezdindeki destek durumunu oyların karışması sorunu olmadan net bir şekilde okuyabiliyoruz.


31 Mart Yerel Seçimi analizi (2) 51 ilde ‘il genel meclisi’ sonuçlarında tablo büyükşehirlerden biraz farklı


TÜRKİYE’DE TOPLAM SEÇMENİN YAKLAŞIK BEŞTE BİRİ


Ancak Türkiye’deki seçmen tercihlerini il genel meclisi sonuçları üzerinden okumaya kalktığımızda göz önünde bulundurmamız gereken bir dizi kritik husus var.


Bunlardan birincisi, il genel meclisleri için oy kullanılan seçim bölgeleri Türkiye’nin

nüfusunun kısmen sınırlı bir kesimini temsil ediyor. Evet, 51 ilden söz ediyoruz; ilk bakışta sayıca kabarık görünüyor... Gelgelelim çoğu sayıca küçük nüfusa sahip olan bu 51 ilin Türkiye’nin toplam nüfusu içindeki oranını hesaba kattığımızda görüntü biraz farklılaşıyor.


TÜİK’in 2022 yılı nüfus ölçümüne göre, Türkiye’deki büyükşehir statüsündeki 30 ilde 66 milyon 653 bin dolayında, kalan 51 ilde ise 18 milyon 626 bin dolayında vatandaş yaşıyordu. Nüfusun ve buna paralel bir şekilde seçmen kitlesinin de yüzde 22’si ediyor bu illerde yaşayan vatandaşlarımız.


Buna karşılık, Trakya’dan Orta Anadolu ve Karadeniz’e ve oradan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kadar Türkiye’nin bütün bölgelerine yayılan bu çeşitlilik, Türkiye’nin nabzını hissetmek bakımından son derece zengin bir tablo sunuyor.


Bu çeşitlilikle birlikte, özellikle iç Ege, Orta Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu’da milliyetçi ve muhafazakar dokunun kuvvetli bir şekilde kendisini hissettirdiği bir coğrafyadan söz ettiğimizi de hatırda tutmak gerekiyor.


KATILIM ORANI YÜZDE 80


İl genel meclisi sonuçlarını tahlil ederken, vurgulamamız gereken bir başka faktör, bu kategorideki yerleşimlerin genellikle büyük nüfus hareketliliğine sahne olmayan, daha statik bir nüfus yapısına sahip bölgeler olması. 2019 seçimi kayıtları ile kıyaslandığında, bu kategorideki illerin önemli bir bölümünde, nüfus artışının çok sınırlı kaldığını söyleyebilmek mümkün.


Ayrıca, bu illerde seçime katılım oranı yüzde 80.08 ile ülke genelindeki yüzde 78.55 oranının 1.5 puan kadar üstünde çıkmıştır. Ancak 2019 yılında bu coğrafyadaki yüzde 85.5’lik katılım oranın da altındadır.


31 Mart 2019’da 10 milyon 975 bin vatandaş oy kullanmıştı bu seçim bölgelerinde. Geçen 31 Mart’ta ise seçmen sayısı 726 bin kadar artmış olmasına karşılık, sandığa giden vatandaşların sayısı beş yıl önceye kıyasla 112 bin kadar geridedir.


AK PARTİ YİNE BİRİNCİ AMA KAYIP YAŞADI


Bu genel tespitlerin ardından il genel meclisi sandıklarında beliren bir dizi yönelişe dikkat çekebiliriz.


Birinci tespit, Türkiye genelinde metropollerde ikinci parti durumuna düşmesine karşılık AK Parti’nin 51 ilin yayıldığı bu coğrafyada birinci parti olma vasfını hâlâ korumakta oluşudur. Ancak iktidar partisinin oy toplamında 2019 yılında yapılan yerel seçime kıyasla belirgin bir gerileme ortaya çıkmıştır.


Bundan beş yıl önceki 31 Mart 2019 yerel seçiminde AK Parti bu kategorideki 51 ilde 4 milyon 371 bin oy alırken, bu kez 3 milyon 303 bin oyda kalmıştır. Bir milyonun üstüne çıkan bir kayıp söz konusudur. Birinciliği korusa da, oran olarak yüzde 41.6’dan yüzde 32.1’e gelmiş bu 51 ilin toplamında AK Parti.


