İmamoğlu Davası Gerilimle Başladı:
Yargıçlar İzleyicileri Çıkarttı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı
Adayı Ekrem İmamoğlu 19 Mart 2025 sabahı evinden gözaltına
alınırken yaptığı video yayınında “Büyük bir zorbalıkla karşı
karşıyayız” derken. (Foto: Ekran görüntüsü)
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” olmakla suçlandığı, 105’i tutuklu, 407 sanıklı dava, İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025’ten hemen hemen bir yıl sonra 9 Mart’ta görülmeye başlandı.
CHP lideri Özgür Özel ve bir grup milletvekilinin de izlediği duruşma saat 10.oo’da başladı. Cezaevinden getirilen İmamoğlu’nun duruşma salonuna 10.30 gibi alınırken alkışlar ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz” sloganıyla karşılandı. Duruşma yargıcı 11.00 sularında önce tutuklu sanıkların savunmalarının alınacağı, bunun haftada 4 gün çalışmayla Nisan sonunda bitmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Bu arada duruşmaya dair bir görüntü “sosyal medya ya da farklı bir yere düşerse yargılamayı izleyicisiz yapacaklarını” söyledi.
Saat 11.30 gibi, avukatları İmamoğlu’nun bir “selamlama konuşması” yapmak istediğini söyledi. Yargıcın “Böyle bir usulün bulunmadığını” söyleyerek izin vermemesine rağmen İmamoğlu kürsüye gelerek konuşmasına başladı.
Bunun üzerine yargıç konuşmayı sürdürmesi halinde İmamoğlu’nun duruşma salonundan çıkarılacağı uyarısında bulundu, ardından İmamoğlu’nun savunmasını son sırada alınacağını bildirdi. İmamoğlu’nun avukatları bu karara Bu kararla gerilim daha da yükseldi, İmamoğlu’nun avukatları karara itiraz ederken CHP milletvekilleri de tepki göstermeye başladı. Mahkeme heyeti oybirliğiyle izleyicilerin salondan çıkarılmasını istedi ve kendisi de salonu terk etti. O arada İmamoğlu’nun “Sen buraya yargılamaya gelmedin mi? Böyle kaçarak çıkamazsınız!” dediği duyuldu.
Mahkeme heyeti daha sonra duruşmaya 13.45’e dek ara verildiğini bildirdi.
Özel: İtibarsızlaştırmak İstiyor
Duruşma arasında gazetecilere konuşan CHP lideri Özel gerginlikten duruşma yargıcını suçlayarak şunları söyledi:
- “İmamoğlu’na dönüp ‘Sanık Ekrem’ diye sesleniyor. Buna salon ses verince bu sefer dönüp, ‘Ekrem Bey, siz’ demeye başlıyor. İlk başta onlarca kez senli benli ve güya itibarsızlaştırmaya yönelik birtakım davranışlar.
- “Avukatlara söz vermiyor. Sonra bir avukat güç bela sesini duyurdu ve dedi ki; ‘Şu an verdiğiniz liste var, haftalardır kaleminize bu sıralamayı soruyoruz, buna cevap verin. Dün bunu Yeni Şafak yayınladı’ dedi. ‘Avukatlara verilmeyeni yandaş bir gazeteye nasıl sızdırıyorsunuz?’ dedi. Buradan sonra kimyası bozuldu hakimin, ‘Salonu boşaltın’ dedi.” (*)
Özel, ilk günden itibaren İmamoğlu’nun tutuklanmasını ve sonra da iddianameyi “siyasete darbe” olmakla suçlayen Özel dün de “Alnım açık, başım dik, Silivri’ye gidiyorum. Milletimizi bir yalanın çöküşünü izlemeye davet ediyorum” demişti.
