NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılacağı NATO Zirvesi 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da yapılacak. Zirvede görüşülecek ana konular arasında Savunma Yatırımları, Savunma Sanayi ve Rus işgalindeki Ukrayna’nın desteklenmesi var. Ama Yunan işgalindeki 20 Türk adası ve iki kayalık yok.

Oysa, Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 6. maddesine göre “Türkiye topraklarına veya taraflardan herhangi birinin egemenliği altında olan ve Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde yer alan adalara yapılan silahlı saldırı, NATO İttifakına yapılmış bir saldırı olarak kabul edilecek ve Antlaşmanın 5. maddesi gereği kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere saldırıya uğrayan tarafa yardımcı olacaktır” deniliyor.

İŞGALİ KABUL ETTİLER

Yengeç Dönencesi yeryüzünün kuzey yarımküresinde Ekvator’un 23° 27’ kuzeyinden geçtiği varsayılan enlemdir. Yengeç Dönencesi Libya, Mısır ve Suudi Arabistan’ın kuzeyinden geçiyor. Yunanistan’ın işgal ettiği 20 Türk adası ve iki Türk kayalığı, Antlaşmanın 6. maddesi ile güvence altına alınan adalardır.

Millî Savunma Eski Bakanı Barlas Doğu ve Millî Savunma Bakanlığı Eski Genel Sekreteri Ümit Yalım’ın Avrupa Birliği (AB) Ankara Delegasyonu’na gönderdiği mektup üzerine Temmuz 2015’te AB ve Letonya, işgal altındaki Eşek Adası’ndaki FRONTEX Sahil Güvenlik botlarını ve askerlerini geri çekti. Bu bağlamda AB, Türk adaları üzerindeki Yunan işgalini kabul etti.

Kaynak olarak ekle

Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde 16 Türk adası ve bir Türk kayalığı, Cumhurbaşkanlığı döneminde de dört Türk adası ve bir Türk kayalığının Yunanistan tarafından işgal edildiğini belirten Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri, Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Yalım, şunları söyledi:

PATRİK HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

“Bu işgallere rağmen 22 yıldır Yunanistan’a bir tek nota verilmedi. Erdoğan, 3 Eylül 2022’de yaptığı konuşmada adalarımızdaki Yunan işgalini doğrulamıştı. 1923 Lozan Antlaşması’na göre, Fener Rum Kilisesi’nin dini yetkisi İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’daki Rum Ortodoks kiliseleriyle sınırlı olmasına rağmen, Başpapaz Bartholomeos ve Fener Rum Azınlık Kilisesi, Eşek, Koçbaba, Marathi, Nergizçik ve Bulamaç adalarını, çevredeki adacıkları doğrudan sözde ‘Ekümenik Patrikhane’nin yetkisi altına almıştır.

Söz konusu adalar Türkiye’ye ait olup Yunanistan ile birlikte Başpapaz Bartholomeos ve Fener Rum Kilisesi’nin işgali altındadır. Bu konuda 27 Şubat 2026’da C. Savcılığına suç duyurusunda bulunduk Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca Fener Rum Kilisesi ve Kilise papazları hakkında açılan soruşturma devam ediyor.”

NATO ZİRVESİ’NDE ELE ALINMALI

İşgal altında olan adalarımızda 15 Yunan askeri üssü ve oralarda yedi bin Yunan askeri ve 10 bin Yunan vatandaşı yerleştirildiğini belirten Ümit Yalım, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin egemenliğinde kalan ve 500 yıldır Türk egemenliğinde olan adalar, Yunanistan tarafından işgal edilmiştir. NATO Ankara Zirvesi’nde Türk adaları ve kayalıkları üzerindeki Yunan işgali gündeme alınmalı ve işgale son verilmelidir. NATO Genel Sekreteri, görüşülecek konuları önerme ve üye devletler arasındaki anlaşmazlıklar durumunda arabuluculuk yapma yetkisine sahiptir. Bu bağlamda, Genel Sekreter Mark Rutte, NATO Ankara Zirvesi’nde Türk adaları ve kayalıkları üzerindeki Yunan işgalinin gündeme alınmasını sağlamalı ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki bu sorunu giderecek şekilde arabuluculuk yapmalıdır.”

NATO GÖREVLERİ DE VAR

İşgal altındaki adalar konusunu başından beri belgelerle açıklayan Ümit Yalım, Türk Genelkurmayı ve Ürdün Genelkurmayı adına NATO/Akdeniz Diyaloğu Temas Noktası Askerî Ataşesi, NATO Karargâhı Belçika/Brüksel’de ve Avrupa Müttefik Kuvvetleri Karargâhı toplantılarına da katılmıştı.

Yalım, işgal altında olan adalarımızı kısıtlı olanaklarına rağmen duyurmayı ulusal bir görev kabul etmiş ve mücadelesini yılmadan sürdürmenin gayreti içinde...

Ukrayna Dostluk Derneği, Kızılordu Konserine niçin karşı çıktı?

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Ankara’da, zirveden birkaç gün önce Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu’nun konser vermesini Ukrayna Dostluk Derneği “Son derece yanlış bir tercih olarak” niteledi.

İtirazlarının sanata değil, zamanlamaya, sembollere ve diplomatik hassasiyetlere yönelik olduğunu belirten Ukrayna Dostluk Derneği Başkanı Celil Sümer şunları söyledi:

SEMBOLİK ETKİNLİKLER

“Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş devam ederken, Rus ordusunun tarihi ve kurumsal kimliğini temsil eden bir topluluğun Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinde sahne alması kamu vicdanında haklı soru işaretleri doğurmaktadır. Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekleyen, Kırım’ın ilhakını tanımayan ve NATO’nun önemli bir üyesi olan bir ülkedir. Böylesine kritik bir zirve öncesinde, yanlış anlaşılmalara ve gereksiz diplomatik gerilimlere yol açabilecek sembolik etkinliklerden kaçınılmalıdır.

Sanat evrenseldir; ancak askerî kimliği temsil eden resmi kültürel toplulukların faaliyetleri yalnızca sanatsal açıdan değerlendirilemez. Bu tür etkinlikler, uluslararası ilişkiler bakımından güçlü sembolik anlamlar da taşımaktadır. Ankara’nın NATO Zirvesi öncesinde vereceği mesaj; barış, uluslararası hukuk ve diplomatik sağduyu olmalıdır.”

Bir değişiklik olmazsa, Kızılordu Korosu, bu akşam Ukrayna Büyükelçiliği’ne yakın bir yerde konser verecek.