Haberin Devamı


Bu gerileme, değinilen illerde geçen 14 Mayıs seçiminin sonuçları üzerinden yapılan bir kıyaslamada da önemli ölçüde yine karşımıza çıkıyor.


CHP İL GENEL MECLİSLERİNDE ÜÇÜNCÜLÜKTEN İKİNCİLİĞE ÇIKTI


Burada dikkat çekici olan bir gelişme CHP ile ilgilidir. Geçmişte seçimlerde genellikle Türkiye’nin ikinci büyük partisi olarak çıkan CHP, söz konusu 51 ilin seçmen tabanında MHP’nin gerisinde üçüncü parti konumuna düşmekteydi. CHP, geçen 31 Mart’ta bu kez ikinci parti konumuna çıkmıştır.


Yazıda yer verdiğimiz grafikten de görüleceği üzere, 2019 yerel seçiminde bu 51 ilde il genel meclislerinde 1 milyon 834 bin oyla AK Parti’nin toplam seçmen desteğinin yarısının bile altında kalan CHP, bu kez oyunu 2 milyon 382 bine getirebilmiştir. Yüzde 17.6’dan yüzde 23.2’ye çıkmıştır.


MHP ise 2019’da il genel meclisi sandıklarında ikinci parti konumunda iken bu kez üçüncülüğe gerilemiştir. Bununla birlikte, MHP’nin oran olarak oy kaybı AK Parti’ye kısayla çok daha sınırlı kalmıştır. MHP, 1 milyon 976 bin oydan (yüzde 18.8) 1 milyon 706 bine (yüzde 16.6) gelmiştir.


YENİDEN REFAH İRTİFA KAZANIYOR


İYİ Parti, değindiğimiz coğrafyada zemin kaybeden bir başka parti olarak beliriyor. Oyları 2019’a kıyasla 852 binden 522 bine gerilemiş. Keza, Saadet Partisi’nin oyu da 259 binden 139 bine inmiş.


Altını çizmemiz gereken bir başka durum, yeni aktör olarak sahaya çıkan Fatih Erdoğan’ın liderliğindeki Yeniden Refah Partisi’nin 668 bin oyla (yüzde 6.5) kayda değer bir varlık göstermiş olmasıdır. Burada özellikle AK Parti oylarındaki düşüşün önemli ölçüde Yeniden Refah’a tahvil olduğunu gözlemek mümkün.


Bu 51 ilin toplamında

2019’a kıyasla küçük oranda bir kayıp yaşayan DEM Parti’nin oyu ise yüzde 8 eşiğinin biraz altında seyrediyor.


AK PARTİ 51 İLİN 23’ÜNDE CHP 15’İNDE BİRİNCİ PARTİ


Şimdi önemli bir başka gösterge üzerinden sahadaki tabloyu okumaya çalışalım. Partilerin il genel meclis seçimlerindeki durumunu değerlendirirken, illerde hangi partilerin önde çıktığı sorusuna yanıt aradığımızda, uğradığı kayıplara karşılık AK Parti’nin 51 ilin 23’ünde birinci geldiğini görüyoruz.


Bu illeri şöyle sıralayabiliriz: Adıyaman, Afyon, Bingöl, Burdur, Çorum, Elazığ, Giresun, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Rize, Sinop, Sivas, Yozgat, Aksaray, Bayburt, Ardahan, Karabük, Osmaniye ve Düzce...


CHP ise Amasya, Artvin, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Kırşehir, Tunceli, Uşak, Zonguldak, Kırıkkale, Bartın, Yalova, Kilis olmak üzere 15 ilde birinci parti konumundadır.


DEM Parti, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da Ağrı, Bitlis, Hakkâri, Kars, Muş, Siirt, Batman, Şırnak ve Iğdır olmak üzere 9 ilde önde giden partidir.


MHP’ye gelince Çankırı, Erzincan, Tokat ve Karaman olmak üzere 4 ilde birinci partidir.


MERKEZ İLÇELERDE TABLO DEĞİŞEBİLİYOR


Vurgulanması gereken bir nokta, bir ilin bütününde oy dağılımında ilk sırada yer almanın, sıkça o ilin merkez ilçesinde kazanma güvencesini taşımamasıdır. AK Parti 23 ilde en büyük parti olmakla birlikte, ancak 12 ilin merkez ilçe belediyesini alabilmiştir.