Son Yılların En Önemli Davası
Son yılların en önemli siyasi nitelikli davası, İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesi ardından açılması nedeniyle, İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’tan itibaren Türk siyasetini derinden etkiliyor. Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütünün davayı “Erdoğan’ın en güçlü rakibi hâkim karşısında” diye duyurması içeride olduğu kadar dışarıdaki bakını da yansıtıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 12 Kasım 2025’te mahkemeye sunulan 3700 sayfalık iddianamede İmamoğlu, “çıkar amaçlı suç örgütü” kurucusu ve lideri olarak gösteriliyor. İmamoğlu hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu malına zarar verme gibi 142 suçlama üzerinden toplam 849 ila 2.430 yıl hapis cezası isteniyor.
İddianamede, gizli ve açık tanık beyanları, tartışma konusu olan HTS kayıtları ve MASAK raporları öne sürülerek, İmamoğlu’nun İBB başkanlığını kazandığı 2019’dan önce Beylikdüzü Belediye Başkanlığından itibaren bu çıkar ilişkileriyle önce CHP sonra da Cumhurbaşkanlığını hedeflemesi suç olarak sunuluyor.
Özel Meydanlarda Erdoğan’la Gürlek’i Kınadı
Özel, İmamoğlu’nun gözaltına alındığı akşamdan başlayarak bugüne dek biri İstanbul’un ilçeleri, diğeri Türkiye’nin değişik şehirlerinde olmak üzere “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” adı altında 96 miting düzenledi ve yargılamaların tutuksuz devamı ve duruşmanın TRT’den canlı yayınını talep etti.
CHP lideri İmamoğlu ve diğer CHP’lilere soruşturma ve dava açılmasında AK Partinin siyasi çıkarları doğrultusunda davranma suçlamasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e şahsen yüklendi, Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) şikâyet etti.
Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 9 Mart’ta görülecek davadan bir süre önce Gürlek’i HSK’nın da başkanı sayılan Adalet Bakanlığı’na atadı.
Gürlek Bakan olduktan sonra İmamoğlu’nun “Siyaset için kullanışlı” sözüne, “O şahsın şahsım, hakkındaki açıklamalarını önemsemiyorum. Ben sadece cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım” dedi.
Silivri’de Özel Cezaevi Düzenlemesi
Davanın Silivri’de görülmesi için Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda özel hazırlıklar yapıldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık sayısı, güvenlik ve lojistik gerekçelerle duruşma salonunu cezaevi yerleşkesine taşıdı; ilgili kurumlara resmi yazı gönderildi. Bu karar, davanın cezaevi içinde özel bir salonda görülmesini zorunlu kıldı ve kamuoyunda “özel cezaevi” tartışması yarattı.
İstanbul Valiliği de İmamoğlu ve tutuklu CHP’li belediye başkanları ve çalışanlarına destek gösterilerini önlemek için 1 aylık yasak getirdi.
Yargı-siyaset İlişkilerinin Geleceği
Başsavcılık ve hükümet çevrelerince Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük yolsuzluk davası olarak da duyurulan İmamoğlu davasının 9 Mart’taki ilk duruşması, sadece 407 sanığın kaderini değil, Türkiye’de yargı-siyaset ilişkisinin gidişatını da belirleyecek. İmamoğlu’nun tutuklu yargılanması ve olası uzun ceza talepleri, 2028 seçimlerine giden yolda kritik dönüm noktası yaratıyor.
İmamoğlu’nun -hâlâ kesinleşmeyen- üniversite diplomasının iptali davası da Cumhurbaşkanı adayı olması önünde Anayasal engel. İmamoğlu, ilk defa aday yapılmama ihtimalinden söz ettiği son açıklamasında, “Demokrasi kimin adaylığıyla korunacaksa destek olurum” demiş, ancak “Bana yapılan yarın başkasına yapılır” diye eklemişti.
Duruşmaya Türkiye dışından da siyasi çevrelerin ve medyanın ilgisi var.
(*) 09 Mart 2026, saat 13.20’de güncellenmiştir.
No comments:
Post a Comment