Merkez ilçe sonuçlarıyla il genel meclisi sonuçları birlikte değerlendirildiğinde, diğer partiler açısından da bunun gibi bir dizi dikkat çekici sonuç ortaya çıkıyor.


Bu arada, AK Parti ile MHP, bu 51 il içinde belirli sayıda ilçe belediyesi seçiminde işbirliğine giderken, işbirliği yapılmayan bazı yerleşimlerde iki müttefik arasında kıyasıya bir rekabet de yaşanmıştır.


Yarın biraz daha detaylı bir şekilde büyüteç altına yatıracağız bu 51 ilde işleyen dinamikleri.


--------------


Sedat Ergin

31 Mart yerel seçimi analizi (3) İl genel meclisleri ile merkez ilçe belediyeleri arasındaki güç dengesine bakınca...

#Yerel Seçim#AK Parti#CHP

Nisan 13, 2024 10:596dk okuma

Paylaş


Geride bıraktığımız 31 Mart yerel seçimlerinin en çok konuşulan sürprizlerinden biri, CHP’nin eskiden beri kalesi olarak görülen Trakya’da Kırklareli ilinin merkez ilçe belediyesinin, yani şehir merkezindeki belediyenin çok az bir farkla CHP’den MHP’ye geçmesiydi.


Daha önce iki dönem belediye başkanlığı yapmış olan CHP’li Mehmet Siyam Kesimoğlu 20 bin 770 oyda kalırken, ondan 603 oy fazla oy alan MHP’nin adayı Derya Bulut 21 bin 173 oyla yarışı birinci bitirdi.


Kuşkusuz, Cumhur İttifakı bünyesinde varılan mutabakat çerçevesinde AK Parti’nin Kırklareli merkez ilçesinde aday göstermeyip taktik olarak MHP adayını desteklemesinin önemli bir rolü oldu sandıktan çıkan sonuçta.


Bu sonuç, Kırklareli’nin yerel yönetim düzeyinde bütünüyle MHP’ye geçtiği anlamına gelmiyor tabii ki. Kırklareli’nde, kalan 7 ilçe AK Parti (4), CHP (2) ve MHP (1) arasında dağıldı. İlginçtir ki, bu duruma rağmen Kırklareli’de kayıtlı bütün seçmenlerin oylarının yansıdığı il genel meclisinin toplamında CHP birinciliğini yine korudu.


CHP, geçen 14 Mayıs’ta yapılan milletvekili seçiminde Kırklareli’nin tümünde 120 bin 259 oy almıştı. Geçen 31 Mart’taki yerel seçimde il genel meclisi sandıklarında CHP’ye buna çok yakın bir sayıda, toplam 119 bin 632 oy çıktı.


Bu sonuçta, Kırklareli ilçeleri arasında kalabalık bir nüfusa sahip olan Lüleburgaz’da CHP’nin sahip olduğu üstünlüğün oynadığı rolü özellikle vurgulamak gerekir.


31 Mart yerel seçimi analizi (3) İl genel meclisleri ile merkez ilçe belediyeleri arasındaki güç dengesine bakınca...


KÜTAHYA’DA AYNI DURUM AK PARTİ LEHİNE


Burada karşımıza çıkan konulardan biri, seçimlerden sonra merkez ilçelerde alınan sonucun kamuoyunda sıkça bütün bir ildeki sonucu yansıttığı gibi algılanmasıdır.


İllerin idari merkezleri bu ilçelerde bulunduğundan, burada alınan sonuçlar genellikle “il belediyesi” diye okunuyor, yazılıyor.


Kırklareli’de yaşanan durumun bir benzerini AK Parti açısından Kütahya’da gösterebiliriz.

Son seçimde iç Ege bölgesinin önemli illerinden Kütahya’da, merkez ilçede CHP adayı Eyüp Kahveci ile bir önceki başkan MHP adayı Alim Işık arasında son ana kadar süren kıran kırana bir mücadele gerçekleşti.


Finalde CHP’li aday tam 602 oy fazla alarak yarışı birinci tamamladı. CHP adayına 40 bin 712 (yüzde 29.69), MHP adayına ise 40 bin 110 (yüzde 29.25) oy çıktı.


Kütahya merkezi için AK Parti ile MHP arasında bir ittifak düzenlemesine gidilmemişti. AK Partili aday Kamil Saraçoğlu 37 bin 992 oyla üçüncü geldi. Onu, dördüncü sırada 11 bin 73 oyla Yeniden Refah Partisi adayı Osman Gezgin izledi.


Buna karşılık Kütahya’daki il genel meclisi için kullanılan oylara baktığımızda, AK Parti bu ilde bir kez daha birinci gelmiştir. AK Parti Kütahya’nın toplamında 117 bin 501 oy (yüzde 33.68) almış, onu en yakından 89 bin dolayında oyla MHP izlemiştir. Merkez ilçeyi kazanan CHP ise il genelinde 64 binin üstündeki oyuyla ancak üçüncü gelebilmiştir.


Bu arada, AK Parti’nin Kütahya’da birinci gelmekle birlikte, geçen 14 Mayıs seçimine kıyasla 60 binin üstünde bir oy kaybı yaşadığını da belirtelim.


33 İLDE MECLİS BİRİNCİLİĞİ İLE MERKEZ İLÇE BELEDİYESİ ÖRTÜŞÜYOR


Görüleceği gibi bir ilin prestijli, o ilin adıyla anılan merkez ilçesini kazanmak kuşkusuz önemli. Ancak bir partinin ilin tümü üzerindeki iddiası açısından bakmamız gereken temel referans il genel meclisi sonuçları. 


Büyükşehir statüsündeki 30 ilde büyükşehir belediye meclisleri için kullanılan oylar nasıl partilerin tabandaki destek durumunu yansıtıyorsa, kalan 51 ilde bu durumu ancak il genel meclislerinde beliren tabloda okuyabiliyoruz.


Bu tespitten sonra geride bıraktığımız yerel seçimde, merkez ilçeler ile il genel meclisleri arasındaki dengenin nasıl şekillendiğine daha yakından bakabiliriz. Sonuçları bu açıdan detaylı bir şekilde incelediğimizde şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz:


* 51 ilin 23’ünde il genel meclislerinde birinci parti konumunda olan AK Parti, bu illerin ancak 10’unda merkez ilçe belediyelerini de kontrol edebiliyor. Sırasıyla şu iller: Bingöl, Çorum, Elazığ, Isparta, Niğde, Rize, Aksaray, Bayburt, Karabük ve Düzce...


* CHP’ye gelince, bu parti il genel meclislerinde toplam 15 ilde birinci parti konumunda ve bunlardan 13’ünde merkez ilçedeki yerel yönetimi de üstlendi: Amasya, Artvin, Bilecik, Bolu, Çanakkale, Edirne, Kırşehir, Uşak, Zonguldak, Kırıkkkale, Bartın, Yalova, Kilis...


* DEM Parti toplam 6 ilde hem il genel meclisi çoğunluğuna hem de merkez ilçe belediye yönetimine sahip: Ağrı, Hakkâri, Muş, Siirt, Batman ve Iğdır...


* MHP’nin hem il genel meclislerinde birinci olduğu hem de merkez ilçe belediyesini kazandığı 4 il var: Çankırı, Erzincan, Tokat ve Karaman...


DENGE HANGİ İLLERDE DEĞİŞTİ


Buraya kadar sıraladığımız 33 ilde ise il genel meclisi birinciliği ile merkez ilçe kontrolü örtüşüyor. Ancak kalan 18 ilde işler değişiyor. Şöyle ki:


* CHP, AK Parti’nin il genel meclisi oylarında önde olduğu şu 8 ilde merkez ilçelerde belediyeleri kazandı: Adıyaman, Afyon, Burdur, Giresun, Kastamonu, Kütahya, Sinop, Ardahan...


* MHP ise AK Parti’nin il genel meclisinde önde olduğu Osmaniye ve Gümüşhane’de merkez ilçeleri almış bulunuyor.

Cumhur ittifakı çerçevesinde varılan uzlaşıyla AK Parti, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin memleketi olan Osmaniye’de aday çıkarmama kararı almıştı.


Buna karşılık AK Parti, DEM Parti’nin il genelinde çoğunluğa sahip olduğu Şırnak ve Bitlis’in merkez ilçelerini kazandı.


Bu arada şu dikkat çekici sonuçları da sıralayalım: MHP, DEM’in çoğunlukta olduğu Kars’ta merkez ilçeyi alırken, İYİ Parti de AK Parti’nin çoğunlukta olduğu Nevşehir’de merkez ilçede seçimi kazandı.


Büyük Birlik Partisi de daha önce olduğu gibi bir kez daha AK Parti’nin il bazında çoğunluğu aldığı Sivas’ta merkez ilçeyi kazandı. DEM Parti çok az bir farkla CHP’nin çoğunlukta olduğu Tunceli’de merkez ilçeyi kazanırken, AK Parti’nin çoğunlukta olduğu Yozgat’ta merkez ilçe Yeniden Refah Partisi’ne gitti.


KIRSALDA AK PARTİ, ŞEHİR MERKEZLERİNDE CHP Mİ?


Sonuçta, büyükşehir statüsünde olmayan toplam 51 ilin 21’inde şehir merkezindeki ilçelerde belediyeler CHP’nin, 12’sinde AK Parti’nin, 8’inde MHP’nin ve 7’sinde DEM’in kontrolünde bulunuyor. Yeniden Refah, İYİ Parti ve Büyük Birlik Partisi sadece birer ilde merkez ilçe belediyesini kazanmıştır.


Dünkü yazımızda söz konusu 51 ilde il genel meclisi toplam oylarında üstünlüğün yüzde 32.1 ile AK Parti’de olduğunu, CHP’nin yüzde 23.2 ile ikinci geldiğini yazmıştık.


Bu faktörü de hesaba katarak, CHP’nin şehir merkezlerinde göreceli olarak daha önde olması nasıl açıklanabilir? Bu durumda AK Parti’nin oy toplamında önde olduğu illerin azımsanmayacak bir bölümünde şehirleşme olgusunun daha çok CHP’ye zemin kazandırdığı görülüyor. AK Parti de şehir merkezinden kırsala doğru açılan sosyolojik katmanda göreceli olarak daha kuvvetli bir destek zeminine sahiptir.


51 İLDE KISMİ İŞBİRLİĞİ KISMİ REKABET MODELİ


Odaklandığımız 51 ilde seçim sonuçlarını değerlendirirken ittifak sistemiyle ilgili bir gözlemi de kayda geçirelim. Cumhur İttifakı bileşenleri, yerel seçim öncesinde 30 büyükşehir için tam işbirliğine giderken kalan 51 ilde işbirliğini kısmen daha sınırlı bir çerçevede tutmuşlardı.


MHP, bu çerçevede önemli bir bölümü Güneydoğu’da olmak üzere 24 ilin merkezinde belediye başkan adayı çıkarmayarak, doğrudan AK Parti adayını destekledi. AK Parti bunlardan yalnızca 5’ini alabilmiştir (Bingöl, Bitlis, Çorum, Rize, Şırnak). 


AK Parti de karşılığında 5 ilin merkez ilçeleri için (Kırklareli, Erzincan, Bartın, Kars, Osmaniye) aday çıkartmayarak il merkezlerinde doğrudan MHP’li adayları destekledi. Bunlardan Bartın CHP’ye giderken, diğer dördünü MHP kazanmıştır.


Buna karşılık, iki parti 22 ilin merkezinde kendi adaylarını çıkartarak birbirlerine rakip olarak sahaya çıkmıştır. Bu rekabetin yaşandığı illerden 8’ini AK Parti önde bitirmiştir (Afyon, Aksaray,  Bayburt,  Düzce, Elazığ, Isparta, Karabük, Niğde).


MHP ise Çankırı, Gümüşhane, Karaman ve Tokat olmak üzere 4 il merkezini almıştır.


Bu kategoride CHP 7 ilin (Amasya, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya,  Uşak) merkez belediyelerini alırken, İYİ Parti, BBP ve Yeniden Refah birer belediye başkanlığı kazanmıştır.


Özetle, AK Parti ile MHP arasında son seçimde büyükşehirlerde işleyen yakın işbirliği modeli, ağırlıklı olarak Anadolu’daki 51 ilde yerini kısmi işbirliği-kısmi rekabet modeline bırakmıştır.


Detaylı seçim analizlerine devam edeceğiz.















No comments:

Post a Comment